Haber Detayı
ECB’nin faiz politikası görüş ayrılığına yol açtı
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 30 Nisan’daki faiz kararı öncesinde piyasalarda para politikası beklentileri netleşmeye başlarken, yıl sonuna kadar toplam 50 baz puanlık sıkılaşma fiyatlanıyor. Faiz patikasına ilişkin farklı senaryolar tartışılırken, bazı analistler mevcut piyasa beklentilerinin aşırı iyimser olabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 30 Nisan’da açıklayacağı faiz kararını sabit bırakması, haziran ayında ise faiz oranlarında artışa gitmesi beklenirken piyasalar yıl sonuna kadar 50 baz puanlık bir sıkılaştırmayı fiyatlıyor.ING Global analistleri ise nisan toplantısının faiz beklentilerinin gerçeklerle yüzleşeceği bir sınav niteliği taşıyacağını ECB'nin hem enflasyon hem de büyüme riskleri nedeniyle temkinli tutumunu sürdüreceğini öngörüyor.ECB'den yaz aylarında faiz artışının makul olduğuna dair örtük sinyaller vermesi beklenirken, sürpriz bir artışın "güvercin" bir dille sunulması durumunda piyasaların bunu gelecekteki sıkılaştırmanın öne çekilmesi olarak göreceği ve getiri eğrisinde ılımlı bir düzleşme olacağı belirtiliyor.Artışın "şahin" bir tonda gelmesi durumunda ise bir politika hatası algısıyla uzun vadeli faizlerin aşağı çekilebileceği, enflasyon risklerinin küçümsendiği bir senaryoda ise 2 yıllık faizlerin gerilerken 5 yıl ve üzeri vadelerin yükseldiği bir dikleşme yaşanabileceği vurgulanıyor.Faiz artışı fiyatlamalarına yönelik eleştirilerJefferies’in küresel ekonomisti Mohit Kumar ise piyasaların 65 baz puanlık faiz artışı beklentini mantıklı bulmadığını açıkladı.
Kumar, büyümenin yavaşladığı bir ekonomik ortamda bankanın bir dizi faiz artışına gitme ihtimalinin son derece düşük olduğunu ve bu yöndeki fiyatlamaların gerçekçi olmadığını savundu.Jefferies raporunda, enflasyon endişeleri nedeniyle tek bir ihtiyatlı artışın tartışılabileceği ancak kurumun bunu bile bir politika hatası olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.
Analizde, Avrupa’daki mevcut ekonomik aktivitedeki zayıflamanın, merkez bankasının hareket alanını kısıtladığı ve piyasa fiyatlamalarının aşırı iyimser olduğu kaydediliyor.