Haber Detayı
Bilgiye yatırım geleceğe sigorta
Sürdürülebilir kalkınmanın temelini ‘nitelikli insan kaynağı’ ile güçlendiren TSKB, Anadolu’da açtığı üç yeni kütüphane ile sosyal etki alanını genişletiyor. Saha gözlemlerimiz eşliğinde bir araya geldiğimiz TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, küresel ekonomideki belirsizliklerin ancak bilgi ve stratejik senaryolarla yönetilebileceğine dikkat çekti.
Başak Nur GÖKÇAMSürdürülebilir kalkınmanın sadece fabrikalardaki karbon filtreleri veya devasa yenilenebilir enerji santralleriyle sınırlı olmadığını her fırsatta vurguluyoruz.
Zira bugün konuştuğumuz yeşil ekonomi ve teknolojik dönüşümün temelinde, bu süreci yönetecek ve ileriye taşıyacak olan ‘nitelikli insan kaynağı’ yatıyor.
Finansmanın gücünü bilgiyle birleştirmeden kalıcı bir kalkınma modelinden söz etmek artık mümkün değil.İşte bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarından birine tanıklık etmek üzere, geçtiğimiz günlerde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) eğitimde fırsat eşitliği misyonuyla hayata geçirdiği yeni yatırımları yerinde inceledik.
Üç yeni kütüphane açılışı için bulunduğumuz bu anlamlı atmosferde, tozlu raflar sadece kitapları değil, aynı zamanda Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücünü de barındırıyor.
Geleceğin ekonomistlerini, mühendislerini ve karar vericilerini yetiştirecek olan bu kütüphaneler, aslında Türkiye’nin küresel ligde kalıcı olmasını sağlayacak en büyük sigortası niteliğinde.Sosyal sürdürülebilirlik vizyonunu 6 Şubat depremlerinin ardından başlattığı ‘11 İlde 11 Kütüphane’ taahhüdünü iki yıldan kısa bir sürede tamamlayarak stratejik bir başarıya dönüştüren TSKB, deprem bölgesinde eğitimin sürekliliği adına atılan bu adımı, şimdi İç Anadolu Bölgesi’ne taşıdı.
Bu kapsamda Banka; Nevşehir Sultan Alparslan İlk-Ortaokulu, Aksaray Yavuz Sultan Selim Yatılı Bölge Ortaokulu ve Niğde Keçikalesi Atatürk İlkokulu’nda açtığı zenginleştirilmiş kütüphanelerle fırsat eşitliğini ulusal ölçekte yaygınlaştırmak için harekete geçti. 76 yıllık kalkınma birikimini toplumsal fayda odaklı projelerle harmanlayan TSKB, bu yatırımlarıyla bilginin ulaşılabilirliğini kalıcı kılmayı hedefliyor.Kütüphanelerin temsil ettiği entelektüel sermaye birikiminin, günümüzün volatil ve belirsizliklerle dolu küresel ekonomi iklimindeki stratejik önemine vurgu yapan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Depremin hemen ardından eğitimde fırsat eşitliğine destek olmak için verdiğimiz 11 İlde 11 Kütüphane sözümüzü tutmanın gururunu yaşıyoruz.
Kütüphaneler aracılığıyla yarattığımız sosyal ve kültürel etkiyi Nevşehir, Aksaray ve Niğde’deki yeni kütüphanelerimizle daha da genişletmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Eğitimde ve sanatta fırsat eşitliğini temel alan uzun soluklu projelerimizle Türkiye’nin aydınlık yarınları için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.“Belirsizlik çağında bol bol senaryo yapıyoruz”Konuşmasında küresel jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ekonomiyi yönetmenin zorluğuna da değinen Ozan Uyar, “Şu an belirsizlikler çağı diyoruz.
Risk dediğiniz şeyi ölçebiliyoruz sonuçta; bir olasılığı var ve ona göre çalışabiliyorsunuz.
Sigortası var, mekanizması var...
