Haber Detayı

Genç notaların akşamı: Sahneye çıkacak olan sadece müzik değil, gelecek
Yaşam keyfi ekonomim.com
26/04/2026 13:12 (1 gün önce)

Genç notaların akşamı: Sahneye çıkacak olan sadece müzik değil, gelecek

Bir konser düşünün… Alkıştan çok umut biriktiren, teknikten çok hikâye anlatan. İş Sanat’ın “Parlayan Yıldızlar” sahnesi, sezonu kapatırken yine tam da bunu yapıyor: Henüz yolun başındaki müzisyenlerin sesini, yarının hafızasına dönüştürüyor.

İş Sanat, yıllardır sürdürdüğü “Parlayan Yıldızlar” serisiyle yalnızca konser programı sunmuyor; genç müzisyenlere sahnenin o eşsiz deneyimini armağan ediyor. 26. sezonun son buluşması ise 27 Nisan akşamı İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek.

Bu konserin kıymeti biraz da burada saklı: Dinlediğiniz yalnızca bir repertuvar değil, henüz şekillenmekte olan bir müzikal kimlik.

Her notada biraz heyecan, biraz cesaret, bolca da gelecek var.

Aynı sahnede üç ayrı hikâye Bu akşam sahnede üç genç isim var: fagotta Mert Köse, kemanda Arya Şirin Utandı ve yine fagotta Cahide Gür.

Her biri farklı şehirlerden, farklı eğitim yolculuklarından geliyor; ama aynı noktada buluşuyorlar: müziğin dili.

Mert Köse’nin repertuvarında Kuzey Avrupa’dan Fransız nefesine uzanan bir çizgi var.

Lars-Erik Larsson ve Eugène Bozza gibi isimlerin eserleri, genç fagotçunun teknik birikimini olduğu kadar müzikal anlatımını da ortaya koyuyor.

Arya Şirin Utandı ise programıyla adeta bir köprü kuruyor: Ludwig van Beethoven’dan Pablo de Sarasate’ye, oradan Ahmet Adnan Saygun’a uzanan bir repertuvar… Yani hem klasik Batı geleneği hem de bu toprakların sesi aynı yayda buluşuyor.

Cahide Gür’ün seçkisi ise fagot repertuvarının karakterini hatırlatıyor.

Ludwig Milde ve Camille Saint-Saëns üzerinden ilerleyen program, enstrümanın hem zarafetini hem de sahne üzerindeki gücünü ortaya koyuyor.

Yarışmalar, orkestralar Bu üç ismi yalnızca “genç” sıfatıyla tanımlamak eksik olur.

Her biri, kısa sayılabilecek bir zamanda önemli sahnelerden geçmiş, yarışmalarda dereceler elde etmiş ve orkestralarla çalışma deneyimi kazanmış durumda.

Mert Köse’nin uluslararası yarışmalarda aldığı ödüller, Arya Şirin Utandı’nın ardı ardına kazandığı uluslararası başarılar ve Cahide Gür’ün hem sahne hem ustalık sınıfı deneyimleri, aslında Türkiye’deki konservatuvar geleneğinin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu da gösteriyor.

Sadece konser değil “Parlayan Yıldızlar” konserlerini özel kılan şey, ücretsiz olması ya da gençlere sahne vermesi değil sadece.

Asıl mesele, bu konserlerin birer “ilk temas” anı olması.

Dinleyici ile sanatçı arasında kurulan o ilk bağ… Bir sanatçıyı yıllar sonra büyük sahnelerde dinlediğinizde, “Onu ilk burada duymuştum” diyebilmek.

İşte bu yüzden bu konserler, program broşürlerinin çok ötesinde bir anlam taşıyor.

Zamanın içinden geçen bir sergi: 170 Yıldır Zamanın ÖtesindeYaşam Keyfi  

İlgili Sitenin Haberleri