Haber Detayı
Bayern’de kulüp her şeyden önce gelir
Milyar euroya yaklaşan geliri, onlarca kupası ve 432 bin üyesiyle sadece Almanya’nın değil, aynı zamanda Avrupa’da bir futbol devi Bayern Münih. Bu sezon da Bundesliga’da ve Şampiyonlar Ligi’nde kupa hedefiyle yola devam eden Bayern hem sahada hem saha dışında kazanan nadir kulüplerden biri…
Avrupa’nın en kurumsal futbol kulübünden bahsedeceğiz bugün: Bayern Münih.
Hemen her sezon gerek Almanya Ligi Bundesliga’da ve Şampiyonlar Ligi’nde şampiyonluk kovalayan bir kulüp Bayern.
Üstelik bunu yaparken saha dışında da kazanıyorlar ve tüm bunları büyük bir istikrarla, kişilere bağlı olmadan başarıyorlar.Aslında Bayern, 1970’lerde ve 1980’lerde de büyük bir kulüptü. 1970’lerin ortasında üç kez Avrupa şampiyonu olmuşlardı zaten.
O dönemki Almanya milli takımının nüvesini oluşturan Maier, Beckenbauer, Breitner, Müller gibi futbolcular da hep Bayern kökenliydi.
Ama mesela Bundesliga’da her sezon şampiyon olmazlardı.
En azından bir denge vardı Alman futbolunda.
Hamburg, Köln, Stuttgart, Werder Bremen gibi takımlar direnç gösterir, araya bir şampiyonluk sıkıştırıverirdi.Son 25 yılda bu denge tamamen kayboldu.
Almanya futbolu bir assolistin futbol sahnesine dönüştü.
Neredeyse rakipsiz Bayern son 25 yılda 18 lig şampiyonluğu, 10 Almanya kupası kazandı.
Bu sezon da Bundesliga şampiyonluğuna doğru ilerliyorlar.
Buna paralel olarak Avrupa’da çok başarılı kulüp.
Bayern Şampiyonlar Ligi’nin zaten gediklisi.
Her sezon oradalar ve en azından çeyrek finale kadar çıkıyorlar.
Yine son 25 yılda beş kez final oynadılar ve 2001, 2013 ve 2020’de şampiyon olmayı başardılar.Sahada tıkır tıkır işleyen bu sistemin arkasındaysa fabrika gibi çalışan bir yapı var: Bayern 978 milyon euroluk geliriyle açık ara Almanya’nın en zengin ve 432 bin kişiyle de dünyanın en çok üyeye sahip kulübü.
Bu yapının temelleri 1970’lerin sonunda atılmaya başlandı. 27 yaşında bir sakatlık sonucu futbolu bırakmak zorunda kalan eski forvetleri Uli Hoeness 1979’dan genel menajerliğe getirildi. 30 yıl sürdürdüğü bu görevinde de Bayern’in sahadaki başarısıyla ekonomik büyümesinin birbirine paralel ilerlemesini sağladı hep.Bu sayede kendi mali kaynaklarını yaratmayı başaran ve kişilerden bağımsız bir kuruma evrildi Bayern.
Hatta onları Avrupa’nın en kurumsal kulübü diye nitelemek yanlış olmaz.
Bayern’de kulüp her şeyden önce gelir.
Ne futbolcular ne antrenör ne de kulüp başkanı kulübün temel taşı değil.
Belki de bu sebeple en başarılı antrenörler bile çok uzun süre kalmaz Bayern’de…Borçsuz ve kârlıBu yapı 2000’lerle beraber çok daha iyi çalışmaya başladı. 2005’te mevcut stadyumları Allianz Arena’nın açılmasıyla beraber gelirler konusunda sıçrama yaptılar.
Bugün, Bayern Münih, yalnızca Almanya’nın değil, Avrupa futbolunun da en istikrarlı ve güçlü ekonomik yapılarından birine sahip.
Son 10 yılda kulübün finansal performansı, sportif başarıyla paralel biçimde büyüdü.
Üstelik bunu borçlanmadan ve her sezon kâra geçerek yapmayı başardılar.
İngiltere’de, İspanya’da, Türkiye’de koca koca kulüplerin borç sarmalında olduğu bir dönemde bunu yapmak daha çarpıcı.Dengeli gelir kaynakları Mali tabloya bakarsak, Bayern 2020 ile 2022 arasındaki Covid tesirini atlatıp büyüme ritmini yeniden bulduğunu görürüz.
Kulübün açıklamasına göre 2024-25 sezonundaki toplam gelir 978,3 milyona ulaştı. 10 yıl öncesine nazaran yüzde 56’lık bir büyümeye işaret ediyor bu rakam.
FAVÖK’leri (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) 187,8 milyon euro, net kâr ise 27,1 milyon euro.
Bayern, aralıksız 30 yıldır net kâr açıklamayı başarıyor.
CEO Jan-Christian Dreesen'in sık sık tekrarladığı “Kazandığımızdan fazlasını harcamıyoruz” felsefesi, kulübün DNA'sına işlemiş durumda.
Covid sezonlarında bile bu ilkeden şaşmadılar.Deloitte Money League’e göre de Bayern futbol gelirleriyle Avrupa’da ilk üçte.
Oyuncu transferleri haricinde gelir kaynakları son derece dengeli.
Medya gelirleri 250 milyon euronun üzerinde.
Forma ve ürün satışından yaklaşık 150 milyon euro kazanıyorlar.
Aynı zamanda mülk sahibi oldukları Allianz Stadyumu’ndan gelirleri de 147 milyon euro.
Almanya’daki geniş ticari pazar sayesinde 240 milyon euroluk pazarlama ve sponsorluk gelirine sahipler.Tabii tüm bu faaliyetler Bayern Münih AG yani kulübün 1998’de kurduğu sportif şirket bünyesinde yürütülüyor.
Tüzüğe göre Bayern bu şirketin en az yüzde 70 hissesine sahip olmalı.
Halen bu pay yüzde 75.
Geri kalan yüzde 25, Bayern’in uzun yıllardır işbirliği yaptığı üç sponsoruna ait: Adidas, Audi ve Allianz.Tabii her kulüp gibi Bayern’in de ilave finansmana ihtiyaç duyduğu dönemler var.
Avrupa’da İngilizlerle, Barça ve Real’le ya da Paris Saint-Germain’le boy ölçüşebilmek için biraz daha fazla harcama yapma planları söz konusu oldu.
Financial Times gazetesine göre Bayern AG’nin yüzde beşini özel sermaye şirketi EQT’ye satmak için görüşmeler yürüttüler.
Football Benchmark geçen yıl takımın değerini 4,3 milyar euro olarak belirlemişti.
Buna göre yaklaşık 220 milyon euroluk bir sermaye girişi olacaktı.
Ancak, CFO’nun kulüpten ayrılmasıyla beraber bu proje şimdilik askıya alınmış gibi görünüyor.