Haber Detayı
Donmuş karbon uyanıyor
Alaska’daki 44 yıllık veriler, donmuş toprakların çözülmesiyle binlerce yıllık antik karbonun nehirler üzerinden okyanuslara sızdığını ortaya koydu. Her yıl 275 milyon ton karbonun atmosfere karışma potansiyeli, endüstriyel emisyon azaltım stratejilerini ve yeşil ekonomi rotasını kökten değiştirme riski taşıyor.
Başak Nur GÖKÇAMDünya ekonomisi, yeşil dönüşüm ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda milyarlarca dolarlık yatırımları yönetmeye çalışırken, doğanın kendi içindeki sessiz devler tüm hesaplamaları altüst edebilir.
Küresel ısınma denilince akla ilk gelen deniz seviyesinin yükselmesi olsa da, Kuzey Kutbu’nun derinliklerinde saklanan devasa karbon rezervleri, bugün dünya nehirleri aracılığıyla okyanuslara sızıyor.Bu sızıntı, sadece bir çevre felaketi değil, aynı zamanda küresel iklim finansmanı ve sürdürülebilirlik raporlamaları için öngörülemeyen bir maliyet kalemi anlamına geliyor.
Arktik Okyanusu, dünya deniz hacminin sadece yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen, küresel nehir sularının yaklaşık yüzde 11’ini bünyesine alıyor.
Bu orantısız denge, bölgedeki nehir yapısında meydana gelen en küçük değişimin bile küresel iklim sistemi üzerinde kelebek etkisi yaratmasına neden oluyor.Massachusetts Amherst Üniversitesi’nden jeobilimci Michael Rawlins liderliğindeki son araştırma ise bu etkinin sanılandan çok daha hızlı ve yıkıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
Kuzey Alaska’nın geniş düzlüklerinde, yaklaşık Wisconsin eyaleti büyüklüğündeki bir alanda yürütülen çalışma, 44 yıllık model verilerini analiz ederek korkutucu bir tabloyu ortaya koydu.
Yüzyıllardır donmuş halde bulunan ve ‘permafrost’ olarak adlandırılan topraklar, iklimin ısınmasıyla birlikte ‘aktif katman’ derinliğini artırıyor.
Bu derinleşme, toprağın altında binlerce yıldır hapsolmuş organik maddenin çözünmüş organik karbon (DOC) olarak nehir akıntılarına karışmasına yol açıyor.Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Jeobilimci Michael Rawlins, “Isınan sıcaklıkların su sistemlerini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve uzun süredir donmuş halde bulunan karbonu nasıl serbest bıraktığına dair artık elimizde çok daha net kanıtlar var.
Akıntıların arttığını, nehirlerin daha fazla çözünmüş karbon taşıdığını ve erime mevsiminin artık sonbahara kadar uzadığını görüyoruz” dedi.
Bu durum, nehirlerin sadece su değil, aynı zamanda devasa birer karbon boru hattı gibi çalıştığını gösteriyor.
Nehirlerle okyanusa taşınan bu karbonun bir kısmı, bakteriler tarafından parçalanarak karbondioksite dönüşüyor ve atmosferdeki sera gazı yoğunluğunu artırarak küresel ısınmayı daha da şiddetlendiren bir kısır döngü yaratıyor.En zayıf halka veri eksikliğiSürdürülebilirlik stratejilerinin en zayıf halkası, doğrudan ölçüm yapılamayan alanlardaki veri eksikliğidir.
Kuzey Alaska gibi zorlu coğrafyalarda doğrudan saha ölçümlerinin sınırlı olması, bilim insanlarını yüksek çözünürlüklü modellemelere yöneltiyor.
Araştırma ekibi, 1 kilometre çözünürlükte 44 yıllık verileri kullanarak yüzey akışının hızla arttığını tespit etti.
Özellikle erime mevsiminin yaz sonundan sonbahara sarkması, nehirlerin karbon taşıma kapasitesini ve süresini optimize ediyor.
Bu bilimsel veriler, yeşil ekonomi savunucuları için bir uyarı niteliğinde.
Eğer Arktik nehirlerinden gelen kontrolsüz karbon salımı durdurulamazsa, endüstriyel emisyon azaltım hedeflerinin yaratacağı pozitif etki, doğanın kendi salımıyla nötrlenebilir.
Bu da karbon kredisi piyasalarından, sürdürülebilir tarım politikalarına kadar geniş bir yelpazede maliyet artışlarını beraberinde getirecektir.
Arktik'teki aktif katman riski nedir?Arktik bölgelerdeki donmuş toprakların en üstünde yer alan ve her yıl donup çözülen tabakaya "aktif katman" denir.
Normal şartlarda bu tabaka bitki yaşamını destekler.
Ancak küresel ısınma nedeniyle bu katman her yıl daha da derinleşiyor.
Derinleşen her santimetre, binlerce yıl önce toprak altında kalmış bitki ve hayvan kalıntılarının (kadim karbonun) çözülerek su sistemlerine karışması anlamına geliyor.
Bu durum, yeraltı sularının kimyasal kompozisyonunu kalıcı olarak değiştiriyor.Okyanusların karbon dengesi bozuluyorArktik Okyanusu, dünyanın diğer denizlerine kıyasla nehirlerden gelen karbon yüküne karşı çok daha hassas.
Her yıl nehirler aracılığıyla okyanusa taşınan milyonlarca ton çözünmüş organik madde, deniz ekosistemindeki besin zincirini ve asitlik oranını etkiliyor.
Bu durum, sadece kutup ekosistemini değil, küresel balıkçılık ekonomisini ve denizlerin karbon yutağı olma kapasitesini de doğrudan tehdit ediyor.