Haber Detayı

PKK, İran’da Mossad’a maşalık yapmak için silah bırakmıyor
Yazarlar hurriyet.com.tr
27/04/2026 01:52 (15 saat önce)

PKK, İran’da Mossad’a maşalık yapmak için silah bırakmıyor

ZAMAN zaman yaptığı çıkışlarla “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” sürecini sabote etmek için açıklamalar yapan PKK terör örgütünün sözcüsü DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit yine piyasaya çıkmış.

18 Şubat 2026 günü parti olarak kabul oyu verdikleri Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi raporunda kabul edilen maddelere ters açıklamalarda bulunmuş.

Bir yandan PKK terör örgütünün silah bırakmadığını kabul ederken diğer yandan raporda olmayan şartlara yar vermiş: “Meseleyi sadece PKK’nin silahsızlanması tartışmasına indirgediğinizde o zaman bu sefer de PKK içerisinde kim gelecek, kim Türkiye’ye dönecek, kim dönmeyecek ya da bu yasal düzenlemeden kim faydalanacak, kim faydalanmayacak gibi dar bir çerçeveye sıkıştırmış oluyorsunuz.

Bütünlüklü bir yasaya ihtiyaç var.

Gerçekten kapsayıcı, bütünlüklü ve gerçekten silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılabileceği, burada siyaset yapabileceği, artık geçmişin geride bırakılıp yeni bir demokratik mücadele hattını büyütebilecekleri, içinde yer alabilecekleri bir zemine ve bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var.

Yasa yapımını getirip tespitle tescile bağlamanın kendisi problemli bir yaklaşım.

Şimdi diyelim ki silahsızlanma dönemi, terhis dediğimiz dönem 4 yılı buldu, 5 yılı buldu ki dünya deneyimleri 7-8 yıla yayılan süreçler olduğunu da gösteriyor.

Şimdi 7 yıl yasa yapmadan silahsızlanmanın nasıl devam etmesini beklerler?

Ya da 4 yıl boyunca yasasız nasıl bu süreç ilerler?

İmralı’nın barışın ve özgürlüğün ve demokrasinin adası olarak görülmesi, kabul edilmesi gerekiyor.”RAPORUN İÇERİĞİNE TERSKoçyiğit’in açıklamaları, kendilerinin de kabul oyu verdiği raporun içeriği ile ters.

TBMM’deki siyasi partiler tarafından Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi 50 milletvekilinin 47’sinin oyuyla 18 Şubat 2026 günü kabul edilen raporda, “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” süreci için en kritik eşik; PKK terör örgütünün silah bırakması olarak tarif edilmişti. “Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.

Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.

Tespit ve teyit mekanizmasının, devletin ilgili kurumları arasındaki eşgüdümle; objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekir.

Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”MİT: SİLAH BIRAKMA GÖSTERMELİK KALDITespit ve teyit konusundaki raporlar öncelikle Milli İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahadaki gelişmelere bağlı gözlemlerine dayanacaktı.Yani güvenlik kurumları PKK terör örgütünün silah bıraktığına dair tespitleri ile bunların teyidi yapılacak, ardından yasal düzenlemelerle terör örgütü mensuplarının geri dönüşü için adım atılacaktı.

Ancak şu ana kadar PKK’lıların silah bıraktığına dair bir tespit yapılmadığı gibi terör örgütünün tam tersine faaliyetleri dikkat çekiyor.Nitekim, basına yansıyan haberlere göre MİT Başkanı İbrahim Kalın kısa süre önce AK Parti grubuna yaptığı bir sunumda, sahada sembolik silah bırakmadan öte dikkat çekici yeni bir gelişme olmadığını dile getirdi.

PKK’nın silah bırakmamasının arkasındaki en önemli neden de İran’da yaşanan gelişmeler.PKK’nın silah bırakmadığını kabul eden Koçyiğit gibi bazı DEM’liler de siyasi alanda bu konudaki gerilimi artırmaya çalışıyor.

Komisyon raporunda önce PKK’nın silah bırakması, sonra yasal düzenlemelerin çıkartılması karara bağlanmış iken bir başka görüşe göre önce yasal düzenleme yapılması, buna göre PKK’lıların silah bırakmasının daha uygulanabilir olduğunu tartışmaları dikkat çekiyor.ÖNCE YASA ÇIKSIN TARTIŞMASIÖnce silah bırakma konusundaki tespit ve teyit yükümlülüğü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sorumluluğunu çok artırıyor.

Çünkü böyle bir tespit ve teyitten sonra PKK terör örgütünün ilk eyleminde suçlanacak kurum Milli İstihbarat Teşkilatı olacaktır.

Provokatif bir eylem sonrası “Hani PKK silah bırakmıştı...” sorusunun altından kalkmak mümkün olmayacaktır.

Önce yasa çıkarmak da PKK’lıların silah bırakmasını garanti altına almayacağı için yasanın çerçevesine bağlı olarak buna imza atmanın siyasi maliyeti de ağır olacaktır.Kaldı ki halen silah bırakıp teslim olmak isteyen örgüt üyeleri için uygulanan yasal düzenlemeler var.SORUNUN ADI TERÖRBu konuda işin esasını konuşmak gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Meclisi ile birlikte “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” için çok büyük adım attı ve her geçen gün artan toplumsal destekle süreci yürüttü.

Meselenin “Kürt sorunu” değil, “Emperyalist ülkelerin maşası PKK terör örgütü” sorunu olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.Nitekim, desteğini çeken ABD’nin Suriye’den çıkması ile bugün Suriye’de PKK/PYD terör örgütünün adı bile anılmaz oldu.

Bu da Suriye’de de meselenin ABD tarafından kullanılan terör örgütü meselesi olduğunu ortaya koydu.

PKK kurulduğundan beri Rusya, İran, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri ABD ve son zamanlarda da görüldüğü gibi İsrail tarafından kullanılan bir maşadan başka bir şey olmadı.İSRAİL MAŞASI PKKBugün de TBMM komisyonu raporuna rağmen silah bırakmamasının arkasında aynı şey yatıyor.

Yani İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattıkları ve hâlâ devam eden savaş tehdidi PKK terör örgütünün bu konuda adım atmasını da engelliyor.

İsrail ve ABD’nin İran’da rejimi yıkmayı, ülkeyi bölmeyi amaçlayan saldırı planının en önemli ayağı, ağır bombardıman sonrası lider kadrosunun öldürülmesi ile muhaliflerin ayaklanması ve bölücü Kürt örgütlerinin silahlı iç savaşa katılmasıydı.

Ancak özellikle Türkiye’nin bu konudaki çabaları bunu önledi.

Fakat ateşkese rağmen İran’a saldırıyı sertleştirmek için uğraşan İsrail, bölücü Kürt grupları ve terör örgütü PKK ile Suriye, Irak ve İran’daki yapılanmalarını yeniden organize etmeye devam ediyor.

Kara saldırısı yapmadan İran’daki rejimi değiştiremeyeceğini bilen İsrail, Mossad üzerinden bölücü Kürt örgütleri kullanmak için zaman kolluyor ve silah bırakmasını engelliyor.

Bu konu yakında daha görünür hale gelecek ve artık kurucusu Öcalan’ı bile dinlemeyen PKK terör örgütünün her zaman olduğu gibi sadece bir maşa olduğu bir kez daha görülecek.

İlgili Sitenin Haberleri