Haber Detayı

İç giyimde üretim ‘rahat’ ve ‘akıllı’ döneme geçiyor
Sektör haberleri dunya.com
15/04/2026 00:00 (21 saat önce)

İç giyimde üretim ‘rahat’ ve ‘akıllı’ döneme geçiyor

Toplam üretiminin yüzde 70’ini ihraç eden ve 2025’i ‘dengeleme yılı’ olarak geçiren Türkiye iç giyim sektörü, küresel risklere karşı “hızlı termin ve nitelikli üretim” kalkanını kullanacak. Sektör bu yıl, fonksiyonel, rahat ve akıllı ürünlere odaklanarak, AB pazarındaki Hindistan rekabetini bertaraf etmek, yeni pazarlarda da derinleşmek istiyor.

Nurdoğan A.

ERGÜNEkonomik çalkantılar ve döviz kuru baskısı nede­niyle Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yaşa­nan sıkıntılı süreç, iç giyim sana­yini de etkiledi.

Hazır giyim içe­risinde yaklaşık yüzde 4’lük bir paya sahip olan iç giyim sektörü, 2025’in ilk 6 ayında ana sanayi­deki daralmanın üzerinde bir ka­yıpla karşı karşıya kaldı.Ancak yılın sonuna geldiğinde ‘dramatik kayıpları’ dengeleyen sektör, bu yılın ilk çeyreğinde durağan bir süreç geçirse de ikinci yarı için küresel riskleri bertaraf etmeye hazırlanıyor.

Genel hazır giyim sektörü içerisinde “örme giyim” ve “dokuma giyim” fasılları altın­da toplanan ve üretiminin yüzde 70’ini ihraç eden Türkiye iç giyim sanayi, özellikle AB ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ti­caret Anlaşması’nın ana pazar­da getireceği kayıpları, niş üretim kalkanı ile aşmak istiyor.Doğu Avrupa ve Afrika’da derinleşecekDijital dönüşüm sürecini hız­landıran sektör, daha fonksiyo­nel, rahat, şık ve akıllı ürünlerle mevcut pazarını koruyarak, Do­ğu Avrupa, Kuzey Afrika gibi pa­zarlarda da derinleşmek istiyor.

Türkiye’nin ihracatta en köklü sektörlerinden biri olan iç giyim sektörünün 2025 yılını küresel pazarlardaki normalleşme san­cıları ve maliyet bakılarıyla ge­ride bıraktığını söyleyen Türki­ye İç Giyim Sanayicileri Derneği (TİGSAD) Başkanı Eşref Geyik, 2025 yılında ihracat performan­sında sınırlı bir gerileme yaşan­dığını, buna rağmen kadın ve kız çocuk iç giyim grubunun lokomo­tif rolünü sürdürdüğünü ifade et­ti.

Geyik, erkek grubu ürünlerde ise dalgalı bir seyir yaşandığını belirtti.“Fiyat odaklı ürünlerde rekabet kızışacak”Avrupa Birliği ülkelerinin, 2025’te de iç giyim ihracatı­nın ana pazarı olmayı sür­dürdüğünü aktaran Ge­yik, “Bu pazarlarda kali­te beklentisine uyum, termin avantajı ve ürün standardi­zasyonu belirle­yici oldu.

Buna ek olarak Orta Do­ğu ve Körfez ülke­lerinde, özellikle orta ve üst segmente hitap eden ürün gruplarında talebin daha dirençli seyrettiği gözlemlen­di” diye konuştu.

Geyik, ihraca­tı ayakta tutan temel faktörle­ri, yakın coğrafyaya hızlı tesli­mat, esnek üretim kabiliyeti ve sürdürülebilirlik standartları­na uyum olarak sıraladı.

AB ile Hindistan arasında imzalanan STA’nın düşük fiyatlı segmentte rekabeti kızıştıracağını öngören Geyik, Türkiye’nin bu baskıyı na­sıl aşacağını şu sözlerle açıkladı: “Fiyat odaklı ürünlerde rekabet artacak ancak Türkiye’nin gücü kalite ve tasarımda saklı.

