Haber Detayı
ENSİA Başkanı Elvan Aygün Anbar: “İzmir, 2 bin 307 MW kurulu gücü ile Türkiye’nin rüzgâr başkenti”
Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde iddialı hedefleri olduğunu kaydeden ENSİA Başkanı Elvan Aygün Anbar, bugün 16 bin Megavat (MW) seviyesinde olan kurulu gücün 2035 sonunda yaklaşık üç kat artarak 45 bin MW’a ulaşacağını hatırlattı.
EKONOMİ / İZMİR Uzun yıllardır Türkiye’de rüzgâr enerjisi yatırımcılarına santraller kuran Alman sermayeli Nordex, İzmir Serbest Bölgesi’nde yer alan ve Avrupa’nın en büyük kanat üretim tesisi olan eski TPI fabrikasında Nisan ayından itibaren kanat üretimine başladı.
İzmir’deki rüzgâr enerjisi yatırımlarını değerlendiren Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Aygün Anbar, kapanan fabrikalar nedeniyle bozulan morallerin yeniden düzelmeye başladığını belirtti.
Kentin sadece kümelenme başarısıyla değil, 2 bin 307 MW’a ulaşan rüzgâr enerjisi kurulu gücü ile de ‘Türkiye’nin rüzgâr başkenti’ olduğunu hatırlatan Anbar, 30 yıldır ilmek ilmek örülen bu başarının zarar görmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde iddialı hedefleri olduğunu kaydeden Anbar, bugün 16 bin Megavat (MW) seviyesinde olan kurulu gücün 2035 sonunda yaklaşık üç kat artarak 45 bin MW’a ulaşacağını hatırlattı.
Bu büyümenin, ekipman üretiminde yerli üretimle desteklenmesinin önemine dikkat çeken Anbar, kanat üretiminin sadece yaratılan katma değer boyutuyla değil, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları ile sektöre yatırım yapan ve kamuya yerlilik oranı taahhüdünde bulunan şirketler için stratejik önemde olduğunu vurguladı. “Nitelikli işgücü de İzmir’de” Sektörün gelişim sürecinde ve rekabetçi yapıya kavuşmasında türbin üreticilerinin belirleyici rol oynadıklarına işaret eden Anbar, “Biri üretime başlayan, ikisi de üretim için gün sayan kanat fabrikaları, türbin kanadı üretimi için özel olarak tasarlanmış tesislerdi.
Başka bir sektörün üretim yapması için uygun değillerdi.
Adeta milli servet niteliğinde olan fabrikaların aynı amaca hizmet etmesiyle yatırımcılar ciddi bir zaman kaybından kurtulmuş olacak.
İzmir ayrıca bu alanda nitelikli işgücünü uzun yıllardır barındıran ve yetiştiren bir şehir.
Yani üreticileri bu yönüyle de sürece daha avantajlı başlayacaklar.
İhracat potansiyeli olan üretimler için de coğrafi konumu ve güçlü liman altyapısı ile İzmir, yatırımcılar için her daim cazibe merkezi olan bir şehir” diye konuştu. “İşgücü maliyetinde AB’nin üstündeyiz” Emek yoğun olan rüzgâr türbin kanadı üretimi yapan firmaların kapanmaları ya da Türkiye’den ayrılmalarında en önemli nedenin yüksek işgücü maliyetleri olduğunu dile getiren Anbar, “Ülkemizde finansman kaynaklarına erişim çok zor ve oldukça pahalı.
Faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir düzlemde yatırımcılar çok daha az risk alıyor.
Döviz bazında işçilik maliyetlerimiz, çoğu AB ülkesinden daha yüksek ve bu durum yatırımcıyı etkiliyor.
Türkiye bu endüstriyi büyük emeklerle kazanmış bir ülke.
Sadece ülkemiz için değil, yakın coğrafyamız için ve sıfır noktasında olduğumuz denizüstü (offshore) türbin kanatları için de önemli bir üretim ve ihracat potansiyeline sahibiz.
Bu fırsatları değerlendirirken aynı sanayi altyapısını ve işgücünü kullanmak durumunda olacağız.
Korumanın kaybetmekten daha zor olduğunu hiç aklımızdan çıkarmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.