Haber Detayı
DTÖ’de sessiz kırılma: Dijital ticaretin yeni mimarisi
Netflix aboneliğine gümrük vergisi gelebilir mi? Teorik olarak artık evet. DTÖ’nün dijital ticareti koruyan 28 yıllık moratoryumu sona erdi. 67 ülke kendi aralarında güvenceyi korudu. Türkiye’nin tercihi ise farklı.
Yönetim Danışmanı Barış Sazak Global ticari kompozisyonun değişimi, karar alma yapılarını ve yasal protokolleri de beraberinde dönüştürmekte.
Son dönemde küresel çapta ufak meblağlı e-ticaret gönderilerinin vergilendirilmesine yönelik ABD, AB başta olmak üzere Türkiye’yi de dahil edebileceğimiz ülkelerde bir dizi “de-minimis” mevzuatı devreye girdi.Sektörün olgunlaşmasıyla ticarette kapladığı alan arttı.
Artık kuralların esnek olduğu rahat günler geride kaldı.
Benzer gelişmeler dijital ticarette de gün geçtikçe daha çok gündeme gelmekte.
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)’nün 1998’de devreye aldığı kurala göre dijital içerik iletimlerine gümrük vergisi uygulanmamaktaydı.
Genel algı Spotify aboneliği, Adobe lisansı, AWS API’si gibi hizmetlerin Alibaba’dan gelen gönderi gibi muamele görmemesi yönündeydi.Geçtiğimiz ay Kamerun’da gerçekleştirilen DTÖ 14.
Bakanlar Konferansı toplantısında, küresel dijital ticaretin geleceğine dair önemli gelişmeler yaşandı.
Üye ülkelerden 67 tanesi kendi aralarında bir e-ticaret anlaşmasını uygulamaya koymak için “geçici düzenlemeler” oluşturduklarını duyurdu.
DTÖ’nün resmi çatısı dahil edilmeyen bu uzlaşı, küresel ticaret hukuku açısından emsal teşkil edebilir.E-Ticaret ve DTÖDTÖ, 1995’te Marakeş Anlaşması ile kurulduğunda dünya hâlâ çevirmeli ağ bağlantılarının emekleme safhasında olduğu bir dönemdi.
Amazon’un henüz bir yaşında olduğu bu dönemde, e-ticaret kavramı anlaşmalara ancak 1998’de, herhangi bir bağlayıcı kural olmaksızın bir “iş programı” çerçevesinde dahil edildi.
O günden bu yana geçen çeyrek asırda dijital hizmetler ve elektronik ticaret, küresel ekonominin belki de en hızlı büyüyen segmenti hâline geldi.E-ticaret pazarı 2025’te yaklaşık 5 trilyon dolara ulaştı.
Küresel e-ticaret satışları toplam perakende satışların yüzde 21’ini oluşturmakta.
Tahminler büyümenin devam edeceğini gösteriyor.
Diğer tarafta internet tabanlı, dijital olarak sunulabilen hizmetler artık dünya genelindeki tüm hizmet ihracatının yarısından fazlasını oluşturmakta.
Aslında tüm tartışmanın temelinde gelinen bu cari durum yatmakta.
Bu büyüklükteki bir sektör, hâlâ 1995 öncesi anlayışla tasarlanmış kurallarla yönetiliyordu.
Yazılım, müzik, film, bulut hizmetleri, uygulama indirme gibi dijital iletimlerden gümrük vergisi alınmaması geçici bir düzenlemeyle (moratoryum) sürekli yenilenmekteydi.Anlaşmanın anatomisiYedi yıl önce başlayan süreç (Joint Statement Initiative), 166 DTÖ üyesinin yalnızca bir bölümünü kapsayan “plürilateral” bir yapıdaydı.
Ancak bahse konu “geçici düzenlemeler” oybirliği ile alınmamış olsa da imza veren ülkelerin toplamda küresel dijital ticaretin yüzde 70’ine sahip olması, kararın önemini artırmakta.
E-ticaret anlaşmasının DTÖ nezdinde resmiyete dökülmesi (Ek-4’e dahli) ve böylece örgütün anlaşmazlık çözüm mekanizmasından yararlanması için tüm üyelerin oybirliğiyle kabul etmesi şartı aranıyor.Geçtiğimiz yılki e-ticaret görüşmelerinde eş başkanlar anlaşmanın Ek-4’e dahil edilmesini talep etti.
Ancak Güney Afrika, Bangladeş, Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Endonezya gibi ülkeler bu talebi desteklemedi.
Aşılamayan bu tıkanıklık neticesinde bir grup kendi aralarında inisiyatif aldı.
Böylece geçtiğimiz mart ayında Kamerun’da kamuoyu ile paylaşılan “geçici düzenlemeler” ortaya çıktı.
