Haber Detayı

Silah bırakmada gecikme ve sıkıntı var
Gündem nefes.com.tr
14/04/2026 06:00 (4 saat önce)

Silah bırakmada gecikme ve sıkıntı var

İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu öncesi gazetecilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye konusunda "Silah bırakmada gecikme ve sıkıntı" olduğunu söyledi.

AYTUNÇ ERKİN / NEFESTBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 15-19 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152.

Genel Kurulu öncesinde gazetecilerle bir araya geldi.

Kurtulmuş’a, Terörsüz Türkiye süreci, CHP lideri Özgür Özel’in gündeme getirdiği “ara seçim” başta olmak üzere sorularımızı yönelttik.- ‘Bayramdan sonra Meclis’te demokratikleşme ve Terörsüz Türkiye yasaları görüşülmeye başlar’ demiştiniz ama görüşmeye başlanmadı.

Bu gecikme niye oldu ve ne zaman görüşmeye başlar?

Önce partilerin kendi hazırlıklarını bitirmesi lazım.

Herkesin hazırlığı var.

Bunu biraz daha netleştirmek lazım.

Buradaki esas mesele; örgütün tamamen silah bırakması ve tasfiye sürecinin daha görünür hale gelmesidir.- Vaziyet nedir şu an.

Silah bırakma askıya mı alındı, gecikti mi?

Evet, bir gecikme var tabi.

Milli İstihbarat Teşkilatımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz konuyu takip ediyor.

Öncelikle sürecin en azından tatminkar düzeyde sürdürüldüğünün görülmesi lazım.- Paralel bir süreç değil herhalde.

Silah bırakmayla Meclis’teki yasal düzenlemeler beraber gitmiyor.

Birisi bittikten sonra diğeri başlayacak anlaşılan.

Kritik eşik örgütün kendisini feshetmesi.

Örgüt, “Kendimi feshettim” deklarasyonunu yaptı, feshetmesinin görüntüsü olarak bir silah bırakma töreni yaptı.

Ama bunun devamının gelmesi lazım.

Öncelik, sonralık sıralamasından ziyade, tüm partilerin büyük oranda mutabık kaldığı bir düzenleme yapılması lazım.Siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi.

Bundan daha üstte bir sorumluluk yapılamaz.

Bütün partiler bir araya geldi.

Parlamentoda bir komisyon kuruldu.

En hayati meseleydi.

Şimdi örgütün de kendi üzerine düşeni yerine getirmesi lazım.

Burada gecikme var, sıkıntı var.- Siz neye bağlıyorsunuz?

İlk gelen istihbarat raporları daha olumluydu.

Yani silah bırakmanın teyidin kısa süreli olabileceğiydi.

Ama şimdi farklı.Zamana yayarak bölgedeki gelişmelerden bir şekilde örgütün lehine bir sonuç elde edilebilir mi gibi düşünüyor olabilirler.

Bilmiyorum ama beklenti, bir an evvel bu verdikleri sözü yerine getirmeleridir.“Siirt’te milletvekili kalmadığı için seçim yapılması mecburiydi”Numan Kurtulmuş’la sohbetimizde CHP lideri Özgür Özel’in “ara seçim” gündemli parti ziyaretleri de gündeme geldi.

Kurtulmuş, “Dolayısıyla size de çağrıda bulunuyor.

En azından 7 milletvekili açısından bir ara seçimin zaruri olduğunu savunuyor.

Siz ne diyorsunuz bu konuya?” sorumuza şu yanıtı verdi: “Muhalefet bu, ara seçim de ister erken seçim de ister.

Türkiye’de ara seçimin nasıl olacağı belli, daha evvel de söyledim.

Onun üstüne bir şey söyleyecek durumda değilim.

Her hâlükârda ara seçim kararının alınabilmesi için Meclis Genel Kurulu’nun kararı lazım.

Hatta ilave milletvekilleri istifa etmiş olsa bile bu istifaların kabul edilip edilmemesi de Meclis Genel Kuruluna bağlı.

Başkanlık Divanı olarak önümüze istifalar geldiği zaman yapabileceğimiz tek şey, istifa mektuplarının gerçek olup olmadığına bakmak ve ‘Bu kişiler gerçekten istifa etmişlerdir’ diye yedi gün içerisinde Meclis Genel Kurulu’na bildirmektir.

