Haber Detayı

Tanatar, üretim gücünü tek çatı altında toplayacak
şehirler ekonomim.com
06/04/2026 15:25 (1 hafta önce)

Tanatar, üretim gücünü tek çatı altında toplayacak

Eskişehir ve Bursa’daki toplam 30 bin metrekareyi aşan üretim alanında aylık 2 bin 500 tonun üzerinde malzeme işleyen Tanatar, günlük 500 bin adetlik sevkiyat hacmiyle beyaz eşya ve otomotiv sanayine parça tedarik ediyor. Şirket, önümüzdeki 5 yılda 50 bin metrekarelik yeni lokasyonda tesislerini tek çatı altında toplamayı hedefliyor.

Abdullah Sönmez/Eskişehir Eskişehir’de 1973 yılında küçük bir atölye olarak üretim hayatına başlayan Tanatar, bugün beyaz eşya ve otomotiv sektörlerine yönelik parça üretimi yapan, kendi kalıplarını bünyesinde geliştiren ve Ar-Ge merkezine sahip bir grup şirket yapısına ulaştı.

Eskişehir ve Bursa’daki dört ayrı lokasyonda faaliyet gösteren şirket, kapasite artışı ve teknolojik yatırımlarla büyümesini sürdürmeyi planlıyor.

Eskişehir’de üç, Bursa’da bir lokasyonda olmak üzere toplam 30 bin metrekareyi aşan üretim alanına sahip olduklarını belirten Tanatar Yönetim Kurulu Başkanı Serkal El, “1973 yılında küçük bir atölyede başlayan üretim serüvenimiz, bugün dünyanın birçok noktasına otomotiv ve beyaz eşya ürünleri ihraç eden, kendi kalıplarını uluslararası standartlara uygun şekilde kendi bünyesinde üreten, Ar-Ge merkezi bulunan bir grup şirkete dönüştü.

Aylık 2 bin 500 tonun üzerinde malzeme tüketimi gerçekleştiriyoruz.

Günlük 500 bin adedin üzerinde ürün üreterek sevkiyatını yapıyoruz.

Hem kapasitemizi hem de kalite standartlarımızı sürekli yukarı taşıyoruz.

Bu ölçek, bizi sektörümüzde güvenilir tedarikçilerden biri haline getirdi” diye konuştu.

Beyaz eşya tarafında buzdolabı için metal ve plastik montajlı parçalar ürettiklerini kaydeden El, otomotiv tarafında ise koltuk parçaları, debriyaj kapakları, ağır vasıta ve binek araçlar için upperbody ve underbody parçaları ile pişirici cihaz komponentleri imal ettiklerini söyledi. “Tesisleri 50 bin metrekarelik alanda birleştireceğiz” Önümüzdeki beş yıllık döneme ilişkin projeksiyonlarını paylaşan Serkal El, ölçek ekonomisini güçlendirmeye odaklandıklarını söyledi.

El, sözlerine şöyle devam etti: “Hedefimiz, mevcut dağınık yapıyı daha verimli hale getirmek.

Bu kapsamda 50 bin metrekarelik yeni bir lokasyonda tesislerimizi birleştirmeyi planlıyoruz.

Bursa organizasyonumuzu büyütecek adımlar atacağız.

Robot otomasyonlu G2 pres hattı yatırımını devreye alarak hem verimliliğimizi hem de kalite standardımızı artıracağız.

Ar-Ge faaliyetlerimizde ticarileşen ürün sayısını yükseltmeyi amaçlıyoruz.

Katma değerli üretim bizim için öncelikli başlık.

Önümüzdeki dönemde hem iç pazarda hem de ihracatta daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.” “Türkiye beyaz eşyada büyüme potansiyelini koruyor” Eskişehir’in beyaz eşya yatırımları açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan El, şehirde faaliyet gösteren iki büyük beyaz eşya üreticisinin ekosistemi güçlendirdiğini ifade etti.

Aynı organize sanayi bölgesinde yer almanın iş birliklerini artırdığını kaydeden El, Türkiye beyaz eşya sektörünün genel görünümünü de değindi.

Küresel dalgalanmalara rağmen büyüme potansiyelinin sürdüğünü vurgulayan Serkan El, “Dünyadaki siyasi ve ekonomik çalkantılar elbette Türkiye’yi de etkiliyor.

Uzak Doğulu üreticilerin devlet destekli yüksek rekabet gücü, Türk ve Avrupalı üreticiler üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturuyor.

Buna rağmen özellikle buzdolabı üretiminde Türkiye için önümüzdeki beş yılda yüzde 4,31’lik bir büyüme öngörülüyor.

Nüfus artışına paralel olarak beyaz eşya talebi de artmaya devam edecek.

Ancak daha hızlı, daha rekabetçi ve daha verimli olmak zorundayız” dedi. “Finansa erişim ve nitelikli iş gücü kritik” Sektörün önündeki en büyük riskin Uzak Doğulu üreticilerin yüksek kapasitesi ve devlet destekli rekabet gücü olduğunu dile getiren Serkan El, genç nüfusun ise önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.

Kamu otoritesine de çağrıda bulunan Serkan El, “Sektör paydaşlarının sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi için en kritik başlık finansa erişimdir.

Özellikle yatırım, kapasite artışı ve teknoloji dönüşümü planlayan firmalar açısından uygun maliyetli ve erişilebilir finansman kaynakları hayati önem taşıyor.

Destek mekanizmalarının hem kapsamının hem de etkinliğinin artırılması gerekiyor.

Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren sanayicinin finansal olarak güçlendirilmesi, sektörün rekabetçiliğini doğrudan yukarı taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri