Haber Detayı

Türkiye, Çin'in NTE tekeline alternatif olabilir
Ekonomi dunya.com
15/04/2026 11:27 (2 gün önce)

Türkiye, Çin'in NTE tekeline alternatif olabilir

Hürmüz Boğazı krizinin küresel ekonomiye etkileri, enerji dönüşümünde nadir toprak elementlerini (NTE) yeni petrol konumuna taşırken, bu elementlere talebin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor. NTE üretiminin büyük ölçüde Çin'de yoğunlaşması Pekin'in küresel ekonomideki gücünü pekiştirirken, uzmanlara göre bu tekelleşmeyi Türkiye sonlandırabilir.

Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji krizi, yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırırken nadir toprak elementlerini (NTE) de 'yeni petrol' konumuna taşıyor.

NTE rezervleri pek çok ülke için yeni jeopolitik rekabet alanına dönüşürken, üretici ülkelerin kısıtlamaları küresel ekonomide ciddi üretim kayıplarına yol açıyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, kalıcı mıknatıs üretiminde kullanılan neodimyum, praseodimyum, disprozyum ve terbiyum gibi NTE'lere olan talebin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor.2024 itibarıyla Çin, mıknatıs tipi NTE'de küresel madencilik üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını, rafine üretimin ise yüzde 90'ından fazlasını gerçekleştirirken uyguladığı ihracat kontrolleri tedarik zincirlerindeki kırılganlığı ortaya koydu.

Yeni dönemin kritik girdisi NTETürkiye Kritik Mineral İnisiyatifi Kurucusu Sait Uysal, NTE'nin görece küçük bir pazar olmasına rağmen trilyonlarca dolarlık bir ekonomik hacim oluşturduğunu ifade ederek "Nadir toprak elementleri, geçmişte petrolün oynadığı role benzer şekilde yeni dönemin kritik girdisi konumunda" dedi.Hürmüz Boğazı krizi ile NTE tedarik zincirlerinin Çin'de yoğunlaşmasının küresel kırılganlıkları artırdığına işaret eden Uysal, bu durumun enerji dönüşümü sürecinde yeni bağımlılık alanları oluşturduğunu ifade etti.Türkiye, Çin'in NTE tekeline alternatif olabilirUysal, Çin'in NTE hakimiyetinin sadece ticari bir avantaj olmadığını, aynı zamanda jeopolitik bir güç unsuru haline geldiğini vurgularken durumun küresel ekonomide daha derin ve yapısal bir kırılganlığı ortaya çıkardığını ifade etti.Bunun sadece enerji güvenliği değil, "enerji dönüşümünün güvenliği" meselesi olduğuna da değinen Uysal, Türkiye dahil dünyanın birçok bölgesinde önemli NTE kaynakları bulunduğunu belirterek şunları söyledi:"Sorun, 'kaynak' eksikliğinden ziyade, bu kaynakları ekonomik olarak işletilebilir rezervlere dönüştürebilecek ve yüksek çevresel maliyet içeren ayrıştırma süreçlerini gerçekleştirebilecek teknolojik altyapının sınırlı olmasıdır.

Çin'in bu alandaki hakimiyeti coğrafi bir avantajdan çok, 1980’lerden bu yana uyguladığı ve 'Made in China 2025' stratejisiyle güçlendirdiği uzun vadeli devlet politikalarının sonucudur.

Dolayısıyla dünya, insan eliyle yaratılmış bu tekeli yine insan eliyle, doğru stratejiler, yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası işbirlikleri ve akılcı politikalarla aşabilir."Beylikova'daki dev rezerv oyunu değiştirebilirUysal, Türkiye'de 1,3 milyon tonu aşan rezerv ile Beylikova sahasının Çin'e alternatif olmanın yanı sıra küresel tedarik zincirinde oyun değiştirici etki yaratabileceğini belirterek Beylikova Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi'nin sadece bir maden sahası değil, stratejik bir sıçrama tahtası olabileceğini ifade etti.Küresel rekabet başladıTürkiye Madenciler Derneği Çevre Koordinatörü Caner Zanbak da Çin'in ihracat kısıtlamalarının ülkeleri yeni stratejik işbirliklerine yönelttiğini belirterek, "Çin dışındaki işbirlikleri arasında da görünür rekabetin artması muhtemel.

Dünya Ticaret Örgütü'nün ‘serbest küresel ticaret’ ilkesinin bu alanda uygulanması kolay görünmüyor" dedi.Zanbak'a göre elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve yeni teknolojilerin hızla yayılması da kalıcı mıknatıslara olan talebi ciddi şekilde artıracak.

NTE talebinin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artacağını belirten Zanbak, özellikle bu ürünlerde kullanılan ham maddeler için küresel rekabetin şimdiden başladığını giderek de sertleşeceğini ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri