Haber Detayı

Bakan Fidan: İsrail düşmansız yaşayamaz
Siyaset haberet.com
13/04/2026 12:08 (21 saat önce)

Bakan Fidan: İsrail düşmansız yaşayamaz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor. Bakan Fidan, Lübnan'ın ateşkese dahil edilme sürecine ilişkin, "Burada bir yalan var. Netanyahu her zaman yaptığı gibi oyunu bozdu." dedi. Fidan, ABD - İran savaşıyla ilgili "Taraflar başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular. Her zaman için bir İsrail oyunbozanlığı var. Her iki taraf da ateşkes konusunda samimi." ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor.ABD/İsrail- İran arasındaki ateşkes görüşmesine değinen Bakan Fidan, "Her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında" dedi.

ABD-İRAN MÜZAKERELERİABD ve İran tarafları müzakerelerdeki aldıkları adımları paylaştılar.

Dün gün boyu müzakere taraflarıyla iletişim halindeydik, biz ne yapabiliriz onu da değerlendirmek için.

Geldiğimiz noktada ABD daha açık bir açıklama yaptı.

Vance masaya bir teklif getirdiklerini ve nükleer konuda tıkanma yaşandığını belirtti.Taraflar başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular.

Her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında.Müzakere edilen konu başlıklarına bakıldığında bunların 15 gün içinde anlaşılması ve imza atılması mümkün değildi.

İlave ateşkes süresinin mümkün olabileceğini söyledik.HÜRMÜZ KRİZİHürmüz Boğazı savaşın sadece bölgesel değil küresel olduğunu da açıkça gösterdi.

Dünya piyasalarının bunun bu kadar yakından hissettiği bir yerde savaşın küresel olduğunu gösteren en önemli nokta.Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek?

Tüm dünya bu sorunun yanıtını bekliyor.

İranlılar ateşkesin parçası olarak Hürmüz ile ilgili belli talepleri getiriyorlar.

Benim gördüğüm serbest geçiş ile ilgili bir sıkıntı olmaz.Hiçbir ülkenin geçiş için para ödememesi gerekiyor."HİÇBİR ÜLKE SAVAŞA DAHİL OLMAK İSTEMİYOR"Fransızların İngilizlerin teklif ettiği modeller var. "Savaşta ateşkes olmuş olmamış, ülkelerin anlaşmasını bekleyecek durumumuz yok" yaklaşımı var.

Diğer taraftan "Ülkeler görüşüyor" beklentisi de var.

Boğazın açık tutulması ve İran'a karşı savaşta olma tarafı var.

Ülkeler bu savaşa dahil olmak istemiyor.Biz Hürmüz'ün kapatılmasının dolaylı etkisini hissediyoruz.

Bu da ekonomiye uzun vadede büyük yük bindirir.Bizim durduğumuz yer barış yoluyla buranın açılması.

Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var.

Birçok ülkenin buna gönüllü olmadığını görüyoruz.

İran ile gerekli müzakerelerin yapılıp boğazın açılması gerekiyor.

Müzakere sonuçlandığında Hürmüz ile ilgili bir sorun kalacağını düşünmüyorum."Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir önerme getirilecek mi?" sorun burada başlıyor.

Herkes tüm bu sıkıntılara geçici olduğunu düşünerek katlanıyor."İSRAİL YAYILMACI POLİTİKASINI SÜRDÜRÜYOR"7 Ekim'den sonra başlayan süreçte İsrail'in ortaya koyduğu yayılmacı politikayı ısrarla devam ettirmesi bölgede bazı fay hatlarını daha da kırılgan hale getiriyor.

Küresel bir sıkıntıda başka aktörlerin işine yarayabilecek bir senaryo çıkabiliyor.

Savaşın bir an önce kalıcı barışı, ateşkes dönüşmesi gerekiyor.

Bu konuda yoğun bir çalışma içindeyiz.

Savaş sonrası bölgede kalıcı bir barış olmasını diliyoruz.İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARILübnan'daki olaylara baktığınız zaman bu İsrail'in yayılmacı politikaları olarak karşımıza çıkıyor.

İsrail, Lübnan'da belli nüfusun yaşadığı yeri sürekli bombalıyor ve Gazze'deki tanıdık resmi de görüyoruz.

Geniş yayılma hamlesiyle yerlerinden edilmiş insanların çok daha büyük bir trajedinin parçası olduğunu da görüyoruz.