Küçük parti üretim ve hızlı termin avan­tajımızla orta ve üst segmentte rekabet gücümüzü koruyacağız.” Sektörün 2026 beklentilerinde küresel değişimlerin yanı sıra tü­ketici alışkanlıklarındaki deği­şimin de öne çıktığını kaydeden Geyik, yeni dönemde fonksiyonel iç giyim, spor-şık ve günlük rahat ürünler ile ısı dengeleyici, vücut değerlerini ölçen akıllı ürünler ve sürdürülebilir malzemelerin sektörün büyüme dinamiklerini oluşturacağını anlattı.Online kanallarda ABD radara alındıAvrupa Birliği’nin ana pazar olma özelliğini koruduğunu ifa­de eden TİGSAD Başkanı Eşref Geyik, 2026 yılı için hedef bü­yüttükleri bölgeleri sıraladı.

Geleneksel pazarlardaki dalgalanmaya karşı Do­ğu Avrupa ve Kuzey Af­rika alternatif büyüme alanları olarak belir­lendi.

Geyik’e gö­re, ABD pazarı ise özellikle online kanallar üzerin­den satılan niş ürünler için radara alın­dı.

Maliyet baskısı ve lüks talebi ithalata yarıyorTürkiye güçlü bir iç giyim üreticisi ve ihracatçısı olmasına rağmen, hazır giyim sektöründeki genel ithalat eğilimi iç giyim alt kategorisini de etkiliyor.

Özellikle 2024’te gözlemlenen ve 2025’te de devam eden ithalat artışları, kur ve maliyet baskılarının bir sonucu olarak yerel üretimin rekabet gücünü zorluyor.

Türkiye, özellikle Çin, Bangladeş gibi Asya ülkelerinden ve son yıllarda artan oranlarda İtalya, Gürcistan, Mısır gibi ülkelerden ithalat yapıyor.

İç giyim sektörünü ithalata sürükleyen nedenlerin başında maliyet baskısı geliyor.

Düşük işçilik maliyetleri veya hammaddede avantajı bulunan bazı ülkeler, daha uygun fiyatlı ürünleri pazara sunuyor.

Bu da tüketicilere daha geniş bir ürün yelpazesi sunmak isteyenler için ithalatı cazip kılıyor.

Aynı zamanda özel tasarımlar, lüks markalar veya niş ürünler için de ithalata yönelim oluyor.Sektör, ithalata karşı ‘standart’ istiyor Öte yandan geçen yılın ilk yarısında ithalat baskısının dramatik bir şekilde arttığı iç giyim sektöründe, bu eğilimin 2026 yılına da sarktığı görülüyor.

Özellikle düşük fiyatlı ithal ürünlerde artış eğiliminin dikkat çektiğini vurgulayan Eşref Geyik, şunları söyledi: “Bu durum, özellikle standart ürün gruplarında yerli üretici üzerinde ciddi bir marj baskısı yaratıyor.

İhracat verilerindeki yatay seyir dikkate alındığında, sektörün dış ticaret dengesini koruyabilmesi için menşe, kalite ve standart denetimlerinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.” Küresel iç giyim pazarı 151 milyar dolara koşuyorKüresel iç giyim pazarının hacminin 2025 sonunda 99.23 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.

Bazı araştırmalara göre, 2033 yılına kadar küresel iç giyim pazarı yaklaşık 147 milyar dolara çıkacak.

Kimi araştırmalar ise, 2033’e kadar 151 milyar dolarlık bir hacme ulaşacağına işaret ediyor.

Pazarın sürükleyeni ise kadın iç giyim olacak. 2024’te 44.92 milyar dolar değerinde olan küresel kadın iç giyim pazarının, 2025’te 48.59 milyar dolara, 2032’ye kadar da 53.99 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Dünya iç giyim ihracatında ilk üç sırayı Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkeler alırken, Türkiye 10’unculuğu zorluyor.

ABD’nin iç giyim tedarikçileri arasında ise Türkiye’nin yeri 15.

Dünya iç giyim ithalatında Türkiye 54 veya 58’inci sıralarda yer alarak halen yerel üretimdeki gücünü koruyor.

İlgili Sitenin Haberleri