Haber Detayı

Dubai’deki ofislerden İstanbul’a kayma sinyalleri var
Sektör haberleri dunya.com
16/04/2026 00:00 (1 gün önce)

Dubai’deki ofislerden İstanbul’a kayma sinyalleri var

Dubai’ye ofis kararını erteleyen şirketlerin arttığını söyleyen uzmanlar, ilk füzeler düştüğünde ise ofis arayışı için telefonların çalmaya başladığını belirterek, “Körfez’den İstanbul’a kayma sinyalleri gözlenebiliyor” dedi. Uzmanlar, son dönemde Yunanistan, Panama, Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona’nın yeni destinasyonlarda öne çıktığını söyledi.

Hamide HANGÜLOrta Doğu’daki ateş çemberi ve misille­meler Körfez ser­mayesini güvenli yeni liman aramaya yöneltiyor.

Bölgede fon büyüklüğü 4 trilyon dola­ra ulaşırken, özellikle son yıl­larda 182 ülkeden gayrimen­kul yatırımı ve sermaye çeken Dubai’deki bazı yatırımcılar ofislerini taşımak için alter­natif rota aramaya başladı.

Misillemelerle havalimanla­rının da hedef alındığı Duba­i’ye ilk füzeler düştüğünde İs­tanbul’da ofis arayışları için telefonların çalmaya başladı­ğını belirten sektör temsilci­leri, “Bölgedeki istikrarsızlık, sermayeyi güvenli yakın coğ­rafyalara kaydırıyor” dedi.

Or­ta Doğu’daki savaşın etkileri ve ofis piyasasındaki gelişme­leri sektör temsilcileri DÜN­YA’ya değerlendirdi.“Savaş uzarsa, fiyatlara yansıması kaçınılmaz”Savaşın ne kadar süreceği­nin ve nasıl güvenlik ortamı oluşacağının henüz belirsiz olduğuma işaret eden Sevent Şirketler Grubu Yönetim Ku­rulu Başkanı Furkan Bayoğ­lu, “Herkes durdu, bekliyor, ancak şunu rahatlıkla söyle­yebiliriz, bölgenin ivmesi za­yıflıyor” dedi.

Savaşın başla­masıyla Dubai’de konut satı­şı işlem hacminin 7,55 milyar dolardan 5,61 milyar dolara gerilediğine işaret eden Ba­yoğlu, “Fiyatlara henüz yan­sımamış olsa da savaş uzarsa bunun da kaçınılmaz olaca­ğı değerlendiriliyor.

Yıllardır güvenli yatırım merkezi ola­rak sunulan Körfez şehirle­rinin cazibesi ciddi biçimde sarsıldı ve bu algının kısa va­dede toparlanması kolay gö­rünmüyor” diye konuştu.Yatırımcı tarafından “bek­le-gör”ün hakim olduğuna işa­ret eden Bayoğlu, “Özellikle ofis segmentinde merkez ofis kararlarını erteleyen ya da al­ternatif lokasyonlara yöne­len şirketlerin sayısı artıyor.

Körfez ülkelerinin milli varlık fonları yaklaşık 4 trilyon do­lar büyüklüğünde, bunun kü­çük bir dilimi bile yön değiş­tirse devasa hareket anlamına gelir” dedi.Savaşın nedeniyle yeni ofis yatırımlarının Tür­kiye’ye kaymasının söz ko­nusu olup olmadığı sorusu­na Bayoğlu, şöyle yanıt verdi: “Kayma sinyalleri gözlenebi­liyor.

Dubai’ye ilk füze düştü­ğünde telefonlar çalmaya baş­ladı.

Bölgesel istikrarsızlık, sermayeyi “riskli uzak coğ­rafyalardan” “güvenli yakın coğrafyalara” kaydırıyor.