Sonuçta karar verecek olan orasıdır.”Bir gazeteci “Sayın Cumhurbaşkanının milletvekili olma hakkı kazandığı Siirt seçimleri örnek gösteriliyor Özel tarafından” hatırlatması yaptığında Kurtulmuş şu bilgiyi verdi: “Siirt seçimi, bir yenileme seçimidir.

Siirt’te hiçbir milletvekili kalmadığı için seçim yapılması mecburiydi.

Şu anda da herhangi bir ilimizde bütün milletvekilleri istifa etse o seçim çevresinde, seçim yapmak zorundasınız.

Ara seçim başka, erken seçim başka, yenileme seçimi başka.

Yani tabirleri burada yerli yerinde kullanmak lazım.” “Savaşta Türkiye çok iyi yerde durdu”Numan Kurtulmuş “İstanbul’da yapılacak PAB 152’nci Genel Kurul’u, PAB’ın şimdiye kadar yaptığı toplantılardaki katılımın yüzde 35 daha fazlası.

Yani çok yüksek.

Toplam 2420 kayıt var. 155 delegasyon kayıt yaptırmış. 77 meclis başkanı, 800 milletvekili var dünya parlamentolarından.

Çok çok üst düzey bir katılım.

İnşallah Türkiye’nin tanıtılması bakımından da etkili bir organizasyon olacak.

İstanbul zaten başlı başına bir marka” diye konuştu.

Peki katılımın yüksekliğini neye bağlıyor?

Meclis Başkanı bu konuda netti: “İçinde bulunduğumuz dönem türbülansların yaşandığı bir dönem.

Barışın sağlanması, parlamenter diplomasinin daha aktif şekilde kullanılması talebi gibi birçok konu üst üste geldi.

Bir de İstanbul, tüm bu gelişmeler için çok merkezi bir yer.

Bu savaşta Türkiye çok iyi bir yerde durdu.

Hem açıkça Amerika ve İsrail’in saldırganlığını telin etti hem de İran’ın savaşı yayma çabalarını doğru bulmadığını ifade etti.

Bu, tabii ki uluslararası camiada karşılık buluyor.

Hiçbir zaman İran’ı doğrudan suçlayan tutum içerisinde olmadık, o da herkesin dikkatini çekiyor.”Bu arada Numan Kurtulmuş’un dikkat çektiği şu konu çok önemli: “Körfez İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin ve Ürdün’ün Ankara büyükelçileriyle Meclis’te bir araya geldik.

Uzun ve verimli bir görüşme oldu.

Temel mesele, bölgedeki savaşın bir Sünni-Şii savaşına dönmesini engellemekti.

Türkiye’nin en temel önceliği bu.” “Dünyayı artık tek bir blok yönlendiremez”Bir gazetecinin “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli barış konseyinden bahsetti.

Tartışılan şey şu, yeni bir güvenlik konseptine ihtiyaç var.

Uluslararası kurumlar zaten görevlerini yapamıyor.

İsrail’i de içine alan, İran’ı da içine alan yeni bir güvenlik konseptinden falan bahsediliyor.

Böyle bir şey nasıl olacak?

Yani çıkış nasıl olacak buradan?” sorusuna da şu yanıtı verdi Kurtulmuş:“Avrupa’da ve dünyada şöyle bir hava var. ‘NATO bir işe yaramıyor.

Ukrayna meselesinden bu yana Avrupa Birliği bizim için bir koruyucu şemsiye özelliği taşımıyor.’ Avrupa ülkelerinin önemli bir kısmının ikili-üçlü ilişkiler kurma yönüne doğru döndüklerini görüyorum.

Yani öyle bir eğilimin başladığını görüyorum.

Burada da önemli bir bölgesel güç olarak Türkiye görülüyor.

Aynı şekilde Körfez ülkelerinin tek tek her birinde var. ‘Ya artık bizi Amerika da koruyamıyor, bölgede kendimizi koruyacak bir imkan yok.’ Türkiye’yi önemli ve güçlü bir partner olarak görmeye başladılar.

Bu, oldukça iyi bir şey.

Bizim de bundan istifade etmemiz yani alternatif imkanları ortaya koymak için öncelikle ikili ilişkilerimizi çok hızlı bir şekilde güçlendirmemiz lazım.

Önümüzdeki dönem dünyada, ittifak teşebbüsleri ortaya çıkacaktır.

Bu sadece artık bir tek bloğun yönlendireceği, bir tek kıtanın ya da bir tek büyük gücün etkin olacağı bir dünya sistemi olamaz, sürdürülemez, bu açıkça görülüyor. “

İlgili Sitenin Haberleri