Haber Detayı
İyi ki sandık var
CHP lideri Özgür Özel’in ara seçim ya da erken seçim diye sandığı işaret etmesiyle birlikte ortalık bir anda hareketlendi....
CHP lideri Özgür Özel’in ara seçim ya da erken seçim diye sandığı işaret etmesiyle birlikte ortalık bir anda hareketlendi.
İktidar kanadından “Ne seçimi, daha vakit var” sesleri de yükselmeye başladı.
Tabii, sandık herkesi mutlu etmez, hele iktidardakiler onu görmek bile istemez.
Oraya seçilerek çıktıklarını öyle kısa sürede unuturlar ki; onlara sık sık asıl patronun kim olduğunu hatırlatmak gerekir.
Demokrasimiz ne kadar sıkıştırılmış, zorlanmış, cendereye alınmış olursa olsun; hâlâ güçlü bir gelenek olarak varlığını sürdürüyor.
Ve biz bu güçlü mirasın yüzü suyu hürmetine 5 yılda bir bu ülkenin iradesini yeniden şekillendirme hakkına sahibiz...
Ona sıkı sıkıya sarılmalıyız.
Bu karanlıklardan bizi çıkarabilecek tek şey işte o sandık olacak.Erken seçime kapıları kapatabilirler ama kimse sandığı hayatımızdan çıkaramaz.
Eninde sonunda o an geldiğinde herkes milletin iradesine saygı göstermek zorunda kalır.
AKP iktidarda olduğu yıllar boyunca sandıktan önce sahayı dümdüz etmek için elinden geleni yaptı.
Şimdi de yapıyor.
AKP cephesinde açılımın bir anlamı varsa o da gelecek seçimde ipi göğüslemekten ibaret.
Büyük kozu masaya sürüp Kürt oylarının rengini değiştirmek istiyorlar.
Bunun için de zamana ihtiyaçları var.
Bir yıldan uzun süredir devam eden operasyonlar da seçime kadar “Göz açtırmayın, pres yapın” stratejisiydi.
Muhalefeti felç etmek, çaresiz bırakmak istiyorlar.ÇOK ŞEY KAYBETTİKAKP’nin elinde başka koz da yok...
Bunun seçim kazanmak için yeterli olmasını umut ediyorlar...İyi ki sandık var…O varsa umut vardır.
Hâlâ seçme ve seçilme hakkı korunuyorsa demokrasi komada olsa bile hayata tekrar döner.
Ve eninde sonunda o sandıkla baş başa kalacağız.
Çünkü kör topal işleyen demokrasilerde bile her şey döner dolaşır sonunda sandığa düşer.
Ondan kaçamazsın...
Bakmayın siz “Zamanı değil” serzenişlerine; ne kadar uzağa koyarsan koy vadesi geldiğinde seçime gitmek zorundasın.
Yani en nihayetinde 2027’nin sonbaharında sandığı önümüze koymak zorundalar...Şu 23 yılda neler kaybettiğimizi anlamak için elimizden avucumuzdan kayıp gidenlere dikkatle bakmalıyız.
Geçen yıllar boyunca hukuk ağır yara aldı, bağımsız yargı tartışmalı hale geldi, ifade özgürlüğü ayaklar altına alındı, örgütlenmek suç gibi gösterildi.
Bırakın dernekleri, sendikaları; ana muhalefet partisi bile örgütlenme özgürlüğünü savunurken zorlanmaya başladı.
Yani, üstümüzdeki bu deli gömleğinin iplerini sürekli sıktılar.
Bunaldık, nefes alamaz hale geldik.Sandık, demokrasinin en kestirme tarifi olduğu gibi son kaledir.
İradenin kimin ellerinde tecelli ettiğini sandık kurulduğu vakit görürüz.
Ama “Sandık her şeye kadirdir” demekle de olmuyor.
Daha karşımıza mühürsüz oylar çıkacak.
Aniden elektrikler kesilecek, trafoya kedi girecek.
Okul bahçelerinde, çöp konteynerlerinde torba torba oy pusulaları ortaya çıkacak.
Mezarından kalkıp oy veren seçmenler göreceğiz.Ayrıca, unutmayın, ne zaman sandığa gideceğimiz günler yaklaşırsa işte o zaman birdenbire herkes milleti, onun dertlerini hatırlamaya başlıyor.
Şimdi “Bütçe yetersiz, emekliye, asgari ücretliye ek zam yok” diyorlar ya; sandığın ucu göründüğü anda “Benim emeklim, benim işçim, benim memurum” bölgesine geçeceğiz.
O günlere doğru ilerliyoruz.
Erken seçim ufukta gözükmemiş olabilir ama tüm uzatmalar oynansa bile bir yıl içinde seçim hayatımıza girecek.Eninde sonunda sandık kurulabiliyorsa, kısa çöpün uzun çöpten hakkını istemesi için hâlâ gücümüz var demektir.Bundan kimse kaçamaz… İyi ki sandık var…