Haber Detayı

Çin tufanı kopmak üzere
Yazarlar hurriyet.com.tr
16/04/2026 05:58 (1 gün önce)

Çin tufanı kopmak üzere

AKDENİZ Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Dr. Sohbet Karbuz’un geçtiğimiz günlerde Hürriyet’e verdiği demeçteki ayrıntılar çok önemliydi: 

Ortadoğu’daki savaş nedeniyle enerji piyasasında bu aydan itibaren arz sıkıntısı bekleniyor.

Bölgeden çıkan son tankerler ulaşabilecekleri bütün noktalara ulaştılar.

Abluka kararının nasıl uygulanacağını görmek gerekiyor.

Hiçbir gemi mi sokulmayacak, açıklar olacak mı henüz detaylar belli değil.

Asıl amaç Çin’i de olaya dahil etmek olabilir.

Çin’in 1.4 milyar varillik petrol stoku var, bununla iki-üç ay idare edebilecek.

ABD ise direk petrol kullanımı açısından etkilenmeyecek.

Hatta LNG ihracatında dünyanın bir numarasıydı, cayır cayır yüksek fiyattan LNG satacak.

Hürmüz’de abluka nisan sonuna kadar sürerse çok büyük bir problem olmayabilir ama mayıs sonu önemli.

Çünkü enerji talebinin arttığı dönem haziranla başlar.

Üçüncü çeyrek enerji talebinde önemlidir.

Mayıs sonunda abluka bitmemiş olursa gerçek bir petrol arzı sıkıntısından bahsetmek mümkün.

Bana göre abluka ile plan, olayın başından bu yana sessiz kalan Çin’i yorum yapmaya mecbur bırakmak.

Aynen öyle oldu.

ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda başlattığı abluka sonrasında Çin yavaş yavaş sessizliğini bozdu.

Hatta ‘Trump’ın ablukası, Çin ile gelişmekte olan yumuşama sürecini alt üst etme riski taşıyor’ bile diyebiliriz.

Çin Lideri Xi Jinping, Trump’ın adını anmadan yaptığı üstü kapalı açıklamada ablukaya vurgu yaparak dünyanın “orman kanununa” geri dönme riskini göze alamayacağını söyledi.

Ardından ekledi, “Uluslararası hukukun üstünlüğünün otoritesini korumak için, işimize geldiğinde kullanıp, gelmediğinde terk edemeyiz.”Çin için Hürmüz Boğazı’nın önemini geçtiğimiz günlerde bu köşede kaleme almıştım.

Körfez ülkeleri en yüksek petrol satışını Hürmüz üzerinden başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ülkelerine yapıyor.

İran’ın arka kapıdan sattığı ucuz petrolün en büyük müşterisinin Çin olduğu da sır değil.

Yapılan ihracatın yüzde 90’ı (günde 1.3 milyon varilden fazla) 28 Şubat’ta başlayan Amerikan ve İsrail saldırısından önce Çin tarafından satın alınıyordu.Yapılan yorumlara göre Pekin yönetimi, denizde bulunan sevkıyatların ve etkileyici miktardaki acil durum petrol rezervlerinin muhtemelen kendilerini idare edeceğini bildikleri için İran Savaşı boyunca nispeten sessiz kaldılar.

Hatta Trump’ın boğazı açık tutmak için Çin’den savaş gemileri göndermesi talebini bile görmezden gelip iki tarafa da savaşı bitirmeleri için çağrıda bulundular.

ABD’nin Hürmüz’ü ablukaya alması Çin’in sessizliğini bozdu.

Ablukanın sürmesi Çin’in petrol rezervlerini derinden sarsacak.

Körfez ülkelerinden ve İran’dan gelen petrolün kesilmesi stok sıkıntısı dışında yeni anlaşmalar yapsa bile maliyet artışlarına neden olacak ve üretim süreçlerini sıkıntıya sokacak.

Çin Lideri Xi Jinping’in düşük tonlu eleştirilerinden sonra Çin Dışişleri Bakanlığı daha sert açıklama yaptı.

Amerika Birleşik Devletleri’ni “hedefli bir abluka” uygulamakla suçlayan Çin Dışişleri bunun “zaten kırılgan olan ateşkes ortamında çatışmayı daha da kötüleştireceğini, gerilimi tırmandıracağını ve Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi daha da tehlikeye atacağını” belirtti.Tüm bu gelişmelerin ABD Başkanı Trump’ın Pekin ziyaretine bir ay kala yaşandığına dikkat çekerek bitirelim.

İki liderin bir ay sonra yapacağı görüşmede ticaret savaşlarını yatıştıracak yeni bir süreçten bahsediliyordu.

Bir ay sonra abluka hâlâ devam ederse bu görüşmeden ılımlı bir sonuç çıkması hayal olmakla kalmayacak sinir harbi had safhaya ulaşacak.

Tabii Trump ziyaretini yeniden ertelemezse...

İlgili Sitenin Haberleri