Haber Detayı
MİT, İran’da MOSSAD’ın oyununu nasıl bozdu
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısından üç gün önce 25 Şubat günü bu köşedeki yazımın başlığı şuydu; “MOSSAD İran’da PKK/PJAK ve 4 bölücü örgütü bir araya getirdi”...
Bunun, Netanyahu’nun, Trump’ı İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıya ikna etmek için atılmış bir adım olduğu üç gün sonra anlaşılacaktı.En son New York Times’ın 7 Nisan 2026 tarihli haberinde Netanyahu ve İsrail dış istihbarat teşkilatı MOSSAD’ın, Trump’ı İran’a yönelik başarısız işgal ve saldırı planına nasıl ikna ettiği ayrıntılarıyla yazıldı.Her şey, 11 Şubat’ta Beyaz Saray Durum Odası’ndaki toplantıyla başladı.
Oval Ofis’in bitişiğindeki Kabine Odası’ndan sonra Beyaz Saray Durum Odası’ndaki toplantıya katılan MOSSAD Başkanı David Barnea ve İsrailli askeri yetkililer ile Netanyahu konuyla ilgili gizli bir sunum yaptı.NETANYAHU’NUN PLANINetanyahu, Beyaz Saray Durum Odası’nda koşulların İran’da rejim değişikliği için olgunlaştığını, ortak bir ABD-İsrail saldırısıyla İran İslam Cumhuriyeti’ne son verebileceğine dair kararlı bir ikna çabasına girişti.
Hatta, rejimin düşmesi halinde potansiyel liderlerin kimler olacağı da konuşuldu.
Bunların arasında eski Şah Pehlevi’nin, İsrail kontrolündeki oğlu da vardı.Netanyahu ve ekibi, “kesin zafer” diye ifade ettikleri saldırı ile İran’ın balistik füze programı birkaç hafta içinde imha edilebileceğini, rejimin iyice zayıflamasıyla Hürmüz Boğazı’nı kapatacak zamanı bile olmayacağını ve İran’ın komşu ülkelerdeki ABD çıkarlarına karşı darbe vurma olasılığı minimuma düşeceğini söylediler.
Netanyahu ve ekibi bunun için İran içindeki MOSSAD ağının harekete geçeceğini anlattı.İran içindeki sokak protestolarının yeniden başlayacağını ve -MOSSAD’ın isyanları ve kışkırtmaya yardım eden itici gücüyle - yoğun bir bombalama kampanyasının İran muhalefetinin rejimi devirme koşullarını teşvik edebileceğini belirtti.TRUMP’TAN YEŞİL IŞIKSadece protestocuların sokağa çıkması değil uzun süredir silah, para ve eğitim verdikleri bölücü Kürt örgütlerinin de harekete geçeceğini söyledi.
İsrailliler, İran’daki bölücü Kürt örgütlerin kuzeybatıda bir kara cephesi açmak için Irak’tan sınırı geçme olasılığını gündeme getirdiler.
Bunun da rejimin güçlerini zayıflatarak çöküşü hızlandıracağı anlatıldı.
Netanyahu’un kendinden emin sunumu beğenen Trump, “Bana iyi geliyor” diyerek, ortak bir ABD-İsrail saldırısı için yeşil ışık yaktı.40 GÜNDE ÇÖKEN PLANErtesi gün yani 12 Şubat’ta Durum Odası’nda bir adaya gelen ABD istihbarat yetkilileri, Netanyahu ve MOSSAD’ın planlarının ne kadar gerçekçi olduğuna dair bir toplantı yaptı.
Netanyahu’nun sunumundaki dört başlık tek tek ele alındı.Birincisi Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi, (decapitation) yani İran’ın başsız bırakılması.
İkincisi, İran’ın güç projeksiyonu kapasitesinin ve komşularına tehdit oluşturma kabiliyetinin felce uğratılmasıydı.
Üçüncüsü, İran içinde bir halk ayaklanması.
Dördüncüsü ise ülkeyi yönetmek üzere seküler bir liderin iş başına getirilmesiyle rejim değişikliğiydi.ABD’li yetkililer, ilk iki hedefin Amerikan istihbaratı ve askeri gücüyle gerçekleştirilebilir olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Netanyahu’nun planının üçüncü ve dördüncü ayağının gerçeklikten kopuk olduğu sonucuna vardılar.40 gün sonra New York Times’ın haberinde belirtilen planların çökmüş olduğunu söylemek mümkün.BÖLÜCÜ KÜRT ÖRGÜTLERİ BİRLEŞTİÇünkü masada yapılan planlarla sahada yaşanan gerçekler farklıydı.Ama kâğıt üzerinde de olsa o günlerde MOSSAD’ın planı işlediği düşünülüyordu.
