Haber Detayı
Bu kafayla zor!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazetelerin Ankara temsilcileriyle buluşup, güncel konularla ilgili açıklamalar...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazetelerin Ankara temsilcileriyle buluşup, güncel konularla ilgili açıklamalar yapmış.Davet edilmediğim için şahsen katılma ya da soru sorma fırsatı bulamadım ama yaptığı açıklamaların “denetimden geçmiş” deşifresini okudum.Keşke okumasaydım.Zira, insan bir makama yeni bir isim atandığında ister istemez yeni bir vizyon, yeni bir bakış açısı görmek, yeni bir söz duymak istiyor ve yeni bir çözüm önerisi bekliyor.Oysa Bakan Bey, hiçbir yaratıcılığı olmayan, yılların güvenlik klişelerine dört elle sarılmış, büyük bir şans eseri oturduğu koltuğu maksimum süre koruma çabası içinde olan standart bir “bürokrat” profili sergilemekten öteye geçememiş.Madem yeni bakanın vizyonu da buymuş, o halde Ali Yerlikaya’yı niye gönderdiniz ki?Aynı istatistikleri ve güvenlik klişelerini o da böyle sıralayabilir, aynı önlemleri o da alabilirdi.***İzin verirseniz, neden böyle düşündüğümü biraz açayım:Bakın okul saldırılarıyla ilgili ne önlem alacaklarmış?- 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge gönderecekler.- Bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek.- Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak.- Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak.- Dijital mecralar yakından denetlenecek.- Daha önce yılda iki kez yapılan “Okul Güvenliği” toplantıları, bundan sonra her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak.- Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir “güvenlik kurulu” oluşturulacak.- Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.***Bu tedbirler size neleri hatırlattı bilmiyorum ama benim gözümde okuldan çok bir kışla manzarası canlandı.
Kapısında polis/jandarma bekleyen, koridorlarında polis/jandarma dolaşan, karakol amirinin de katıldığı bir Güvenlik Kurulu olan okullar.
Bir de güvenlik işini merkeze alan bir sürü bürokratik toplantı ve yazışma.Vizyon bu!İçinde öğrenci yok.İçinde eğitim yok.İçinde çocukların yönlendirilebileceği spor, sanat ya da kültürel faaliyetler yok.Varsa yoksa polisiye tedbirler.Vay öğrencilerin haline!Bir okuldaki sorunlu çocukları önceleyen bir yol izlemeyip, bütün öğrencileri güvenlik odaklı bir gerilime sürüklemenin nasıl bir sonuç doğuracağını hiç düşünmediniz mi?Belki fikir verir diye hatırlatayım istedim:12 Eylül 1980 askeri darbesinden önce bizim ilçedeki öğretmen okulunun kampüsünü iki metrelik briket duvarla çevreleyip, duvarların üzerine de cam kırıklarıyla dolu beton dökmüşlerdi.
Jandarmalar hem kapılarda nöbet tutuyor hem çevrede devriye geziyordu.
Neticede hiçbir işe yaramadı.Siz de okulları karakola dönüştürebilirsiniz, siz de okulların etrafına yüksek duvarlar örebilir, üzerini dikenli tellerle çevirebilirsiniz, siz de okulların çevresinde onlarca devriye gezdirebilirsiniz.Hatta Emrullah Efendi gibi “şu okullar olmasa maarifi ne kolay idare ederiz” diyebilirsiniz.***Çocuğu, öğretmeni, aileyi, eğitimi, öğretimi, bilimi önceleyen hiçbir adım atmadan sadece polisiye tedbirlerle sonuç alacaklarını sanıyorlar.Bakın göreceksiniz:Hiçbir sorun yaşamayan ve çoğunlukta olan uyumlu makul öğrenciler, azınlıkta olan uyumsuz marjinal çocuklar gerekçe gösterilerek alınacak polisiye önlemlerden çok olumsuz etkilenecek.Aramalar, kısıtlamalar, kontrol amaçlı müdahaleler normal öğrencilerin ve onların velilerinin de tepkisini çekecek ve okullardaki gerilim artıracak.Dijital ortamda da aynı şey olacak: Zararlı içerikler yüzünden bütün dijital mecraları öğrencilere, gençlere zehredilecek.Hem gerçek hayatta hem dijital mecralarda bir sürü temel hak ve özgürlüğü kısıtlayacaklar.Bu tablo durumu daha da zorlaştıracak.Neticede iktidarımız bir defa daha başarısız olacak.Bu kafayla gerçekten çok zor!