Haber Detayı
Dubai’deki ofislerden İstanbul’a kayma sinyalleri var
Dubai’ye ofis kararını erteleyen şirketlerin arttığını söyleyen uzmanlar, ilk füzeler düştüğünde ise ofis arayışı için telefonların çalmaya başladığını belirterek, “Körfez’den İstanbul’a kayma sinyalleri gözlenebiliyor” dedi. Uzmanlar, son dönemde Yunanistan, Panama, Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona’nın yeni destinasyonlarda öne çıktığını söyledi.
Hamide HANGÜLOrta Doğu’daki ateş çemberi ve misillemeler Körfez sermayesini güvenli yeni liman aramaya yöneltiyor.
Bölgede fon büyüklüğü 4 trilyon dolara ulaşırken, özellikle son yıllarda 182 ülkeden gayrimenkul yatırımı ve sermaye çeken Dubai’deki bazı yatırımcılar ofislerini taşımak için alternatif rota aramaya başladı.
Misillemelerle havalimanlarının da hedef alındığı Dubai’ye ilk füzeler düştüğünde İstanbul’da ofis arayışları için telefonların çalmaya başladığını belirten sektör temsilcileri, “Bölgedeki istikrarsızlık, sermayeyi güvenli yakın coğrafyalara kaydırıyor” dedi.
Orta Doğu’daki savaşın etkileri ve ofis piyasasındaki gelişmeleri sektör temsilcileri DÜNYA’ya değerlendirdi.“Savaş uzarsa, fiyatlara yansıması kaçınılmaz”Savaşın ne kadar süreceğinin ve nasıl güvenlik ortamı oluşacağının henüz belirsiz olduğuma işaret eden Sevent Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Bayoğlu, “Herkes durdu, bekliyor, ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, bölgenin ivmesi zayıflıyor” dedi.
Savaşın başlamasıyla Dubai’de konut satışı işlem hacminin 7,55 milyar dolardan 5,61 milyar dolara gerilediğine işaret eden Bayoğlu, “Fiyatlara henüz yansımamış olsa da savaş uzarsa bunun da kaçınılmaz olacağı değerlendiriliyor.
Yıllardır güvenli yatırım merkezi olarak sunulan Körfez şehirlerinin cazibesi ciddi biçimde sarsıldı ve bu algının kısa vadede toparlanması kolay görünmüyor” diye konuştu.Yatırımcı tarafından “bekle-gör”ün hakim olduğuna işaret eden Bayoğlu, “Özellikle ofis segmentinde merkez ofis kararlarını erteleyen ya da alternatif lokasyonlara yönelen şirketlerin sayısı artıyor.
Körfez ülkelerinin milli varlık fonları yaklaşık 4 trilyon dolar büyüklüğünde, bunun küçük bir dilimi bile yön değiştirse devasa hareket anlamına gelir” dedi.Savaşın nedeniyle yeni ofis yatırımlarının Türkiye’ye kaymasının söz konusu olup olmadığı sorusuna Bayoğlu, şöyle yanıt verdi: “Kayma sinyalleri gözlenebiliyor.
Dubai’ye ilk füze düştüğünde telefonlar çalmaya başladı.
Bölgesel istikrarsızlık, sermayeyi “riskli uzak coğrafyalardan” “güvenli yakın coğrafyalara” kaydırıyor.
Türkiye, enerji koridoru, lojistik merkez ve güvenli bir yatırım platformu olarak öne çıkıyor.”“Elimizde çok büyük İFM fırsatı var”Alkaş & HAN Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin de ışığında İstanbul ofis pazarına talebin artmasını beklediğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Ancak o bölgeden İstanbul’a ofis başvuruları, hemen ertesi güne olacak bir şey değil.
Bizim elimizde çok büyük bir İstanbul Finans Merkezi fırsatı var.Bunu çok iyi değerlendirmemiz lazım.
Buna sektörün de hazırlıklı olması, konut ve konaklamayla da dengelenmesi lazım ki insanlar gelip burada çalışmaya başlasınlar.” İç piyasada ofis konusuna da değinen Avi Alkaş, ofis kiralarında şu anda 40-50 dolar seviyesinin yeniden duyulmaya başladığını, servis giderleriyle de işletme maliyetinin 80-90 dolarlara çıktığını, piyasanın şu anda bir denge arayışında olduğunu söyledi.Türkiye anlamlı bir lokasyonDubai’deki İnşaat Gecikme Analizi ve Uyuşmazlık Danışmanı İrem Aksay, Orta Doğu’daki savaşın şirketleri, Körfez’i tamamen terk etmeye değil ancak, yeniden dengelemeye zorladığını söyledi.
Artan risk algısına işaret eden Aksay, “Bu da özellikle İstanbul gibi şehirleri tekrar gündeme getiriyor.
Türkiye, hem coğrafi konumu, hem de Avrupa–Orta Doğu arasında köprü olması sayesinde bazı şirketler için operasyonel çeşitlendirme açısından anlamlı bir alternatif haline geliyor.
Ancak bu kayış sadece Türkiye’ye değil.
Afrika da giderek güçlü alternatif olarak öne çıkıyor.”Ofislerde kira artışları hız kestiTürkiye’deki ticari gayrimenkul piyasasını da değerlendiren Furkan Bayoğlu, bu dönemde en fazla Levent, Ataşehir ve Kozyatağı lokasyonlarının talep gördüğünü belirterek, “Bu bölgelerin ortak özelliği metro ve metrobüs gibi ana ulaşım hatlarına doğrudan erişim sunmaları” dedi.
Kiralara da değinen Bayoğlu, “Ofis piyasasında kira artış hızı kesinlikle yavaşladı.
Firmalar hem artan işletme maliyetleri hem de hibrit çalışma modelinin kalıcılaşmasıyla, genel olarak küçülüyor.
Daha önce bin metrekarede faaliyet gösteren firmalar bugün 600-700 metrekarelik alanlara geçiyor.
Bu, yaklaşık yüzde 25’lik bir küçülme anlamına geliyor” değerlendirmesi yaptı.İstanbul da ek portföydeUluslararası gayrimenkul uzmanı ve Parcel Estates üst yöneticisi Özden Çimen de piyasada henüz panik satışının olmadığını söyledi.
Çimen, Dubai’nin cazibesini kaybetmediğini ancak uluslararası yatırımcıların coğrafi çeşitlendirme yaptığını kaydederek, “Yatırımcılar son dönemde Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi farklı lokasyonları da ek portföy destinasyonu olarak değerlendiriyor.
Bunu risk dağıtma stratejisi olarak görebiliriz.
Dubai’nin yabancılara mülkiyet, oturum ve finansman imkanları hala rakiplerine göre avantajlı” dedi.Alternatif 3 rota öne çıkıyor Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Level Immigration & Properties üst yöneticisi Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’nin cazibesini kısmen kaybettiğini, ancak ani bir kaçış olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Yatırımcılar artık, ‘bu pazardan çıkmam gerekirse ve sermayem burada sıkışıp kalırsa B planım ne?’ gibi sorular soruyor.
Dubai’ye alternatif olarak uluslararası gayrimenkul yatırımcısı açısından 3 rota öne çıkıyor.
Bunlar Türkiye, Yunanistan ve Panama.”