Haber Detayı
Belçika Büyükelçisi Van de Velde: İki ülke arasındaki ticari ilişkiler çok güçlü
Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti 10–14 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek. Misyon öncesi Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün sorularını yanıtlayan Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde "Belçika ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler çok güçlü. Türkiye, AB dışındaki ülkeler arasında Birleşik Krallık, ABD ve Çin'den sonra Belçika'nın dördüncü büyük ortağı ve bu durum artmaya devam ediyor" derken 'Made in Europe' taslağına Türkiye'nin dahil edilmesi sürecine yönelik "Biz de, Türkiye gibi, bunu yakından takip ediyoruz. Türkiye için şu ana kadar oldukça iyi görünüyor, çünkü gümrük birliği ülkeleri bu teklifin bir...
Belçika Ekonomik Misyonu nun Türkiye ziyareti 10–14 Mayıs öncesi tarihlerinde İstanbul ve Ankara da gerçekleşecek.
Belçika Ekonomik Misyonu öncesi Belçika nın Ankara Büyükelçisi Hendrick Van de Velde ve İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht in katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirildi.
Belçika Kraliçesi Mathilde nin liderliğinde gerçekleştirilecek Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretleri öncesi düzenlenen toplantı sonrası Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, misyonun kapsamı, hedefleri ve iki ülke arasındaki ekonomik işbirliği fırsatları konusunda Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü nün sorularını yanıtladı. habericireklam#300x250#130#right# BİZİM İÇİN EN İYİ MODEL İŞLETMEDEN İŞLETMEYE MODEL Avrupa nın enerji güvenliği ve dayanıklılığı konusunda Türkiye ile yapılacak stratejik ortaklıklara da değinen Büyükelçi Van de Velde, hükümetlerin imzaladığı protokollerin ötesinde şirketlerin gerçek işbirliklerine inandıklarını ifade etti. Özellikle atık yönetimi ve offshore rüzgar enerjisi gibi alanlarda Belçika nın güçlü bir teknolojiye sahip olduğunu belirten Van de Velde, Bizim için en iyi model işletmeden işletmeye (B2B) modelidir.
Biz buna inanıyoruz.
Şirketlerin birlikte çalışmakta kendi çıkarlarını bulmalarını sağlamalıyız; çünkü az önce de söylediğim gibi, bazen başkalarının sizin sahip olmadığınız çözümlere ve teknolojilere sahip olduğunu görürsünüz.
Şirketlerin işbirliği yapmasının da nedeni budur.
Bulabileceğiniz en iyi model budur.
Yani hükümetler istedikleri her şeyi imzalayabilir.
Ancak eğer arkasında teknoloji, sermaye ve şirketler yoksa bu işlemez.
Bu yüzden biz bunu tersinden yapıyoruz.
Elbette iş heyetiyle geliyoruz.
Hükümet de orada.
Heyete Kraliçe liderlik ediyor.
Bu, hükümet desteği olduğu ve bunu yapmak isteyen şirketlerin de arkasında olduğumuz anlamına geliyor.
Ama model önce işletmeden işletmeye model.
BİZ BELÇİKA OLARAK MADE IN EUROPE DEĞİL MADE WITH EUROPE YAKLAŞIMINI TERCİH EDİYORUZ Türkiye nin Made in Europe taslağına dahil edilmesi yönündeki tartışmalara dair Belçika nın yaklaşımını açıklayan Büyükelçi Şu an için ‘Made in Europe’ mevzuatı bir proje, taslak aşamasında.
Hala AB Komisyonu’nda bulunuyor.
Dolayısıyla biz de elbette, Türkiye gibi, bunu yakından takip ediyoruz.
Nereye evrileceğini göreceğiz.
Türkiye için şu ana kadar oldukça iyi görünüyor, çünkü gümrük birliği ülkeleri bu teklifin bir parçası gibi görünüyor.
Tabii nasıl gelişeceğini göreceğiz.
Biz Belçika olarak, Başbakanımız da, şu çizgide olduğumuzu çok net ifade etti: Biz ‘Made in Europe’ yerine her zaman ‘Made with Europe’ ifadesini kullanmayı tercih ediyoruz; ve bizce bu çok şey söylüyor.
Bu, Avrupa ile birlikte yapıldığı anlamındaki bu açık yaklaşımı istediğimiz anlamına geliyor.
Açık bir şekilde Türkiye yi de kapsıyor diye konuştu.
HORIZON FONLARI İLE İLGİLİ SEMİNER DÜZENLEYECEĞİZ, ENERJİ SEKTÖRÜNDE ÇOK ŞEY İFADE EDEBİLİR Teknoloji transferi ve ortak Ar-Ge çalışmaları için somut bir yol haritası olup olmadığı sorusuna ise Büyükelçi, AB nin Horizon fonlarına dikkat çekerek yanıt verdi.
Belçika nın bu fonlardan en çok yararlanan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Büyükelçi, şunları söyledi: Şunu görüyoruz ki Belçika gibi ülkeler, Horizon fonlarından en çok yararlanan Avrupa ülkelerinden biri.
Biliyorsunuz Horizon, Avrupa Birliği’nin araştırma ve geliştirmeyi finanse eden bir programı.
Ve biz bu programdan aldığımız pay bakımından Avrupa Birliği’nde en yükseklerden biriyiz.
Türkiye de, aday ülke olarak Horizon’un bir parçası.
Bu arada özellikle bunun üzerine, Horizon fonlarına erişim ve Belçika ile Türk ekonomilerinin, şirketlerinin bu Horizon fonları kapsamında nasıl birlikte çalışabileceğini görmek üzerine bir seminer yapacağız.
Bunlar büyük fonlar.
Bu, ciddi bir sermaye akışı demek.
Geçmişte Horizon’dan gelen fonların şirketler için 12 kat fayda sağladığını gördük.
Dolayısıyla bu seminer sadece bir seminerden ibaret değil, çok şey ifade edebilir. Özellikle de enerji sektöründe.
ANTWERP-BRUGES LİMANI BU İŞİN MERKEZİNDE YER ALACAK Türkiye nin yenilenebilir enerji kapasitesinin Avrupa pazarına taşınması konusunda Antwerp-Bruges Limanı nın merkez bir rol üstleneceğini belirten Van de Velde, Belçika ile Türkiye arasındaki yeşil enerji koridoru potansiyeline ilişkin olarak sözlerini şöyle noktaladı: Antwerp-Bruges Limanı yüzyıllardır, hatta bugün daha da önemli bir şekilde, bu liman alanı Asya ile Avrupa arasındaki tüm ticari güzergahların başlangıç ve bitiş noktası olmuştur.
Dolayısıyla ister Asya olsun, ister Avrupa olsun, tüm projeler Antwerp-Bruges’te biter ya da oradan geçer.
Ve elbette bundan daha geniş bir çerçevede Rotterdam ı da içine alır.
Biz bu konuda çok güçlüyüz ve Türkiye de neredeyse her zaman bu rotalar üzerinde yer alıyor.
Bazen biraz daha kuzeyden gitse de yüzde 80’inde bu rotalar Antwerp’te başlar, Antwerp’te biter ve Türkiye’ye uğrar.
Dolayısıyla açıkça, herhangi bir bağlanabilirlik projesinde Antwerp doğal olarak bu işin merkezinde yer alacaktır.
Türkiye gelecekte yenilenebilir enerjilere çok daha yatırımlar yapacak.
Ve gerçekten, gelecekte Belçika ile Türkiye arasındaki rakamların bunu yansıtacağını göreceğimizi düşünüyorum.