Anlaşmanın altı ana ekseni var.
Bunlar; e-ticareti kolaylaştırma, açıklık, güven, şeffaflık ve kalkınma, telekomünikasyon ile güvenlik ve veri koruma istisnaları.De-Minimis ve DTÖSon dönemde dünyada neredeyse eş zamanlı olarak ülkelerin e-ticarette mikro ithalat vergilendirme hamleleri tesadüf değil.
Çin’in Shein ve Temu modeli yani fabrikadan doğrudan tüketiciye, sınır eşiğinin altında binlerce küçük parça halinde gönderim, mevcut kurallar kapsamında uzun süre sorun çıkarmamıştı.
Ancak bu durum Batılı perakendecileri yapısal olarak dezavantajlı durumda bıraktı.De-minimis eşiği fiziksel mal ticaretini ilgilendirdiğinden, teknik olarak DTÖ’nün bahse konu e-ticaret müzakerelerinin birincil gündem maddesi değil.
Ama dolaylı baskısı muazzam.
Çünkü de-minimis tartışması aslında daha büyük bir soruyu gündeme taşıdı: Dijital ve fiziksel ticaretin iç içe geçtiği bu yeni modeli kim, nasıl düzenleyecek?DTÖ’de çatlakDTÖ’nün 14.
Bakanlar Konferansı’nda dijital iletimler üzerindeki gümrük vergisi moratoryumu yenilenemedi ve Mart 2026 sonunda resmen sona erdi.
ABD moratoryumun kalıcı olmasını talep etmekteydi.
Brezilya ve Türkiye ise söz konusu muafiyetin kısa bir uzatmayla devam etmesinden yanaydı.
Brezilya, geçtiğimiz 28 yıllık sürece yayılan bu moratoryumun ekonomik ve mali etkilerinin daha fazla incelenmesine zaman tanımak istedi ve oybirliği sağlanamadı.Bu çok önemli bir kırılma noktası. 1998’den bu yana dijital ekonominin omurgasını oluşturan bu koruma artık yok.
Teorik olarak artık herhangi bir DTÖ üyesi Apple Music satın alımına, ChatGPT sorgusuna, Google Cloud bulut depolama hizmetine gümrük vergisi koyabilir.Bu durum üzerine bir grup DTÖ üyesi, kendi aralarında elektronik iletimlerden gümrük vergisi almama taahhüdünü sürdüreceklerini açıklayan bir ortak bildiri yayımladı.
Süreç neticesinde global dijital devler açısından ciddi bir hayal kırıklığı yaşansa da 2 Nisan 2026’da kamuoyu ile paylaşılan bu bildiri, şimdilik ateşi kontrol altına aldı.Türkiye’nin pozisyonu67 ülkenin imzaladığı “geçici düzenleme”, dijital iletimler üzerindeki gümrük vergisi muafiyetini kalıcı hale getiriyor.
Kamerun’da çözülemeyen moratoryum meselesini, katılımcı ülkeler kendi aralarında kalıcı güvenceye bağlamış olsa da burada bir ihtilaf doğdu.
DTÖ nezdinde moratoryum tartışmalı hale gelirken, 67 ülkelik bu grup özerk bir yapı oluşturdu.
Türkiye dahil katılmayan ülkeler teorik olarak dijital iletimlerden vergi alma hakkını korudu.
Katılanlar ise bu haktan vazgeçti.
Karşılığında hem hukuki öngörülebilirlik hem de diğer 66 ülkenin pazarına ayrıcalıklı erişim kazandılar.T.C.
Ticaret Bakanlığı’nın pozisyonu aslında gayet tutarlı.
Türkiye, moratoryumun yalnızca iki yıl uzatılmasını savunmuştu.
Bu pozisyon, Türkiye’nin dijital iletimlerden vergi alma seçeneğini elinde tutmak istediğini gösteriyor.
Öte yandan Türkiye, mikro e-ticaret vergilendirmesi konusunda da benzer bir tutum sergiledi.DTÖ için asıl soru söz konusu kısa vadeli politika özerkliğinin bedelinin ne olacağı?
E-ticaret düzenlemesi vergi dışında; elektronik imza, çevrimiçi tüketici koruması ve gümrük formlarının dijitalleştirilmesi gibi pratik kolaylaştırıcı kurallar da içeriyor.
Bu kuralların dışında kalmak, özellikle mikro ve KOBİ düzeyinde dijital ihracat yapan Türk şirketlerinin, Trendyol ve Hepsiburada gibi ihracatçı pazar yerlerinin 67 ülkelik blokla ticarette bir süre sonra standart dışı bir pozisyonda kalması anlamına gelebilir.