Haber Detayı
ABD-İran savaşı yüksek teknoloji üretimini de tehlikeye attı
Çin’in ihracat kısıtlamaları ve Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, yarı iletken üretiminin kritik girdileri olan galyum ve germanyumda küresel alarmı tetikledi. Teknoloji, savunma ve enerji sektörleri için hayati önemdeki bu iki metalde tedarik riski büyürken, şirketler alternatif kaynak ve stok arayışını hızlandırdı.
Yarı iletken üretiminde kritik öneme sahip galyum ve germanyum için uygulanan ihracat kontrolleri, Çin ile ABD arasındaki teknoloji rekabetini daha da keskinleştirirken, Orta Doğu’daki savaşın tedarik zincirlerinde yarattığı belirsizlik de bu iki stratejik maddenin arzına ilişkin endişeleri büyütüyor.Galyum ve germanyumun, genellikle diğer metallerin üretimi sırasında ortaya çıkan yan ürünler olması, küresel üretim miktarını sınırlı tutarken tedarik zincirini de kırılgan hale getiriyor.ABD/İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın enerji ve lojistik hatlarında oluşturduğu riskler, yarı iletken sektörünün temel girdileri arasında yer alan bu metallerin ticaretinde de belirsizliği artırdı.Bölgedeki güvenlik sorunları ve artan taşımacılık maliyetleri, ham madde ve elektronik bileşenlerin küresel dolaşımında aksamalara neden olurken, teknoloji şirketlerini kritik minerallerde stoklarını artırmaya ve alternatif tedarik kaynakları bulmaya yöneltti.Çin üretimde baskın konumdaTürkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel galyum üretiminin yaklaşık yüzde 80’inin, germanyum üretiminin ise yüzde 60’ının Çin tarafından karşılandığını belirterek, bu durumun söz konusu metalleri küresel ticaret çekişmesinin merkezine yerleştirdiğini ifade etti.Galyumun telekomünikasyonda 5G teknolojisi, elektrikli araçlarda şarj verimliliği ve askeri sistemlerde sağladığı avantajlarla vazgeçilmez hale geldiğini vurgulayan Yılmaz, "Galyum ve germanyum, yüksek teknoloji, savunma ve yenilenebilir enerji ekosisteminin can damarları olarak nitelendirilen 'kritik' tanımının da ötesine geçerek 'stratejik ham madde' sınıfına yükselmiş iki temel element.
Germanyum, fiber optik altyapısından termal görüntüleme sistemlerine, hatta uzay istasyonlarının güç kaynağı olan yüksek verimli güneş pillerine kadar geniş bir spektrumda kritik rol oynuyor." dedi.Yılmaz, bu metallerin çoğunlukla çinko ve alüminyum cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde edildiğini de sözlerine ekledi.Çin’in 1 Ağustos 2023’te başlattığı ihracat lisansı uygulamasının, 3 Aralık 2024 itibarıyla ABD’yi doğrudan hedef alan bir yasak haline dönüştüğünü hatırlatan Yılmaz, "ABD'ye yönelik tam yasak kararı 9 Kasım'a kadar askıya alınmış olsa da tüm yabancı satışlar için lisans gerekliliği devam ediyor.
Bununla birlikte, ABD'li askeri kullanıcılara veya askeri amaçlı çift kullanımlı ürünlerin ihracatına yönelik kalıcı yasak hala yürürlükte.
Galyum ve germanyum üretiminde tekel konumundaki Çin'in yanı sıra ABD, Japonya, Güney Kore, Rusya, Kanada ve Belçika gibi ülkelerin de bu metalleri üretme veya rafine etme kapasitesi bulunuyor." ifadelerini kullandı."İki metal de Çin'in geniş endüstriyel altyapısına gömülü"Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz da Çin’in bu alandaki hakimiyetine dikkat çekerek, galyum üretiminde ülkenin belirleyici konumda olduğunu söyledi.Germanyumun çinko rafinasyonu ve kömürden elde edilen uçucu külün yan ürünü olduğunu belirten Kaymaz, şöyle konuştu:"Her iki metal de Çin'in geniş endüstriyel altyapısına gömülü durumda, bu yüzden alternatif üretim kurmak sadece maden açma meselesi değil, bütün bir rafinasyon zincirini inşa etmek demek.
Pekin'in sürekli sıkılaşan ihracat kısıtlamaları söz konusu.
Kısıtlama Ağustos 2023'te başladı.
Galyum ve germanyuma ihracat lisansı şartı getirildi.
Aralık 2024'te ABD'ye doğrudan yasak ilan edildi.
Kasım 2025'te Trump-Xi görüşmesinin ardından yasak Kasım 2026'ya kadar askıya alındı ama lisans rejimi aynen devam ediyor.
Askıya alma bir politika geri adımı değil, koşullu erişim.
Üstelik askeri son kullanıcılara yapılan ihracat yasağı hala yürürlükte ve Pekin musluğu diğer kanallar için de istediği an kısabilir."Kaymaz, bu yılın başında Japonya’ya yönelik yeni lisans şartlarının devreye alındığını anımsatarak, "Bu yılın ilk aylarında Çin'den Japonya'ya galyum ve germanyum ihracatı sıfıra düştü.
Germanyum tarafında durum daha da sıkıntılı. 2025'te Çin'in germanyum ihracatı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 düştü.
Bir yıllık küresel üretimin büyük bölümü erişilebilir piyasalardan fiilen kayboldu.
Germanyum da fiber optik, kızılötesi sensörler ve ileri çipler için kritik.
Tedarik zinciri galyumdan daha az şeffaf ve izlenmesi daha zor. " değerlendirmesinde bulundu.Orta Doğu’daki çatışmaların bu piyasaya dolaylı etkiler yarattığını dile getiren Kaymaz, şu ifadeleri kullandı:"Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'da birçok sektördeki tesis savaş sebebiyle ciddi hasar gördü.
Bu Kürecik tipi denilen AN/TPY-2 radarlarında özellikle galyum nitrür tabanlı yarı iletken teknolojisi kullanılıyor.
Orta Doğu'da en az iki gelişmiş radar sisteminin vurulduğu biliniyor.
Bunlar kolayca yerine konamıyor çünkü Çin nadir metal girdileri konusunda neredeyse tek tedarikçi durumunda.
Bu da savunma sanayisini ciddi şekilde etkiliyor."