Haber Detayı

Okullarda alarm zili
Yazarlar hurriyet.com.tr
17/04/2026 06:13 (12 saat önce)

Okullarda alarm zili

İki okulda arka arkaya yaşanan ‘öğrenci şiddeti’ni, alanında yetkin iki uzmanla birlikte sorguladım. ‘Okullarda alarm zilleri çalıyor’ diyebiliriz. Peki bunun nedenleri neler? Öğretmenliğin otoritesi mi zayıfladı? Evdeki gibi okulda da mı çocuklar “kral” tahtına oturmaya başladı? Okullarda acilen hangi önlemler alınmalı?

Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki olayları uzmanlarla birlikte sorguladım.

İstanbul Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinde de bulunan şimdi de şiddetle ilgili araştırmalar yapan deneyimli müfettiş, İstanbul Kültür Üniversitesi Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Kriminoloji ve Şiddeti Önleme Bölüm Başkanı Doç.

Dr.

Münevver Mertoğlu ve birçok ilde Emniyet Müdürlüğü yapıp bu süreçte “Okul Polisliği, Aile Polisliği” gibi projeleri uygulamaya geçiren, halen de “Güvenli Okul Projesi” üzerinde çalışmaya devam eden 40 yıllık polis Osman Öztürk ile konuştum.‘KRAL ÇOCUKLAR’Bu iki otoritenin söylediklerinden hareketle ‘okullarda alarm zilleri çalıyor’ diyebiliriz.

Peki bunun nedenleri hakkında neler söylenebilir?

Öğretmenliğin otoritesi mi zayıfladı?

Evde olduğu gibi okulda da mı çocuklar “kral” tahtına oturmaya başladı?

Sistemi bu kral çocuklar mı bozuyor?

Disiplin süreçleri mi değişti?

Çok dillendirildiği gibi eğitim paydaşları arasında hep veliler mi haklı görülüyor, dokunulmaz öğrenciler mi var?

Başarılı olamayan, uyum sağlayamayan ama hep ailelerinin gücü nedeniyle ayrıcalıklı görünen çocuklar mı sistemi bozuyor?

Şiddet içeren diziler mi etkili oluyor?

Trafikte, evde yaşanan şiddet, erozyona uğrayan değer yargıları mı çocukları bu hale getirdi?ŞİDDET OKULA DA YANSIDINedenler daha uzun uzun sıralanabilir.

Ama konuştuğum eğitimcilerden edindiğim izlenimlerden bazıları şöyle:* Çocukların hep arkaları toplanır, her istediği yerine getirilirken, sorunları görmezden geliniyor.* Saygısızlık sokakta, metroda, otobüste olduğu gibi sınıfta da normalleşti.* Çocukların her yanlışı karşısında aileler koşarak hesap sormaya başladı.* Evde, hastanede, trafikte kısacası yaşamın her alanındaki olduğu gibi şiddet okula da yansıdı.* Dijital ve oyun bağımlılığı da bu işin nedenlerinden olabilir.* Kapıya güvenlik koymak yeterli değil.

Sorun erken teşhis, iyi bir rehberlik, önleyici hizmetler ve veli eğitimi.GECİKME LÜKSÜ YOK * Artık gecikme lüksümüz yok.* Okullarda profesyonel güvenlik sistemleri kurulmalı.* Risk haritaları hazırlanmalı.* Rehberlik ve psikolojik destek güçlendirilmeli. * Akran zorbalığıyla aktif mücadele edilmeli.* Aileler sürecin içine alınmalı.* Okul giriş-çıkışları sıkı denetlenmeli.* Acil durum ve kriz planları gerçekçi hale getirilmeli.

Güvenlik, olaydan sonra değil, olaydan önce planlanmalı.

ŞİDDET OKULDA BAŞLAMAZ * Osman Öztürk: Okul dediğimiz yer; çocukların bilgiyle buluştuğu, hayal kurduğu, geleceğe hazırlandığı en güvenli alan olmalı.

Her saldırının arkasında; bireysel kırılmalar, aile içi sorunlar, akran zorbalığı, dijital şiddet, kontrolsüz sosyal medya etkisi, gibi çok katmanlı nedenler var.

Bugünün çocukları sadece sokakta değil, ekranların içinde de büyüyor.Çocuk şiddeti okulda üretmez.

Onu görür, öğrenir ve taşır.

Aile içinde şiddetin normalleştiği, iletişimin zayıf olduğu, sevginin eksildiği ortamlarda büyüyen çocuk; ya mağdur olur ya da fail.

Okul güvenliği ailede başlar.Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin önemli bir kısmı okulda kendini güvende hissetmiyor.

Akran zorbalığı ve şiddet yaygın.

Okul çevresinde madde kullanımı riski var.

Okullara dışarıdan kontrolsüz girişler mümkün.

Bazı okullarda güvenlik hâlâ nöbetçi öğretmenlerle sağlanmaya çalışılıyor.

