Haber Detayı
Lojistikte yeni dönemin stratejik gücü olacak
Tedarik zincirinin stratejik merkezleri arasında konumunu güçlendiren Türkiye’nin lojistik depolama sektörü, taşımacılığın tamamlayıcı bir unsuru olmanın ötesine geçerek lojistik performans artışına katkı veriyor. E-ticaret ve yeşil lojistik gibi alanlar sektörün dönüşümünü hızlandırırken depolama altyapısı, ülkenin bölgesel dağıtım üssü olma hedefinin en stratejik yatırım alanları arasında yer alıyor.
Hüseyin VATANSEVERTürkiye’nin uluslararası nakliye ve lojistik pazarı; altyapı iyileştirmeleri, dijitalleşme ve stratejik Orta Koridor konumu sayesinde dönüşüm sürecinden geçiyor.
Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı üzerindeki nakliye faaliyetleri 2024 yılında artış gösterirken, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattındaki iyileştirmeler ve tarife uyumu sayesinde büyümeye devam ediyor.Çok taraflı finansman ile limanlarının kapasitesini artıran Türkiye, intermodal varlıkları ve daha çevreci uygulamalara ağırlık verip uluslararası pazarlarda lojistik rekabet gücünü yükseltiyor.
Entegre lojistik çözümleri ve elektrifikasyon trendlerinde kaydedilecek gelişmelerle büyümenin sürdürülmesi bekleniyor.
Bununla birlikte lojistik operasyonların sağlıklı şekilde sürdürülmesini sağlayan ve operasyonların verimliliğini artıran lojistik depolama da gelişimini sürdürüyor.Depolama sektörü, son yıllarda yalnızca taşımacılığın tamamlayıcı bir unsuru olmanın ötesine geçerek tedarik zincirinin stratejik merkezleri arasında yer edindi.
Özellikle e-ticaret hacmindeki artış, ihracat odaklı üretim modeli ve Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında üstlendiği köprü rolü, modern depo yatırımlarına olan talebi belirgin biçimde artırıyor.
Uluslararası lojistik şirketlerinin Türkiye’deki depo alanlarını büyütmesi ve yeni oyuncuların pazara girmesi, sektörün büyüme ivmesini destekleyen başlıca gelişmeler arasında yer alıyor.
Bununla birlikte yeni yatırımcıların depo ihtiyacı, pazardaki talebe de yansıyor.Depolamanın ağırlık merkezini İstanbul oluşturuyorDepolama yatırımlarında en büyük yoğunluk hâlâ İstanbul ve çevresinde görülüyor.
Özellikle Hadımköy, Çatalca, Tuzla, Gebze ve Kocaeli hattı; liman, otoyol ve hava kargo bağlantıları nedeniyle sektörün ana merkezi konumunda yer alıyor.
Bu eksende lojistik depo talebinin yükselmesi, beraberinde kira bedellerine özellikle son iki yılda önemli miktarda artış olarak yansıdı.
Yatırımcıların bu kira bedeli artışı karşısında Anadolu yakası ve Marmara çevresindeki alternatif merkezlere yöneldiği de gözleniyor.Yalnızca büyük depolama alanına sahip olmak, lojistik depolama yatırımlarında tek başına bir anlam taşımıyor.
Buna ek olarak depo yönetim sistemi, enerji verimliliği, dijital izlenebilirlik, sürdürülebilir bina sertifikaları ve hızlı teslimat kapasitesi rekabetin yeni belirleyici unsurları haline geliyor.
Özellikle yeşil lojistik uygulamaları, uluslararası markalarla çalışan depolama firmaları için önemli bir tercih kriteri oluşturuyor.
Ayrıca karbon emisyonunun raporlanmasında yeşil depolar daha avantajlı.Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) tarafından yayımlanan GYODER Gösterge Türkiye Gayrimenkul Sektörü Raporu 2025/4 çalışmasının “Lojistik Depolar” başlıklı bölümünde birincil lojistik pazarları olan İstanbul-Kocaeli bölgesinde yaklaşık 11,6 milyon metrekare toplam depo stoku bulunduğu bilgisi paylaşılıyor.Söz konusu lojistik depolama alanında 7,8 milyon metrekare ticari kullanım amaçlı lojistik arzın bulunduğu ifade ediliyor.
İnşaat halindeki projelere de yer verileni çalışmada devam eden projelerin hacmi ise yaklaşık 516 bin metrekare olarak kayıt altına alındığı kaydı mevcut.
İnşaat halindeki söz konusu projelerin tamamına yakınının ticari kullanım amaçlı projelerden oluştuğu raporda yansırken; pazarda oluşan yüksek talep doğrultusunda gerçekleşen depo kiralama işlem hacminin 2025 yılı toplamında 340 bin metrekare olarak kayıt altına alındı.Depo kiralama alanında son sekiz yılın en yüksek işlem hacmi gerçekleştiğinin ifade edildiği çalışmanın bu verisi aynı zamanda lojistik depo ihtiyacının giderek arttığını gösteriyor.
Bununla birlikte yıl toplamında gerçekleşen işlemlerde en yüksek payı yüzde 79 ile üçüncü parti lojistik şirketleri aldı ve onu yüzde 13 pay ile perakende sektörü izledi.
Lojistik kiralama işlemlerinde bölgesel bazda en fazla işlemin gerçekleştiği pazar Kocaeli bölgesi olarak öne çıktı.Arzın kısıtlı olması kiralara artış olarak yansıyorRaporda 2025 yılsonu itibarıyla depo boşluk oranları sırasıyla İstanbul’un Avrupa yakasında yüzde 1,9, İstanbul’un Asya yakasında yüzde 1,3 ve Kocaeli’de ise yüzde 1,7 seviyesinde olduğu belirtildi.
Ayrıca lojistik depo birincil kiraları ile ilgili bilgilere de yer verilen çalışmaya göre 2025 dördüncü çeyrekte lojistik depo birincil kiraları dolar bazında metrekare başına aylık 11,25 dolar seviyesine yükseldi.
Geçen yıla kıyasla bu artış yüzde 12,5 oranına denk geliyor.
Raporda yüksek inşaat ve arsa maliyetlerinin, geliştirme faaliyetleri açısından önemli bir zorluk olmaya devam ettiği vurgulandı.Türkiye’de lojistik depolama sektöründe önümüzdeki dönemde sanayi üretimindeki artış, e-ihracat ve bölgesel ticaret koridorlarının genişlemesiyle büyümenin devam etmesi bekleniyor.
Yeni nesil lojistik merkezlerinin çoğalmasıyla lojistik depolama, sadece depolama değil; dağıtım, gümrükleme ve veri yönetimini bir arada sunan entegre tesisler olarak şekillenecek.
Bölgesel dağıtım üssü olma hedefi olan Türkiye’nin depolama altyapısı, önümüzdeki yılların en kritik ve stratejik yatırım alanlarından biri olacak.