Haber Detayı

Eli kolu bağlı
Yazarlar hurriyet.com.tr
08/04/2026 06:00 (1 gün önce)

Eli kolu bağlı

Ben bu satırları yazarken Trump’ın İran’a verdiği mühlet halihazırda iki kez uzatılmış ve bitmesine saatler kalmış durumda.

Hatta İran’ı medeniyet olarak tarihten silmekle tehdit etti.Fakat siz bu satırları okurken sadece üç ihtimalden biri gerçekleşmiş olabilir.* Trump kamuoyuna yine bir “İran yalvardı ben de süreyi uzattım” iddiası salabilir.* Gerçekten bir anlaşma olur.* İran’ın sivil altyapısı darmadağın edilmiş olur.*Şöyle bir ihtimallere baktığımızda gördüğümüz şey çok açık değil mi sizce de?Trump...* Ya tükürdüğünü 3’üncü kez yalayacak.* Ya İran’ın güçlü şartlarına boyun eğecek.* Ya da dünyayı geri döndürülemez cehennemin daha da dibine itecek.Hangi strateji, hangi planlama, hangi deha bir ABD başkanını böylesine köşeye sıkıştırabilir ki?Ya da bu üçünden hiçbirinin bu süreçte rol oynamaması mı desek?*Trump’ın savaşının işleri getirdiği noktada İran ölümle burun burunayken kabul edemeyeceği birkaç şey var...1.

İran, durup dururken ateşkesi kabul edemez.2.

İran, durup dururken Hürmüz’ü açamaz.3.

İran, hiçbir taviz almadan Trump ile masaya oturamaz.4.

İran, dini lideri ve neredeyse tüm üst düzey kadrosu öldürülmüşken, her gün vatandaşlarının tepesine bombalar yağıyorken Trump’a karşı taviz veremez.*Özellikle Hürmüz meselesinin biraz üzerine gitmek istiyorum.Ezelden beri İran rejimine yapılacak bir saldırıda rejimin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya geldiğinde Hürmüz kartını oynayacağını Washington’daki çırak analistler bile biliyordu.İşler bu noktaya geldikten, Hürmüz kapatıldıktan, İran dünyanın en kritik taşımacılık yollarından birinde ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu gördükten sonra eskiye dönüş olur mu hiç?*Peki daha bundan bir buçuk ay önce ABD’nin en sadık Arap müttefiklerinin milyarlarca doları her gün buradan sorunsuz akıp gidiyorken, bu ülkeler İran hegemonyasını kabul edebilir mi?Peki süper güç statüsünün büyük bölümünü petro-dolar sistemine borçlu olan ABD, İran’ın Hürmüz’den gelen geçen tüm gemilere haraç gibi ek ücret kesmesini kabul edebilir mi?Dünyanın en önemli su yollarından birini İran’a bırakabilir mi?En can alıcı soruyla devam edelim:Ya İran’a diz çöktürmekten ya da Hürmüz’ü İran’a bırakmaktan başka çare kalmış mıdır?*Trump, hem Pandora’nın kutusunu kendi elleriyle açmış hem de sebep olduğu savaş statükosunun esiri olmuştur.Taş Devri tehditleri de, elektrik santralleri ve köprüleri yok etme tehditleri de, İran’ı yeryüzünden silme tehditleri de rejime geri adım attırmayacaktır.Çünkü rejimin bir gözü ölüme bir gözü direnişe bakıyorken ölümü seçme şansı kalmamıştır.Rezil olarak bu işi sonuçlandırmak da Trump’ın varoluş sebebine aykırıdır.İşte tam da bu sebeple siz bu satırları okurken bana en yakın gelen ihtimal, en dillendirmek istemediğim ihtimaldir.Bana kalırsa işimiz duaya kalmış halde.O zaman bana da bir inşallah ile bitirmek düşer.KÜFÜR MESELESİ PAZAR günü sabahın 8’inde yine öfkeli bir Trump paylaşımı için CNN TÜRK yayınına bağlanmıştım.Tam spikerimiz Samet Güner ile yayına devam ederken bir paylaşım daha yaptı.Bir yandan canlı yayını devam ettirirken bir yandan gözlerim ve beynim, yeni paylaşıma inanmak istemiyordu.O anda ağzımdan şunlar döküldü... “Burada küfür ediyor bayağı.

Bunları okuyamayacağım Samet.

ABD Başkanı küfür ediyor.”Herhalde kariyerimin şu ana kadar ve bundan sonraki en tuhaf anlarından biri olacak.Şu meseleyi çok soran oldu...

Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hakan da geçen gün yayında sordu:“Bu kelimeler ABD’de sık sık kullanılıyor.

Gerçekten de Başkan’ın bu küfür kelimesini kullanması bizdeki kadar yadırganmıyor mu?”Sizi 2010’lu yıllara, şimdilerde küfürbaz Trump’ın yılmaz savunucusu Fox News’e götüreyim...Selfie çekti diye, açık renk takım elbise giydi diye ve bunun gibi küçücük şeylerden Obama’ya “başkanlık makamının onuruna yakışmayan” işler yapıyor diyen bir ülkeydi burası.Öyle Hıristiyan dini bayramı sabahı “açın şu s... boğazını deli p..ler” diyen bir başkan hayal bile edilemezdi.

Şimdi gerçek.IŞINLANDIM ŞAHİTLERİM VAR BİZDE bir zamanlar bir Sabri Bey vardı hatırlar mısınız...“Havada durdum şahitlerim var” videosu belki 20 yıllıktır ama hâlâ izler gülerim.Meğer Amerika’nın Sabri Bey’i FEMA denen kuruluşun, bizde karşılığı AFAD denebilir, üst düzey yetkililerinden biriymiş.Efendim Gregg Philips arkadaşlarıyla “Waffle House’a gidip waffle yiyeceğim” diye şakalaşırken, 80 kilometre öteye, Georgia’nın Rome şehrindeki bir Waffle House’a ışınlanmış.Bir keresinde de arabasıyla giderken araba havaya kalkmış ve 65 kilometre uzağa, küçük bir kasabadaki bir kiliseye ışınlanmış.“Tanrı’nın mucizesi” diyen Philipps, ABD’nin afet ve acil durumlarla mücadele merkezinin İlk Yardım ve Kurtarma biriminin başı.Ben Başkan Trump’ı bu atama için kutluyorum.İstediği yere anında ışınlanabilen ve havada durabilen bir kişiden daha iyi bir afet müdürü bulunabilir mi?Bence bulunamaz.

TRUMP’LA İLGİLİ BİR HİKÂYE CHRIS Christie...

Eski New Jersey Valisi, eski Cumhuriyetçi Parti Başkanlık Adayı.Bir ara Trump’ın has adamlarındandı.

Hatta Trump 2016’da Christie’yi başkanlık geçiş ekibi başkanı ilan etmişti.2020’de Trump “seçimler çalındı” dedikten ve Kongre baskını yaşandıktan sonra Christie ve Trump koptu gitti.Neyse...

Christie, Amerikan siyasetinin en ilginç isimlerinden biri.

Müthiş de bir hikâye anlatma tarzı var.Geçenlerde anlattığı bir şeyi paylaşayım.2018’de Trump, Christie ve eşini Mar-a-Lago’ya yemeğe çağırıyor.

Trump, Christie’nin eşine dönüp diyor ki... “Mary Pat...

Bir sözü yeteri kadar tekrar edersen hakikat olur.

Doğru olsa da olmasa da.”Trump’ı bazen anlamakta zorlanıyor, bazen “yahu nasıl bu kadar bariz yalan söyler” diye kendinizi yiyip bitiriyorsunuz.Trump’ı tanıyanlar için ise bu hikâye hiç de yabancı değil.Önemli olan başkanı tanımak, ona göre politika yapmak ve sonraki adımlarını hissetmeye çalışmak.

İlgili Sitenin Haberleri