Haber Detayı
İsrail - Fransa ilişkileri Gölgesinde Yadan Yasası Hüsranı
Geçtiğimiz günlerde değindiğimiz - Fransa’da İfade Özgürlüğü Ciddi Tehdit Altında başlıklı yazı- “Yadan Yasası” diye bilinen tartışmalı kanun teklifi büyük tepki üzerine Fransız Ulusal Meclisinde oylanmaksızın geri çekildi.
Hatırlayınız yasa teklifi İsrail ve bugünkü ırkçı ve saldırgan hükümetini, anti semitizmin önüne geçme bahanesiyle, ifade özgürlüğünü kısıtlayan yeni düşünce suçları icat ediyordu.
Geniş kitlelerin öfkesine sebeb olan bu proje, 16 Nisan Perşembe günü Ulusal Meclisin gündeminde iken sürpriz bir şekilde, hükümet kanadının baskısıyla oturumun gündeminden çekilerek oylanmasının ve büyük ihtimal kabul edilmesinin önüne geçildi.
Bu kararın arkasında, biri görünür diğeri daha az dillendirilen, iki sebeb yatıyor. _Birincisi tabii ki, en az Yediyüz bin kişin imzaladığı yasa karşıtı kampanya.Bir kaç haftada ulaşılan bu sayı toplumda nasıl bir infialin olduğunu açıkça ortaya koyma yetmiştir.
Fakat, İktidarın sadece toplumsal duyarlılığı dikkate alarak tavır değişikliğine gittiğini düşünmek, Fransız demokrasisine hak etmediği bir not vermek anlamına gelir. _Buradan sözü ikinci ve “saklı” nedene getirmek istiyoruz.
Bilindiği üzere Fransız Cumhurbaşkanı Macron’un 2025 yılında Filistin’i Devlet olarak tanımasından bu yana İsrail - Fransa ilişkileri gergin devam etmektedir.
Ayrıca İsrail’in -Fransa’nın kendi arka bahçesi gibi gördüğü- Lübnan’a amansız ipleri iyice germiş durumda.
En son ABD’nin baskısıyla bu hafta içerisinde Lübnan - İsrail arasındaki görüşmelere Fransa’nın katılma talebi Siyonist rejimin Vaşington Büyükelçisi Yechiel Leiter tarafından diplomatik nezaketten uzak bir dille reddedilmişti: _“Fransa’yı hemen hemen her konuda mümkün olduğu kadar uzak tutmak istiyoruz, özellikle barış müzakereleri söz konusu ise.
Onlara hiç ihtiyaç yoktur” Yadan Yasasının tartışıldığı ve oylamasına saatler kala gelen bu çıkış’a Fransa Dışişleri bakanı Jean Noel Barrot’an alışılmadık sertlikte bir cevap geldi: _”Büyükelçi’yi mümkün olduğunca mikro ve kameralardan uzak durmaya davet ediyorum..” Sözün kısası perde arkasına sığmayan krizin Fransa cephesindeki fatura, resmi olarak bir ilişki kurulmasada Yadan hanımın tartışmalı ve özünde ifade özgürlüğü açısından tehlikeli, yasa teklifine kesilmiş gözüküyor. “İsrail’e kalkan yasası” olarak kabul edilen bu teklifin başarısız kalmasına en dikkat çeken yorum, önde gelen sol haraketi “Boyun Eğmeyenler’in” lideri Jean Luc Melenchon’dan geldi: _”…soykırımı övenler başarısız oldu.
Netanyahu’nun dostları rezil oldular.Meclisin direnişine bravo!” Sonuç olarak şunu ifade edebiliriz.
Fransa toplumunda büyük bölünmeye yol açabilecek bir yanlıştan şimdilik dönüldü.
Ancak temkinli olmakta fayda vardır.
Aşırı güçlü bir lobi desteğine sahip siyonistler kolay pes edecek gibi görünmüyor.
Şimdiden haziran ayını işaret eden İsrail yanlısı kurum ve kuruluşların başarısı büyük ölçüde Fransa İsrail ilişkilerine endeksli olduğu kesin.
Bugün kapıdan kovuldular ancak yarın bacadan girmeye çalışacaklar.