Tür­kiye, enerji koridoru, lojistik merkez ve güvenli bir yatırım platformu olarak öne çıkıyor.”“Elimizde çok büyük İFM fırsatı var”Alkaş & HAN Spaces Yöne­tim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, bölgedeki jeopolitik gelişmele­rin de ışığında İstanbul ofis pa­zarına talebin artmasını bek­lediğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Ancak o bölgeden İstanbul’a ofis başvuruları, he­men ertesi güne olacak bir şey değil.

Bizim elimizde çok bü­yük bir İstanbul Finans Mer­kezi fırsatı var.Bunu çok iyi de­ğerlendirmemiz lazım.

Buna sektörün de hazırlıklı olması, konut ve konaklamayla da den­gelenmesi lazım ki insanlar ge­lip burada çalışmaya başlasın­lar.” İç piyasada ofis konusuna da değinen Avi Alkaş, ofis kira­larında şu anda 40-50 dolar se­viyesinin yeniden duyulmaya başladığını, servis giderleriyle de işletme maliyetinin 80-90 dolarlara çıktığını, piyasanın şu anda bir denge arayışında olduğunu söyledi.Türkiye anlamlı bir lokasyonDubai’deki İnşaat Gecikme Analizi ve Uyuşmazlık Danışmanı İrem Aksay, Orta Doğu’daki savaşın şirketleri, Körfez’i tamamen terk etmeye değil ancak, yeniden dengelemeye zorladığını söyledi.

Artan risk algısına işaret eden Aksay, “Bu da özellikle İstanbul gibi şehirleri tekrar gündeme getiriyor.

Türkiye, hem coğrafi konumu, hem de Avrupa–Orta Doğu arasında köprü olması sayesinde bazı şirketler için operasyonel çeşitlendirme açısından anlamlı bir alternatif haline geliyor.

Ancak bu kayış sadece Türkiye’ye değil.

Afrika da giderek güçlü alternatif olarak öne çıkıyor.”Ofislerde kira artışları hız kestiTürkiye’deki ticari gayrimenkul piyasasını da değerlendiren Furkan Bayoğlu, bu dönemde en fazla Levent, Ataşehir ve Kozyatağı lokasyonlarının talep gördüğünü belirterek, “Bu bölgelerin ortak özelliği metro ve metrobüs gibi ana ulaşım hatlarına doğrudan erişim sunmaları” dedi.

Kiralara da değinen Bayoğlu, “Ofis piyasasında kira artış hızı kesinlikle yavaşladı.

Firmalar hem artan işletme maliyetleri hem de hibrit çalışma modelinin kalıcılaşmasıyla, genel olarak küçülüyor.

Daha önce bin metrekarede faaliyet gösteren firmalar bugün 600-700 metrekarelik alanlara geçiyor.

Bu, yaklaşık yüzde 25’lik bir küçülme anlamına geliyor” değerlendirmesi yaptı.İstanbul da ek portföydeUluslararası gayrimenkul uzmanı ve Parcel Estates üst yöneticisi Özden Çimen de piyasada henüz panik satışının olmadığını söyledi.

Çimen, Dubai’nin cazibesini kaybetmediğini ancak uluslararası yatırımcıların coğrafi çeşitlendirme yaptığını kaydederek, “Yatırımcılar son dönemde Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi farklı lokasyonları da ek portföy destinasyonu olarak değerlendiriyor.

Bunu risk dağıtma stratejisi olarak görebiliriz.

Dubai’nin yabancılara mülkiyet, oturum ve finansman imkanları hala rakiplerine göre avantajlı” dedi.Alternatif 3 rota öne çıkıyor Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Level Immigration & Properties üst yöneticisi Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’nin cazibesini kısmen kaybettiğini, ancak ani bir kaçış olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Yatırımcılar artık, ‘bu pazardan çıkmam gerekirse ve sermayem burada sıkışıp kalırsa B planım ne?’ gibi sorular soruyor.

Dubai’ye alternatif olarak uluslararası gayrimenkul yatırımcısı açısından 3 rota öne çıkıyor.

Bunlar Türkiye, Yunanistan ve Panama.”

İlgili Sitenin Haberleri