Haber Detayı
Organlarımızı karamelize ediyor: Şekerin bu etkisi pek bilinmiyor
Aşırı şeker tüketmenin sağlığımıza zarar verdiği malum. Fakat yeni araştırmalar, şekerlerin organlarımızı karamelize ettiğini ve yaşlanmayı hızlandırdığını ortay koydu.
Yeni bilimsel araştırmalar, şekerin tıpkı tavada soğanların karamelize olması gibi iç organlarımızı karamelize ettiğini, bizi erkenden yaşlandırdığını ve bilişsel gerilemeden kalp ve damar hastalıklarına, hatta kansere kadar pek çok sağlık sorununa yol açtığını gösteriyor.
Uzun yaşam uzmanlarının son dönemdeki en büyük odak noktası, proteinler ve şekerler arasındaki kimyasal reaksiyonun bir sonucu olan ve İngilizcede ironik bir şekilde “AGE” (yaş) olarak kısaltılan İlerlemiş Glikasyon Son ürünleri.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan yeni bir çalışmada, şekerlerin vücutta proteinleri tıkayan, enzimleri etkisiz hale getiren, hücrelerdeki sağlıklı biyokimyasal sinyalleri bozan ve DNA'ya zarar veren “kimyasal kelepçeler” oluşturduğu kaydedildi.
Bu sürecin sonucu ise yaşlanma...
California’daki Buck Yaşlanma Araştırmaları Enstitüsü'nden Pankaj Kapahi, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, AGE'lerin fruktoz, sakkaroz veya glikoz gibi tüm şeker varyasyonlarından oluşan bir toksin grubu olduğunu belirtti.
Bu gıdalar arasında sofra şekeri, meyve suları, kahvaltılık gevrekler, asitli içecekler, karbonhidratlar ve işlenmiş gıdalar yer alıyor.
Tüm bu gıdalar, kan akışındaki şekere maruz kalan kas ve organ dokularının verdiği tepki olarak ifade edilen glikasyon yoluyla vücutta AGE üretimini tetikliyor.
Aşırı şeker tüketimi, ciltteki kolajen rezervlerini tüketerek dış görünüşte erken yaşlanmaya yol açabiliyor ancak vücudun içinde yarattığı hasar çok daha ürkütücü.
Glikasyonun vücuttaki pek çok proteini deforme ederek eklemlerde, kaslarda, tendonlarda ve kıkırdaklarda sorunlara yol açtığı artık kanıtlandı.
Üstelik, uzun süreli maruziyette şeker, beyni besleyen atardamarların çeperine zarar vererek beyni “yumuşatabiliyor”.
Bazı araştırmalar, şeker ağırlıklı beslenme tarzında bu etkilerin sadece 10 günde başladığını ortaya koyuyor.
Ayrıca fazla şeker, beyinde demansa (bunama) neden olan proteinlerin artışıyla da ilişkilendiriliyor.
Özellikle bir gıda grubu glikasyon konusunda kırmızı alarm veriyor: Meyve suları… Uzun süredir “dengeli kahvaltıların” veya “detoks programlarının” vazgeçilmezi olarak pazarlanan meyve sularındaki fruktozun, en kötü AGE tetikleyicilerinden olduğu ortaya çıktı.
Kapahi'ye göre, meyve suyundaki şeker kana çok hızlı karışıyor, insülini aniden yükseltiyor ve glikasyonu glikoza oranla yedi kat hızlandırıyor.
Bütün halindeki meyveler ise bambaşka bir kategoride çünkü içerdikleri yoğun lif ve besin maddeleri emilimi yavaşlatıyor, vitamin ve mineraller ise AGE'lerin olumsuz etkilerini büyük ölçüde dengeliyor.
Pişirme yönteminiz de yaşlanmanızı etkiliyorAGE tehdidi sadece şekerli gıdalarla sınırlı değil.
Birçok pişirme yöntemi, yediğimiz yiyeceklerde glikasyon sürecini başlatarak “önceden oluşmuş AGE'lerin” vücuda girmesine neden oluyor.
Bu durum özellikle yüksek ısıya maruz kalan etlerde görülüyor.
İyi haber ise yiyecekleri bol sıvı ile düşük ısıda ve yavaşça pişirmek AGE tehdidine karşı hayli etkili.
Çorbalar, haşlama etler ve buharda pişirilmiş yemekler bunlara en iyi örnekler.
Araştırmalar, buğulanmış etlerin, kızartılmış veya ızgara edilmiş etlerin dörtte biri kadar AGE içerdiğini gösteriyor.
Aşırı AGE birikiminin sonuçları herkesi beslenme şeklini gözden geçirmeye itse de pek çok kişi arada bir yenecek lezzetli bir fırında tavuk için fazladan birkaç kırışıklığı göze alabiliyor.