Haber Detayı

Suçu önce anne-babalar olarak kendimizde arayalım
Yazarlar hurriyet.com.tr
17/04/2026 05:57 (9 saat önce)

Suçu önce anne-babalar olarak kendimizde arayalım

Bir gün önce Şanlıurfa Siverek’te uzaklaştırıldığı okula av tüfeği ile gelip rastgele ateş ederek 16 kişiyi yaralayan ve ardından yaşamına son veren Ömer Ket, bir gün sonra Kahramanmaraş’ta, sırt çantasında getirdiği tabancalarla eğitim gördüğü okulda 8 öğrenci ile 1 öğretmeni öldüren, 13 kişiyi yaralayan 8’inci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin okul baskını.

İki günde okul baskınlarında öğretmenler ve öğrenci olmak üzere 9 masum insan hayatını kaybetti.

Herkesin bir sorumlu aradığı bu acı olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifa dilemekten başka elden ne gelir.Aslında hepimizin özellikle anne ve babaların elinden çok şey gelir ama önce bunun farkına varmak gerekir. “Biz nerede yanlış yaptık?” diye kafamızı iki elimizin arasına alıp düşünmenin zamanı çoktan geldi de geçti bile...ÇOCUK ŞİDDETİNDEN ÖNCE VELİ ŞİDDETİBu iki olaydan önce de okullarda gencecik öğretmenler, okul müdürleri saldırılara uğradı ve yaşananları sadece seyretmekle yetindik.Çocukları okula göndermekle sorumluluk yüklediğimiz öğretmenlerimize, okul yönetimlerinin hak ve yetkilerini tanımadık.

Hatta okullarda öğretmen ve yöneticilere yönelik şiddeti başlatan bizzat velilerdi.Öğretmenin en ufak telkinini bile CİMER’e şikâyet eden, okulda müdürden ve öğretmenden fazla söz sahibi olduğunu düşünen şımarık veli profilinin okulları getirdiği süreç ortada.Hangi öğretmen veya okul yöneticisi görev yaptığı yerde bunlar yaşansın ister...

Ya da hangi öğretmen onlarca öğrencinin olduğu sınıfta sizin çocuğunuza özel olarak kötü davranır...Öğrencinin öğretimi gibi eğitimi için emanet edildiği öğretmenlerimiz en zor şartlarda bile görevlerini yapmaya çalışırken öğrenciden çok “veli zorbalığı sorunu” ile karşılaşıyorlar.

Bir şikâyetle haklarında soruşturma açılıyor, hatta yargılanıyorlar.

Buna rağmen görevlerini yapıyorlar, görevini yapmayan çocuk sahibi olan ama öğretmenlere zorbalık yapan anne babalar.Artık şunu kabul edelim: Geçen yıllarla gelişen ekonomi, teknoloji, cep telefonlarıyla yatak odalarına kadar giren değerlerin erozyonu karşısında güçlü bir anne ve babalık sergileyemedik.

Çocuğun başarı ya da başarısızlığında, işlediği suçta sorumluluk önce ailenindir.Özel okullardan sonra devlet okullarına yerleşen şımarık veya ilgisiz veli profili, suçu hep karşıda aradı. “Süper zekâ” olduğuna inandığı çocuğunu savunurken hep kendisi haklı diğer öğrenci ile veli ya da öğretmen ve müdür suçlu...ÇOCUK EVDE, ODADA AMA ÇOK UZAKTANe anne baba olarak çocukla yakından ilgileniyorlar, ne çocuklarının ellerindeki telefon ya da bilgisayar üzerinden oynadıkları oyunları inceliyorlar, ne kimle arkadaşlık yaptıklarına bakıyorlar.

Gözünün önündeki çocuğunun bilgisayar oyunları ya da sosyal medya ile aslında kendilerinden çok uzakta olduğunun ve yabancılaştıklarının hatta bir suçluya dönüştürüldüğünün farkında bile değiller.Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olay bunun tipik örneği.

Annesi öğretmen olan katil çocuk İsa Aras Mersinli’nin tutuklanan Emniyet Müdürü olan babası Uğur Mersinli’nin ifadesi bunu gösteriyor:“Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı kendisine ait VPN’i bile varmış, ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur, oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı, oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm.

Ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.

Yaklaşık iki aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum, söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir dedi.

En son üç hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı.

Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim, ismini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm, ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana ‘öf ya..’ tarzında cevap vererek geçiştirirdi sağlıklı bir cevap alamazdım.Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi, yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim, oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım, oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı, odasına girdiğinde ise her şeyi kapatır bize bir şey göstermek istemezdi, biz de bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik.”PROFİL FOTOĞRAF BİLE KATİLE AİTKatil çocuk okulundaki öğretmenlerine ya da öğrencilere karşı bir tavrı olmayan içine kapanık bir kişilik.

Babası da bu durumun farkında.

Farkında olmadığı şey, WhatsApp profil resminin 2014’te ABD’de bıçakla ve silahlı saldırıda 6 kişiyi öldüren 14 kişiyi yaralayan Elliot Rodger isimli bir katile ait bir fotoğraf olması.

Emniyet müdürü babası bir katilin resmini profil fotoğrafı olarak kullanmasının üzerinde durmamış.Hatta 1 ay önce 14 yaşındaki oğlunun birdenbire silahlara merak sarmasının anlamını, yatak odasında bıraktığı tabancayı eline almasını ve kendisini atış yapmaya götürmesinin arkasında ne olduğunu çözememiş.Bu yetmemiş gibi 14 yaşındaki oğlunu poligona götürüp silahla atış yaparken fotoğraflarını çekip yine WhatsApp üzerinden oğluna yollamış. 7 tane ruhsatlı silahı iki av tüfeğini yatak odasına ve mermi dolu sandığı ortaya bırakmış oğlu İsa da 5 silahı alıp okula gelerek öğrenci ve öğretmenleri katledip yaralamış.Elbette onlar da çocuklarının böyle bir katliama kalkışmasını istemezlerdi, ama hiçbir bahane hayattan koparılan masum öğretmen ve öğrencilerin acısının ağırlığını hafifletmiyor.

Oğlu ile ilgili anlattıkları, hatta daha fazlası bugün birçok evde yaşanıyor.

O yüzden benzer sorunları yaşayanlar, odalarına kendilerini kapatıp dijital mecralarda kaybolan çocukları kazanmak için kolları sıvamalı.Yoksa katil çocuk İsa’nın babası Uğur Mersinli gibi “Oğlum İsa Aras’ın mermilerin içinde bulunduğu sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum, oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir” gibi bahaneler üretmek çare olmuyor.

O yüzden bu yaşanan acı olay tıpkı diğerleri gibi hepimize ibret olmalı.

Eğer çocuklarımızın yaptıkları ile ilgilenmezsek hele hangi dijital mecrada neyle ilgilendiğinin üzerinde durmazsak, öğretmenlerimizin okulda gözlemledikleri sorunları geçiştirir, çocuklarımızla ilgilenmek yerine okul yönetimlerini suçlayarak anne-babalık yaptığımızı zannedersek hepimizin bir gün böyle bir durumun kurbanı olabiliriz.Sorumluluklarımızı yerine getirmezsek hepimiz potansiyel bir “katilin” velisi ya da o katilin kurbanı oluruz.

İlgili Sitenin Haberleri