Haber Detayı

En büyük düşmanı kendisi
Yazarlar hurriyet.com.tr
22/04/2026 06:06 (4 gün önce)

En büyük düşmanı kendisi

Meseleye tam ortasından girelim...

Gelinen noktada Trump, kendi yarattığı zaman baskısı ve gerçekçi olmayan kırmızı çizgileri yüzünden sıkışıp kalmış durumda.Geçtiğimiz gün durduk yere parmakları alev almışçasına attığı uzun ve öfkeli mesajlara bir bakalım...*-  “Medyada anlaşma yapmak için “baskı” altında olduğumu okuyorum.”-  BU DOĞRU DEĞİL!-  “Her ne kadar her şey nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşecek olsa da, hiçbir baskı altında değilim!”-  “Zaman benim düşmanım değil.”*Şimdi...- Kimse Trump’a “Sana iki hafta mühlet veriyorum hemen anlaşma yap” demedi.Bunu söyleyen Trump’ın ta kendisiydi.- Kimse Trump’a “İki hafta içinde anlaşamazsan öyle bir yüksekten tehdit savur ki mesela İran medeniyetini yok etmekten bahset” demedi.Bunu söyleyen de kendisiydi.-  Kimse Trump’a “İran nükleer silaha sahip olmamayı, uranyum zenginleştirmeyi durdurmayı, elindeki uranyumu ABD’ye vermeyi, vekil güçlere desteği durdurmayı kabul etti” demedi.Bunu iddia eden kendisiydi.-  Kimse Trump’a “İran’ın bir kuruş parasını bile İran’a veremezsin” demedi.Bu kuralı koyan kendisiydi.-  Kimse Trump için İran’la anlaşma çıtasını “Obama’nınkinden daha iyi olmalı” diye en tepeye koymadı.Bunun sebebi de kendisinin Obama takıntısıydı.*Tüm bunlara ek olarak Washington kulislerinde konuşulan bir mesele daha var.Bazı hükümet yetkilileri, başkanın yaptığı açıklamaların görüşmelere zarar verdiğini kabul ediyormuş.Hatta geçen hafta Trump’ın birden çıkıp “İran her şeyi kabul etti” demesi İranlıların canını fena halde sıkmış.

Haksız da değiller hani.*Şöyle bir baktığımızda...Siz bu satırları okurken ABD ve İran yeniden İslamabad’da görüşüyor olur mu olmaz mı, anlaşmaya yakın mıyız uzak mıyız onu bilemem.Fakat apaçık ortada olan şey şu ki Trump’ın en büyük düşmanı ta kendisi.Ben hâlâ aynı görüşümü koruyorum.

Trump bana göre kafasında savaş meselesini bitirdi.

Savaş haline geri dönmek istemiyor.Ama yine Trump’ın kendi yüzünden içine düştüğü daracık alanı da unutmayalım.İran’a nükleer konusunda tahakküm kurması, uranyumu alması, Hürmüz’ü tamamen açtırması, vekil güçlere desteği kestirmesi ve İran’ın tek kuruşunu serbest bırakmaması gerekecek.Bunların hepsi birden aynı anda mümkün mü?Bence asla değil.Peki bunlardan birinde bile Trump taviz verse Obama’yı alaya alırken kendi gülünç duruma düşecek mi?Kesinlikle düşecek.İşte beni endişelendiren nokta da Trump’ın kendi hazırladığı iple hem kendini hem de dünyayı asması.İşin içine İran’daki güç kavgası, otorite boşluğu ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun vesayetinin git gide daha da belirgin hale gelmesi de girince ben bir çıkar yol göremiyorum.Pazar günü demiştim ya... “Diplomasi biraz da karşı tarafın onurunu koruyarak masadan kalkmaktır” diye.Her iki tarafın da bunu hatırlaması ne kadar mümkün?Herhalde bu hafta yaşayıp göreceğiz.

İlgili Sitenin Haberleri