Haber Detayı

İddialar, hatalar, cevapsız sorular... Narin cinayeti neden kapanmadı
Yazarlar hurriyet.com.tr
16/04/2026 05:59 (1 gün önce)

İddialar, hatalar, cevapsız sorular... Narin cinayeti neden kapanmadı

2024 yılında, kaybolduktan 19 gün sonra, üstü taşlarla kapatılıp, çalılıklarla gizlenmiş halde, dere yatağında bir çuvalda cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili soruşturma ve yargılama süreci yeniden gündemde. Bunun iki sebebi var. Bir, Narin’in cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından ‘daha ağır bir suç’ kapsamında değerlendirilmek üzere bozulması ve Bahtiyar’ın bugün Diyarbakır’da yeniden hâkim karşısına çıkacak olması. İki, Narin’in ölümü ve sonraki süreçler hakkında çekilen “Şeytantepe” belgeseli.

VARAN-1NEVZAT BAHTİYAR YENİDEN YARGILANIYOR: NE CEZA ALACAK 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cesedine ulaşılan 8 yaşındaki Narin’in öldürülmesine ilişkin yargılamada tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 1.

Ceza Dairesi tarafından onandı.Nevzat Bahtiyar’a ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası, “eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamında değerlendirilerek Yargıtay tarafından bozulmuştu.6 Nisan’da tutuklu sanık Bahtiyar’ın yargılanmasına yeniden başlandı.

İlk duruşmada Bahtiyar, ifadesini bir kez daha değiştirirken, savcılık mütalaasında sanığın, “yaklaşık 19 gün boyunca sessiz kalmasının, delillerin olumlu şekilde toplanması önünde engel olduğu, cesedi gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine giderek hayatına devam ettiği” görüşüne yer vererek, Bahtiyar’ın, “nitelikli kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.Karar duruşması bir aksilik olmazsa bugün.

Dolayısıyla Narin cinayetini yeniden gündeme getiren ana sorulardan biri bu; “Bahtiyar, ne ceza alacak?”VARAN-2ŞEYTANTEPE BELGESELİ GÜNDEM OLDU: SÜREÇTEN KİM SORUMLU 140journos’un Narin cinayeti ile alakalı hazırladığı “Şeytantepe” belgeseli de cinayeti yeniden gündeme taşıdı.

Belgeselde, Narin cinayetiyle ilgili soruşturma, yargılama ve medyada “tartışmalı” 30 soruya, Adli Bilişim Uzmanı Tuncay Beşikçi, gazeteciler ve sanık avukatları ile Güran ailesinin akrabalarının röportajları ile cevap aranıyor.MADALYONUN DİĞER YÜZÜ EKSİKBelgeselde ne yok?

Nevzat Bahtiyar başta iddiaların odağına oturtulan; soruşturma, yargı ve ımedya mensuplarınn görüşleri...

Yani madalyonun diğer yüzü eksik!

Bir izleyici olarak, “İyi de iddiaların odağındakiler ne diyor bu suçlamalara?” dinlemek isterdim.Davayı başından beri iyi takip ettiğini bildiğim gazeteci Selahattin Günday’ı aradım.

Aynı fikirde: “Tüm iddialara tam anlamı ile yer veren bir yapım olmamış.

Hatta izleyende, Güran ailesini ‘aklama’ gibi bir fikir de oluşturuyor.

Yanlış anlaşılmasın, belgesele de konu olan bazı soru işaretleri doğru.

Narin’in ölümünün ortaya çıkarılması sürecinde hatalar yapıldığı bir gerçek.

Buna döneriz...

Ancak belgeselle yeniden gündeme gelen bu soru işaretleri hâlâ ortada.

Narin’i kim, nasıl öldürdü?

Hâlâ bilinmiyor.

Dolayısıyla ortada soru işaretleri olması Güran ailesinin ‘aklanması’ anlamına da gelmemeli” uyarısında bulunuyor.VARAN-3SORUŞTURMADAKİ ‘KRİTİK’ HATALAR VE ‘SARSICI’ İDDİALAR Peki Narin cinayetinin üzerindeki sır perdesi neden aralanamadı?

Günday’ın soruma yanıtı şu:“Çünkü soruşturmada geç ve yetersiz kalındı.

Bu dosyada uzman bir ekip çalışmadı; dosyaya ‘cinayet’ değil, ‘kayıp çocuk’ gözüyle bakıldı, ‘bir yerlerden çıkar’ diye düşünüldü, zaman kaybedildi.

Narin davası daha en başından cinayet soruşturması olarak yürütülseydi daha hızlı çözülebilirdi.

Ama öyle olmadı.

Mesela...* Narin’in DNA’sının bulunduğu amca Salim Güran’ın arabası, 9 gün sonra incelendi.* Güran ailesinin telefonlarına yine 9-10 gün sonra el konuldu ve o zamana kadar da bazı mesajlar silinmişti.* Narin’in cesedinin bulunduğu bölgeyi gören güvenlik kameraları ancak ceset bulunduktan sonra incelendi ki, Bahtiyar’a bu görüntüler sayesinde ulaşıldı.

Bahtiyar’ın evi ise en başından aranmadı.* Narin’i öldürmekle suçlanan ağabey Enes’in kolunda diş izleri vardı.

Ancak bu izler Narin kaybolduktan 5 gün sonra fark edildi, üzerinden zaman geçtiği için de bu izlerle alakalı bir tespit yapılamadı.

Narin’in kıyafetlerinde tespit edilen PSA sıvısı üzerine gidilmedi.* Narin’in avucunda, tırnaklarında saç örnekleri bulundu, ‘anne soyundan birine ait’ denildi ama bu, yine bir sonuca varmadı, aile üyelerinin sorgulanmasına çok geç kalındı.Tüm bunların siyasi ya da ideolojik açıdan değil, olayın cinayet üzerine kurulmamasından, adımların geç ve eksik atılmasından, bunun da Narin davası üzerinde, “Hadi!

Çözün artık” gibi çok ciddi bir kamuoyu baskısı olmasından kaynaklandığını düşünmekteyim.

Mesela...* Adli bilişimcilerin -Tuncay Beşikçi’nin de belgeselde ifade ettiği gibi- ‘bilimsel karşılığı yok’ dediği ‘daraltılmış baz raporu’ neye göre hazırlandı?

Yani bunlar, kamuoyunu rahatlatmak adına, cinayet ‘bir an önce çözüme kavuşsun’ diye yapılmış, ‘üstün körü’ işler bence.* Yanı sıra medyanın gazetecilik görevlerini unutup, soruşturma boyunca köyde jandarma olup katil araması, dava boyunca dosya üzerinden hâkim olup kararlar vermesi, bu davayı bir ‘fırsat’ görerek, kamuoyunu kendi görüşleri doğrultusunda manipüle etmeleri de cabası.Günün sonunda katili bulamayan jandarma Narin’in, ‘anne, ağabey, amca ve işçi Nevzat’ tarafından öldürüldüğünü savundu.

Dava aşamasında da cinayetin faili ve nedeni bulunamadan bir karar verildi.

Soruşturmanın yeniden açılacağını düşünmüyorum fakat ne Nevzat Bahtiyar ne de Güranlar...

Kimse masum değil!”

İlgili Sitenin Haberleri