Haber Detayı

Bir gece merhum Kahveci aradığında
Yazarlar hurriyet.com.tr
18/04/2026 00:55 (1 hafta önce)

Bir gece merhum Kahveci aradığında

ANKARA kulislerinin deli gibi estiği günlerde.

Rahmetli Turgut Özal’ın sürekli şaşırttığı gündemlerde.

Bir gece telefonum çaldı.Arayan rahmetli Adnan Kahveci’ydi:“Fatih Turgut Bey seni bekliyor. ‘Aman takım elbise falan giymesin.

Üzerinde ne varsa öyle gelsin’ diye de uyardı.

Sen ne zaman hazır olursun ben gelip alırım.”O zaman Hürriyet’in Ankara bürosundayım.Turgut Özal pek uyumazdı.

Gece yarısı, ilginç fikirleri tartışırdı.Devrimciydi.Kendi deyişiyle “Progressive Conservative”di.Benim deyişimle “muhafazakâr devrimci”ydi.Biraz sonra Adnan Kahveci geldi.

Adnan Bey özel günlerde otomobili kendisi kullanırdı.Kahveci de müthiş dürüst bir “siyasi mucit”ti.Çok sevmiştik.

Türkiye için büyük kayıplardan birisidir.Az sonra Turgut Bey’in yanındaydık.Önünde en sevdiği kuruyemişler.

Yüzünde her zamanki o “çocukça muzip” ifade.“Gel Fatih gel bak sana ne göstereceğim?”Yanına oturdum.Gülerek:“Adnan sen bir şey söylemedin değil mi?”Kahveci: “Olur mu efendim...”Giderek meraklanıyordum.Turgut Bey önündeki meşin cüzdandan parlak bir kart çıkarttı:“Bak Fatih artık parayı kaldırıyoruz.

Bundan sonra bununla alışveriş yapacaksın.”Anlamamıştım.Şaşırmıştım.Kartı elime alıp baktım.

Üzerinde Turgut Özal yazıyordu.

Yanlış hatırlamıyorsam 00001 gibi bir de rakam gurubu vardı.“Nasıl yani efendim?”“İşte böyle” dedi ve gülerek devam etti.“Mağazaya gideceksin.

Alışverişi yapacaksın.

Bu kartı vereceksin.”Hayatımda ilk kredi kartını o gece görmüştüm.Rahmetli Kahveci bana bakıp gülüyordu.Neredeyse bir ara “Yahu acaba benimle oynuyorlar mı?” diye düşünmüştüm.Ve geldik bugünlere.Rahmetli Özal bu ülkeyi dünyaya açan bir devrimci muhafazakârdı.Ölüm haberini o dönemin bakanı sevgili dostum Işın Çelebi’den almıştım.Mersin’de derin bir üzüntüyle denize bakıp kalmıştık.Özal’ın ölüm yıldönümü için benden bir anıydı...Allah’ın rahmeti üzerinden eksilmesin..ÇEVRİMİÇİ CİNAYETLERŞanlıurfa’daki çocuk katille;Kahramanmaraş’taki çocuk katil aynı şiddet oyununda çevrimiçi olabilirler miydi?Neden olmasın...Şu anda Pekin’deki bir çocuk, Londra’daki bir pedofille aynı çevrimiçi oyuna girebiliyor.İşte tehlike budur arkadaşlar.Zaten Kahramanmaraş’taki çocuk katilin profil sayfasında İrlandalı bir saldırganın olmasını başka nasıl açıklayacağız?Sinemalar böyle senaryolarla dolu değil mi?Artık ne yazık ki, “çevrimiçi cinayetler çağı”ndayız.Bugün okullara musallat olan işte bu “çevrimiçi cinayet” virüsüdür.OYUN YASAKLAMAKLA OLMAZPeki evlatlarımızı saran bu virüsten nasıl kurtulacağız?Dünya bu soruyla uğraşıyor.ABD Başkanı’nın, ülkesinin kuruluş yıldönümünde Beyaz Saray’ın bahçesine “kanlı kafes dövüşleri” kurdurduğu bir dünyada...İsrail’in çoluk çocuk insanları katlettiği;Ve bu görüntülerin televizyonlardan çocukların ruhlarına kadar sokulduğu bir çağda...Ne yazık ki önlemek çok zor.KORUMA SİSTEMİ DEĞİŞMELİHer olayda eleştirmek kolaydır.Ama bir de çözüm önerisi gerekiyor.İşte benim önerim:1-İçişleri Bakanlığı’na sorsak:“Acaba şu anda kaç polis ve jandarma koruma görevi yapıyor?”Önceki gün bir dostum aradı:“Fatih okullara koruma için polis kadrosu sorunu varmış.

Ama biliyor musun ki, adını vermek istemiyorum 80 yaşındaki bir Anayasa Mahkemesi eski başkanı için hâlâ koruma var.

Aradan yıllar geçmiş.

Kimse adını bile hatırlamıyor.

Ama koruması her sabah gelip, biraz oturup sonra ne yapıyorsa artık..”Bu sözler beni çok etkiledi.O yüzden soruyorum:-Geçmişte güvenlikle ilgili kritik görevlerde bulunmuş kişiler hariç;Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ kimlerin koruması var?-Koruma görevi (kritik görevler hariç) ömür boyu mu olmalı?Öneriye gelince;Koruma sistemi elekten geçirilip, bekçilik dahil okullara yeni bir koruma sistemi getirilebilir mi?-Okullarda bir müdür yardımcısı mutlaka rehber öğretmenlere ayrılmalı...Devam edeceğim...

İlgili Sitenin Haberleri