Oysa öğretmenin görevi güvenlik değil, eğitimdir.KONTROLSÜZ DİJİTALLEŞMEBugün okullar, toplumun aynasıdır.

Toplumda ne varsa, okulda da o vardır.

Bu, sadece bireysel bir hata değil; sistemsel bir güvenlik açığıdır.

Bir çocuğun evdeki silaha erişmesi, potansiyel bir felaketin kapısını aralar.

Şiddetin normalleştiği, iletişimin zayıf olduğu, çocuğun duygusal ihmal yaşadığı, sınır ve değer eğitiminden mahrum kaldığı bir aile ortamında büyüyen çocuklar, yaşadıkları çatışmaları okulda yeniden üretebiliyor.

Buna bir de kontrolsüz dijitalleşmeyi ekleyin.

Çocuklar artık yalnızca fiziksel çevrenin değil, ekranların da etkisi altında büyüyor.

Akran zorbalığı artık okullarda olduğu kadar ekranlarda da yaşanıyor.

Hakaret, dışlama, tehdit, ifşa ve dijital linç; çocukların ruh dünyasında derin yaralar açabiliyor.

Aile, okul ve rehberlik sistemi bu yeni gerçekliği birlikte okumak zorunda.ERGENLİK VE İLGİSİZLİK TETİKLER * Doç.Dr.

Münevver Mertoğlu: Bu saldırılar daha çok ergenlik döneminde yaşanıyor.

Çünkü ergenler bu dönemde kurallara uymakta zorlanırlar, dürtüsel davranışlar gösterirler.

Duyguları çok yoğun yaşar, öfkelerini kontrol edemeyebilirler.

Saplantılı aşklar görülebilir.

Nörobilim açısından bakıldığında, ergenlerde dürtü kontrolünden sorumlu beyin bölgeleri (prefrontal korteks) henüz tam gelişmemiştir.

Risk alma davranışı daha yüksektir.Olaylar tek nedenle açıklanamaz.

Bu nedenle okula yönelik silahlı saldırılar “Bireysel kırılganlık + çevresel stres + silaha erişim + tetikleyici olaylar = yüksek risk” olarak formüle edilebilir.Psikolojik faktörler, sevgi ve güven eksikliği, dışlanmışlık ve yalnızlık duygusu, aile içinde uzun süren çatışmalı ortamlar, şiddete maruz kalma ya da tanıklık etme, kriminal ortamlarda bulunma, temel ihtiyaçların uzun süre karşılanamaması nedeniyle yoğun öfke, dışlanmışlık duygusu, özellikle okulda zorbalığa maruz kalma ve sosyal izolasyon, kendisini, ailesine ve okula ait hissedememe, travmatik bir olayın etkisinden çıkamama, depresyon, ruhsal bir bozukluk, madde kullanımı, anne-baba ya da öğretmenlerin gözünde kendilerini değersiz hissetme, gibi nedenler şiddet riskini artırabilir.NELER YAPILABİLİRBu tür katliamlarda silaha erişim önemli bir faktör.

Bu konuda aile bireyleri ve okula silahla gelme konusunda okul yönetimine çok önemli sorumluluklar düşüyor.

Özellikle birden fazla silahın okula getirilebilmesi sistemsel bir güvenlik zafiyetidir.1- Tehdidi değerlendirmeli: Şüpheli davranışlar cezalandırmak yerine analiz edilmeli.2- Okul iklimi güçlendirmeli: Araştırmalar, “bağlılık hissi” yüksek okullarda saldırı riskinin ciddi şekilde azaldığını gösteriyor.

Öğrencinin kendini görünür ve değerli hissetmesi, öğretmen öğrenci ilişkisinin güçlü olması her zaman işe yarar.3- Zorbalık önleme programları: Zorbalık ile okul saldırıları arasında güçlü ilişki vardır.

Bu programları uygulayan okullarda yüzde 20-70 arasında azalma olur.4- Ruh sağlığı sorunlarını erken fark etme: Birçok saldırganın daha önce sinyal verdiği biliniyor.

Okullarda psikolojik danışman sayısı artırılmalı, depresyon, travma ve öfke yönetimi için erken müdahale yapılmalı ve ailelerle işbirliği olmalı.5- Silaha erişim önlenmeli: Kilitli dolap gibi güvenli saklama uygulamaları ve yasal düzenlemeler şart.6- “Taklit Etme”(Werther) etkisini azaltan medya yaklaşımı: Dünya Sağlık Örgütü failin kimliğinin ve yönteminin abartılmaması, olayın sansasyonel hale getirilmemesi, olayın mağdurları ve çözüm yollarına odaklanılması gerektiği düşüncesinde.7- Aile katılımı: Araştırmalar, aile faktörünün kritik olduğunu gösteriyor.

Açık iletişim, dijital davranışların takibi ve duygusal destek öneriliyor.

İlgili Sitenin Haberleri