Haber Detayı

Belirsizlik kalıcı, dayanıklılık şart!
Ekonomi ekonomigazetesi.com
11/04/2026 08:55 (6 gün önce)

Belirsizlik kalıcı, dayanıklılık şart!

KRYD’nin 12. Global Riskler Zirvesi’nde konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, jeopolitik risklerin ekonominin merkezine yerleştiğini belirterek, şirketler için dayanıklılık, verimlilik ve yapısal dönüşümün kritik hale geldiğini vurguladı.

Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12.

Global Riskler Zirvesi, “Nasıl Yönetiriz?

Belirsizlikten Dayanıklılığa” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Sabancı Center’daki zirve, iş dünyası, finans ve akademi çevrelerinden geniş katılımla yapıldı.

Zirvenin açılışı KRYD Başkanı Bora Akdoğanlar ve TÜSİAD Başkanı Ozan Diren’in konuşmalarıyla yapılırken, FERMA Başkanı Philippe Cotelle de konuk konuşmacı olarak yer aldı.

Zirvenin Basın sponsoru EKONOMİ Gazetesi’nin destekleriyle düzenlenen zirvenin Stratejik Ortak ve Ana Sponsoru Axa Sigorta oldu.

Sabancı Center ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin diğer sponsorları Aon, Marsh, Bain&Company, BDO, KPMG oldu.

Programın ilerleyen bölümlerinde EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Prof.

Dr.

Evren Balta söyleşisi ile başlayan içerik; yönetim kurullarında risk gündemi, küresel riskler, sigorta çözümleri ve yapay zekâ gibi başlıklarda panellerle devam etti.

Açılış konuşmalarını KRYD Başkanı Bora Akdoğanlar (sağda) ve TÜSİAD Başkanı Ozan Diren'in yaptığı zirvenin basın sponsoru EKONOMİ Gazetesi oldu.

Zirvenin Stratejik Ortak ve Ana Sponsorluğunu Axa Sigorta üstlenirken Sabancı Center ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin diğer sponsorları Aon, Marsh, Bain&Company, BDO, KPMG oldu. “Belirsizlik artık yeni normal”  Zirvenin açılışında konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, dünyanın klasik kriz-denge döngüsünden çıktığını ve çok katmanlı belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini söyledi.

Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin rekabeti, enerji piyasalarındaki oynaklık ve artan korumacılık eğilimlerinin küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiğini belirten Diren, bu sürecin iş dünyası için daha karmaşık bir risk haritası oluşturduğunu ifade etti. “Jeopolitik ekonominin ayrılmaz parçası”  Diren, şirketlerin artık yalnızca maliyet ve kârlılık odaklı kararlar alamayacağını vurgulayarak, ekonomik güvenlik, tedarik zinciri dayanıklılığı, enerji arzı ve veri egemenliği gibi başlıkların stratejik öncelik haline geldiğini söyledi. “Jeopolitiği ekonomiden ayrı düşünmek artık mümkün değil; bu bir tercih değil zorunluluk” diyen Diren, küresel şirketlerde “Chief Geopolitical Officer” gibi yeni rollerin ortaya çıkmasının da bu dönüşümün göstergesi olduğunu dile getirdi.

Türkiye için “fırsat penceresi” vurgusu  Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, esnek üretim kabiliyeti ve stratejik konumuyla yeni dönemde pozitif ayrışma potansiyeline sahip olduğunu belirten Diren, özellikle “near-shoring” ve “friend-shoring” eğilimlerinin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Diren, bu fırsatların değerlendirilebilmesi için Yeşil Mutabakat’a uyum, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim alanlarında hızlanılması gerektiğine dikkat çekti. “Verimlilik artık zorunluluk” Artan maliyet baskısı ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların iş dünyasını daha verimli olmaya zorladığını ifade eden Diren, dijitalleşme, yapay zekâ ve iş gücü becerilerinin geliştirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.

Nitelikli iş gücü açığının önemli bir risk alanı olduğuna işaret eden Diren, her beş gençten birinin ne eğitimde ne de istihdamda olmasının yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Ortak akıl ve yapısal dönüşüm çağrısı  Diren, enflasyonla mücadelenin yalnızca kısa vadeli politikalarla değil, yapısal dönüşümlerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, güçlü yönetişim, şeffaflık ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti.

Konuşmasının sonunda “ortak akıl” vurgusu yapan Diren, kamu ve özel sektör iş birliğiyle hareket edilmesi halinde Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.  

İlgili Sitenin Haberleri