Haber Detayı
İzmir'in iklimsel krizlere dayanıklılığı artırılacak
İzmir BB Sürdürülebilir Kentler Birliği, Zurich Sigorta Grubu Türkiye ve Z Zurich Foundation, iş birliğiyle yürütülen “Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile ölçülebilir etki yaratılması amaçlanıyor
AHMET USMAN / İZMİR İzmir’de iklim dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi’nin tanıtım toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında iklim krizinin artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıktığını vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil.
Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmek.
İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz.
Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur.
Proje kapsamında Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalarda gördük ki, bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Amacımız kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz.
İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri.
Akdeniz Havzası iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor.
Bu projemiz İzmir BB ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma.
Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak, iklim değişikliğini giderecek çözümler bulmak” dedi. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen bu proje, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor.
İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi.
Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı.