Haber Detayı
Geçmeyen topuk dikenine Medipol'den yeni yöntemle son
Kronik topuk dikeni, klasik tedavilere yanıt vermediğinde hastalar için ciddi bir çıkmaz haline gelebiliyor. Geliştirilen yeni bir yöntem ise bu noktada alternatif bir çözüm sunuyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Girişimsel Radyoloji Prof. Dr. Tümay Bekci, anjiyografik teknikle iltihabın doğrudan hedeflendiği bu tedavinin ağrıyı kısa sürede belirgin biçimde azalttığını belirtti.
Topuk ağrısı, özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren yaygın sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.
İstirahat, tabanlık, iğne ve fizik tedavi gibi yöntemlere rağmen geçmeyen topuk dikeni vakalarında yeni bir tedavi yaklaşımı umut oluyor.
Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof.
Dr.
Tümay Bekci, kronik plantar fasiit hastalarında anjiyografik yöntemle iltihabın doğrudan hedef alındığını belirtti.
KLASİK TEDAVİLER HER ZAMAN YETERLİ OLMAYABİLİYOR Topuk dikeni, tıbbi adıyla plantar fasiit, ayak tabanında yer alan ve topuk kemiğine yapışan bağ dokusunun iltihaplanmasıyla ortaya çıkıyor.
Prof.
Dr.
Tümay Bekci, “Travma, aşırı yüklenme ve uzun süre ayakta kalma gibi faktörler bu süreci tetikliyor.
Tedavi edilmediğinde ise hastalık kronikleşebiliyor.
Kronikleşen vakalarda kortizon enjeksiyonları, iğne tedavileri ve radyofrekans gibi yöntemler zamanla etkisini kaybedebiliyor.
Bu hasta grubunda farklı bir yaklaşım geliştirdik” ifadelerini kullandı.
KRONİK HASTALAR İÇİN UMUT OLUYOR Yeni yöntemin özellikle uzun süredir ağrı çeken ve bilinen tedavilere yanıt vermeyen hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Prof.
Dr.
Bekci, “Doğru hasta seçimiyle yüksek başarı elde ediyoruz.
Topuk dikeni uzun süre tedavi edilmediğinde hayat kalitesini ciddi şekilde bozabiliyor.
Biz bu noktada anjiyografik bir yöntem geliştirdik.
Bacak atardamarından ilerleyerek topuk bölgesindeki hedef damarlara ulaşıyor ve iltihap kurutucu ilacı doğrudan sorunlu alana veriyoruz.
İşlem öncesi MR ve anjiyografi ile iltihabı net şekilde görebiliyoruz.
Tedavi sonrası hastalarımızda ağrı düzeyinin 7–8’lerden 1–2 seviyelerine düştüğünü gözlemledik ve takiplerimizde nüksle karşılaşmadık.
Topuk ağrısı hafife alınmaması gerekir.
Ağrı uzun süre devam ediyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalı ve kişiye uygun tedavi planı belirlenmesini öneriyoruz” dedi.