Suriye'de de bir sorun alanı görüyoruz.Gazze, insansızlaştırmaya yönelik bir operasyondu, Batı Şeria, Kudüs, Lübnan hepsinde benzer hamleler var.

İsrail'in hep hedefinde olan bir husustu, bunu hayata geçirmek için fırsat bekliyordu. 2023 Ekim'den sonra da bu fırsatı buldu.İsrail güvenlik peşinde değil, daha fazla toprak peşinde, yayılmacılığını güvenlik başlığı altına gizliyor.

Lübnan hükümetinin Hizbullah'ı tek başına silahsızlaştırmaya gücü yetmez.

Burada topyekün bir çözüm gerekiyor.

İsrail'in eylemleri provokatif."NETANYAHU HER ZAMANKİ GİBİ OYUNU BOZDU, BURADA BİR YALAN VAR"Lübnan'ı yok etme operasyonu var.

Lübnan krizi bölgesel çatışmaya neden olabilir.

İsrail kendi yapmadığı bir şeyi Lübnan Hükümeti'nden bekliyor.

Hizbullah'ı silahsızlaştırma...

Lübnan Hükümeti'nin gücü buna yetmez.

Burada topyekûn bir ulusal çözümün yer alması gerekiyor.

LÜBNAN ATEŞKESE DAHİL Mİ?

Lübnan ilk başta ateşkese dahil olarak algılandı.

Fakat Netanyahu her zaman yaptığı gibi oyunu bozdu, ABD'de de buna ses çıkarmadı.Burada bir yalan var.

Netanyahu her zaman yaptığı gibi oyunu bozdu.

Ama şöyle oldu ilk günkü büyük kayıpların olduğu saldırının ardından büyük bir saldırı olmadı.

Suriye'de son on günde yoğun bir trafik içerisinde olduk.

Özellikle İran'a yönelik savaşla alakalı ve Lübnan'a yönelik İsrail saldırıları çünkü Lübnan'dan Suriye'ye biliyorsunuz mülteci dönüşü oldu.

Suriye bu süreç içerisinde çok şükür bir emin bölge olarak kaldı.

Bu süreç içerisinde Suriye'ye hiçbir şey olmadı.

Sadece Lübnan'dan gelen mülteci akını oldu.

Tabi Körfez'de de devam eden bu savaşın olası etkileri ne olur bu süreci değerlendirdik.  "SORUN YİNE İSRAİL..."Ancak sorun yine İsrail’in Suriye’ye yönelik ertelenen politikalarının oluşturacağı riskler.

İran’daki savaştan dolayı bazı şeyleri yapmıyor ama bu olmayacağı anlamına gelmez.

Şu anda öncelikleri bu değil.

Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir."TÜRKİYE CİDDİ ROLLER ALACAK"Bizim desteklediğimiz projeler hayata geçseydi bugün Hürmüz Boğazı ile ilgili sorunun daha az negatif sonuç getirdiği görülecekti.

Ben bundan sonra bölgede yeni bağlantısızlık projelerinin hayata geçeceğini düşünüyorum.

Türkiye'nin burada ciddi roller alacağını düşünüyorum."YUNANİSTAN UMARIM HATALARINDAN VAZGEÇER"Her ülkenin bir güvenlik paktı çerçevesinde, birbirinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine taahhütte bulunması gerekiyor."BİZİM ÇOK YAKIN RADARIMIZDA"Yunanistan umarım hatalarından vazgeçer.

Yunanistan Kıbrıs Rum Kesimi İsrail üçlüsünün Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi çevrelemeye yönelik veya bu izlememi verecek şekilde olması meselesi bizim çok yakın radarımızda olan bir husus.

Bu ekip başka ülkeleri de ittifaka dahil etme çabası içerisindeydiler.

Çok şükür bu projeyi attık.(Yunanistan-GKRY-İsrail) Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor.

Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor.

O muhtemelen bir sipariş üzerine iktidara yapılan bir dayatma."İSRAİL'İN TÜRKİYE'Yİ YENİ DÜŞMAN İLAN ETME ARAYIŞINDA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"İsrail’in Cumhurbaşkanımız karşısında kompleks içerisinde olduğu bir gerçeklik.

Bölgede pek çok olay yaşanıyor ve Türkiye’nin denge çabası, Türkiye’yi öyle bir yerde tutuyor ki İsrail, Türkiye’nin pozisyonunu bozamıyor.

Bu durum da onları dengesizliğe itiyor.Diğer taraftan; bizim Gazze, Lübnan ve bölgeyle ilgili tutumumuz, İsrail’in yayılmacı politikasıyla zıt durumda.

Ancak Türkiye’nin sesi ve kullandığı yöntem herkesten farklı olduğu için Cumhurbaşkanımızın dünya ölçeğindeki liderliği ve Türkiye’nin geliştirdiği iletişim ağı, İsrail’i altüst eden bir husus.Tüm bunların üzerine, İsrail’in Türkiye’ye saldırması anlaşılabilir bir hale geliyor.

İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz.

Sadece Netanyahu değil, muhalefette olanların da Türkiye’yi yeni düşman ilan etme arayışında olduklarını görüyoruz.

Bu, bir devlet stratejisine dönüştürülmeye çalışılan bir husustur.NATO ANKARA ZİRVESİNE TRUMP'IN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZTrans Atlantik'te ki en büyük krizi Ukrayna'da yaşadık.

Trump dedi ki burada ateşkes görmek istiyorum.

Artık Ukrayna'yı bedava desteklemek istemiyorum.

Şimdi bu büyük bir kırılma.

NATO'nun Ankara zirvesine Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak Trump'ın geleceğini düşünüyoruz.

O da Cumhurbaşkanımıza olan kişisel saygısından.

Normalde NATO zirvelerine katılmaya isteksiz olduğunu anlıyoruz.

NATO tarihinin en önemli zirvesi olacak.Diğer taraftan NATO'nun da kendi kurguladığı öncelikler arasında belli yeteneklerin geliştirilmesi var.

Yani bu yeteneklerin olduğu sürece NATO fonksiyon sahibi olabilir, olmadığı zaman bir yere gitme şansı yok.

Bu yeteneklerin çoğunu biliyorsunuz hep Amerika verdi uzun süre.

Ama şimdi Amerika'nın olmayacağı bir yerde bu nasıl olur?Şimdi Türkiye buna nasıl bakıyor?

Türkiye buna şöyle bakıyor: Şimdi biz coğrafi olarak bir bölgedeyiz.

Nasıl şimdi güney sınırlarımız Ortadoğu'ya açılan bir kapıysa ve Ortadoğu'daki her türlü güvensizlik gelip bizi buluyorsa, onun için Ortadoğu güvenliğiyle ilgili bir kalıcı düzen arayışı içerisinde olmamız gerekiyor değil mi?

Onun içerisindeyiz.Kafkaslar'da sınırımız var, Kafkaslar'daki savaşlar, düzensizlik gelip bizi buluyor.

Dolayısıyla oradaki düzen ve güvenlik arayışı, güvenlik sistemiyle alakalı çok ciddi çabalarımız var.

Azerbaycan-Ermenistan barışının sağlanmasında, ölçülü güç kullanımından nitelikli diplomasiye varana kadar, bölge ülkelerini ve küresel güçleri denklemde tutana kadar muazzam bir çabamız var orada ki oradaki bir sıcak çatışma Türkiye'yi etkilemesin.Aynı şekilde Balkanlar için Barış Platformu'nu kurduk.

Balkanlar'ın da içinde bulunduğu geniş Avrupa coğrafyası ki ticaretimizin büyük bir kısmı orada, ekonomik, teknolojik vesaire çok ciddi bir iş birliğimizin olduğu bir alan orada uzun yıllar bir istikrar alanı olduğu için güvenlik mimarisi üzerinden biz orada bir güvenlik sorunu görmüyoruz, daha doğrusu ufak başka sorunlara bakıyoruz.Şimdi tıpkı Ortadoğu, Kafkaslar, Karadeniz güvenliği, Akdeniz güvenliğinde olduğu gibi Avrupa güvenliğinde de bizim oraya dahil olan çok büyük bir stratejik havzamız var.

Avrupa güvenliğinin ne olacağı meselesi bizim için önemli.

Avrupa güvenliği NATO şemsiyesi altında bugüne kadar hep formüle edilegelmiştir ve Türkiye o noktada rol oynamıştır.

Ama bundan sonra eğer Avrupa Birliği ile beraber daha yüksek bir, artan oranda rol alınacaksa veya Amerika'nın daha az etkin olduğu, Avrupa ülkelerinin daha fazla etkin olduğu bir yer olacaksa Türkiye burada ana aktör olarak hem görüş oluşturmada hem sistem kurmada hem de pratikte çok ciddi rol almak durumunda.

Çünkü bizim stratejik havzamız, diğer havzalar gibi.

İlgili Sitenin Haberleri