Haber Detayı
Ateşin ortasında bir ülke: Yanmayan Türkiye
Recep Tayyip ErdoğanHakan Fidanİbrahim KalınBazen bir ülkenin büyüklüğü… Kazandığı savaşlarla değil, Girmediği savaşlarla ölçülür.
Ortadoğu bir kez daha alev aldı.
Füzeler konuştu.
Tehditler havada uçuştu.
Ve herkes şunu düşündü: “Türkiye bu yangının neresinde?” Cevap net: Tam ortasında… Ama içinde değil.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanİşte tam burada devreye girdi.
Kriz anlarının lideri olarak.
Bir yandan ateşi izledi… Diğer yandan o ateşin Türkiye’ye sıçramasını engelledi.
Çünkü bu savaş… Sadece cephede değil, Sınırların hemen ötesinde.
Hatta zaman zaman içinde.
Türkiye’ye düşen füzeler… Artan gerilim… Yükselen tansiyon… Bütün bunlara rağmen… Soğukkanlı bir akıl.
Artık tüm dünyada bir kavram var: “Erdoğan diplomasisi.” Boşuna değil. 2002’den bu yana… Irak, Suriye, Filistin Ve şimdi İran savaşı… Her biri ayrı bir ateş çemberi.
Bedeller ödendi.
Ve bu süreçte üç kritik hamle ile ilerlendi… İlki: 23 liderle kurulan temas.
Diplomasi trafiği adeta kilitlendi.
Savaşın başladığı günDonald Trump arıyor… Ateşkes gecesi yine aynı hat.
Bu, sıradan bir iletişim değil.
Bu, merkezde olmanın göstergesi.
İki: Savaşın büyümesini engellemek.
Körfez’e sıçramasını durdurmak.
Çünkü o senaryo gerçekleşseydi… Artık adı bölgesel değil, Küresel kriz olurdu.
Üç: İslamabad’da kurulan masa… Türkiye ile birlikte… Yeni bir denge arayışı.
Ve belki de en kritik gelişme: ABD ile İran ilk kez aynı masada.
Ve o masanın dizaynırı… Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sahada kimler var?
Sayın Hakan Fidan Telefon diplomasisi… 150’yi aşan görüşme… Washington’dan Tahran’a… İslamabad’dan Doha’ya… Bir diplomatik maraton.
Sayın İbrahim Kalın Görünmeyen cephede.
CIA ile temas… Devrim Muhafızları ile temas… Aynı anda… Aynı masada olmayanları konuşturmak.
İşte buna istihbarat diplomasi denir.
Bu diploması, bu savaşın Türkiye içindeki dengeleri bozmasına izin vermedi.
Terörsüz Türkiye süreci korundu.
Türkiye sadece izleyen değil.
Yön veren.
Sadece konuşan değil.
Konuşturan.
Ve en önemlisi… Ateşi söndürenlerden biri.
Bu bir askeri zafer değil.
Ama daha zor olanı; diplomatik bir başarı.
Bazen en büyük güç… Tetiği çekmemektir.
Herkesi o tetikten uzak tutabilmektir.