Hatta Beyaz Saray’da yapılan toplantıdan 11 gün sonra İran’da faaliyet gösteren bölücü 5 Kürt örgütü, 22 Şubat’ta “İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu” adlı bir ittifak kurmuştu.MOSSAD’ın eğittiği, silah ve para verdiği PKK terör örgütünün İran kolu PJAK, Barzani grubuna yakın KDP-İ, PAK, Komala ve Sazman-ı Xebat örgütleri ABD ve İsrail saldırısının başlamasıyla silahlı ayaklanmaya başlayacaklarını ilan ettiler.
Bu da operasyona yeşil ışık yakan Trump’ı ikna edecek adımlardan biriydi.Nitekim, 28 Şubat’ta Hamaney’in İranlı yöneticileri yapacağı toplantının “Lideri öldürmek” konulu birinci maddenin yerine getirilmesi için fırsat olarak gördü ve İsrail ile saldırıya geçti.Netanyahu, saldırının başladıktan sonra iki gün içinde üç kez diğer etnik gruplar yanında MOSSAD ve CIA’nın desteklediği bölücü Kürt örgütlerin ayaklanma çağrısında bulundu.
Hatta, Irak’tan geçişlerini sağlamak için İran sınır bölgelerindeki yönetime ait karakol ve üsleri uçaklarla bombaladı.
Dini lider Ali Hamaney dahil üst düzey yetkililer öldürülmesine rağmen, Netanyahu ve Trump’ın rejim değişikliği için beklenen ayaklanma yaşanmıyor ve bölücü örgütler hareket geçmiyordu.Telefona sarılan Trump, Kuzey Irak’taki Mesut Barzani ve Bafel Talabani yanında 5’li bölücü ittifak ortaklarından KDP-İ lideri Mustafa Hicri ile görüşerek ayaklanmaya katılmalarını istedi.TÜRKİYE DEVREDETürkiye’nin tepkisi hepsini korkutmuştu.
Sadece tarihi komşuluk ilişkisi değil, bu ülkelerin toprak bütünlüğünü kendi güvenliği için vazgeçilmez koşul olarak gören Türkiye, bölücü Kürt örgütlerin harekete geçmesi halinde gerekli adımları atacağını tüm dünyaya duyurdu ve tüm diplomatik ve istihbarat kabiliyetlerini kullandı.
Türkiye Gazetesi’nde Yücel Kayaoğlu imzalı 30 Mart 2026 tarihli habere göre; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın Kuzey Irak yönetimi ve Irak merkezi hükûmeti ile yoğun bir temas trafiği gerçekleştirdi ve Türkiye’nin tutumu net bir dille ifade edildi.
İsrail’in planı doğrultusunda Kürt grupların İran’a yönelik bir saldırı başlatması durumunda Türkiye’nin buna sessiz kalmayacağı ve müdahale edebileceği taraflara iletildi.
Ayrıca Türkiye’den Dışişleri Bakanlığı, MİT ve bazı siyasilerin yer aldığı bir heyet Kuzey Irak’a gitti.
Taraflara örgütün bu işin içine girmesi durumunda Türkiye’nin müdahale edeceği söylendi ve “Bölgeyi ateşe atacak en ufak bir adımda gereken yapılır” mesajı verildi.
Medyaya yansıyan bilgilere göre, PJAK kaynakları da, Öcalan’ın Kandil’e İran konusunda kesinlikle müdahil olunmaması mesajı yolladığını açıkladılar.
Öcalan’ın, “İsrail’in oyununa gelmemeleri” uyarısında bulunduğu belirtildi.Hemen ardından Barzani ve Talabani de İran’a yönelik saldırıda yer almayacaklarını açıkladılar.
Böylece İran’da varlığı 1.500-2.000 kişi olan, Irak’tan gelecek 7 bin dolayındaki kişi ile en fazla 9 bini bulacak bölücü Kürt gruplarına dayalı MOSSAD’ın ayaklanma planı da suya düştü.