Hatta risk ölçmenin mekanizması var.
Ama bir de bilinmeyen var.
Belirsizlik dediğimiz o.
Karşımıza ne çıkacağını bilemiyoruz.
O yüzden uzun vadeye yönelik hesap kitap yapmak zor.Bu nedenle de ekonomistlerimiz genelde kısa süreli senaryolarla ilerliyorlar. ‘Bir ay sonra tepe noktasına ulaşırsa ne olur, sönümlenirse ne olur?’ diye bol bol senaryo yapmak durumundayız” diye konuştu.
Bu belirsizlik ortamında Türkiye için özellikle Avrupa pazarında yeni kapıların açılabileceğine de dikkat çeken Uyar, “Uzak Doğu’daki aksamalar kimya ve plastik gibi sektörlerde Türkiye’ye ‘boşluk doldurma’ şansı tanıyabilir” diye ekledi.Arz güvenliği, yeşil dönüşümün önüne mi geçti?Eskiden enerji ve sanayi projelerinde temel kriter ‘fizibilite’ ve ‘verimlilik’ iken, bugün dünya genelinde öncelik sıralaması kökten değişmiş durumda.
Enerji krizinin vurduğu Avrupa’da, nükleer enerjiden çıkış stratejileri bugün derin bir sorgulama altında.
Söz konusu stratejik kaymaya ilişkin değerlendirmede bulunan Uyar, “Şimdi dünyadaki birinci tema arz güvenliği olduğu için bu hepsinin önüne geçti.
Nükleerden çıkmaya çalışan Almanya buna bir örnek olabilir.
Muhtemelen Almanya da pişmandır şu an birtakım santrallerini kapattığı için.
Çünkü her şeyin önüne arz güvenliği meselesi geçti.
Ama bu yenilenebilirin önemini tabii ki azaltmıyor.
Yenilenebilir enerji yatırımları tüm dünyada aynı hızla devam ediyor” dedi.Yeşil devrimin sessiz ve ‘karbonlu’ lideriYenilenebilir enerji teknolojilerindeki küresel savaşa da değinen TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, Çin’in bu alandaki çift yönlü etkisine dikkat çekerek, “Çin, bir yandan iklim sürdürülebilirliğinin bayraktarlığını yapmasa da enerji yatırımlarıyla dünyayı domine ediyor.
Diğer yandan ise en büyük karbon salımcısı unvanını koruyor.
Yenilenebilir enerji teknolojilerinde bütün dünyayı domine ediyor.
Ama tabii ki hâlâ dünyada en çok kömür santrali çalıştıran, en çok karbon salımı yapan genelde Çin” yorumunu yaptı.Sosyal sürdürülebilirlikte kütüphane etkisiBirleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan ‘Nitelikli Eğitim’ (SKA 4) ve ‘Eşitsizliklerin Azaltılması’ (SKA 10) başlıklarıyla doğrudan örtüşen kütüphane projeleri, bölgesel kalkınma farklarını minimize etmeyi hedefliyor.
Araştırmalar, kütüphaneye erişimi olan bölgelerde analitik düşünme becerilerinin yüzde 25 daha hızlı geliştiğini gösteriyor.
TSKB’nin bu adımı, sanayi dönüşümü için ihtiyaç duyulan zihinsel altyapıyı kırsaldan başlatıyor.
Karbon ekonomisinde yeni denklem Küresel enerji yatırımları 2024 itibarıyla yıllık 3 trilyon dolar sınırına dayanırken, bunun yaklaşık 2 trilyon doları temiz enerji teknolojilerine ayrılıyor.
Ancak Çin’in güneş paneli üretimindeki yüzde 80’lik pazar payı, Batılı ekonomiler için arz güvenliği riskini fosil yakıtlardan teknolojiye kaydırıyor.
Türkiye gibi ‘üretim üssü’ olma adayı ülkeler için bu dönüşümü yönetecek teknik iş gücü, en stratejik sermaye olarak görülüyor.