Haber Detayı

Yeşilçam’ın değil Türk Dünyası’nın Kayseri’si
Kemal göz internethaber.com
28/04/2026 00:06 (3 saat önce)

Yeşilçam’ın değil Türk Dünyası’nın Kayseri’si

Bismillahirrahmanirrahim Doğup büyüdüğüm şehir… Kayseri Yeşilçam’ın ne idüğü belirsiz; Ramazan, Şaban, Recep ismiyle dalga geçen beş para etmez filmlerinde ziyadesiyle kötülenen şehrim… Erciyes Üniversitesi kampüsü içindeki her fakülte binasının girişinde o binayı yaptıran hayırseverin isminin yazdığı şehir… Kayseri’yi azıcık dolaşan meraklı bir göz; ilkokuldan camiye, liseden fakülte binalarına kadar hemen her kurumun isminin bir hayırsever tarafından verildiğini görecek; hatta Valilik sitesinde her ay imzalanan yeni protokollere baktığında bu bitmek bilmeyen iyilik yarışı karşısında şaşıracaktır.

İlkokullar, camiler, lise, sağlık ocağı, fakülte binaları… Oysaki biz Kayseri’yi uyanıklar şehri, Kayseriliyi de kendine yontan uyanık esnaf diye bilirdik değil mi?

Mesela ben, Şükrü Malaz İlkokulunda başladım dirsek çürütmeye.

Sonra 50.

Yıl Dedeman Ortaokulunda eğitim aldım.

Kayserili stadyumunu kendi yapar.

Çocuğunun okuyacağı okulu, üniversiteyi kendi yapar.

Gideceği hastaneyi, sağlık ocağını kendi yapar… Bıraksalar şimdiye hızlı treni filan da kendi yapardı da… Oraya hiç girmeye gerek yok.

Bir de Yeşilçam’ın o beş para etmez filmlerinde Kayseri’nin üzerine atılıp bırakılan “tek tırnaklı” eti meselesi vardır.

Açık konuşacağım.

Tarım Bakanlığının listeleri ortada, kendine güvenen varsa bu mesele ile ilgili listedeki ilk on şehre ve hatta ilk yirmi şehre baksın bakalım Kayseri var mı?

Hiçbir zaman olmadı.

Yeşilçam’ın değil Türk Dünyası’nın Kayseri’si Gergin bir bekleyişten sonra Kayseri’nin 2027 TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti olduğu haberini alınca heyecanlandık hâliyle.

Kırmızı halıların adamı muharririniz, Taşkent’te kaybettiği aşkının Aktau’ya kadar izini sürmüş ama bulamamıştı.

Arada Bişkek’ten Almatı’ya oradan da Çimkent’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada sarsak sarsak gezip dolaşsa da doğup büyüdüğü şehirde “Kızıl Elmasını” arayacağını kim bilebilirdi.

Kayseri için bir şans olan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın kararlı duruşu ve bu iş için tayin ettiği ekibin ortaya koyduğu projelerle Kayseri bu unvanı almaya hak kazandı.

Ressamlar ve fotoğrafçılar buluşmaları, tiyatro, sinema ve gastronomi festivalleri, Türk Dünyası’ndan gelen sanatçıların katılacağı konserler, geleneksel dans gösterileri ile Kayseri, kültür adamlarının, tiyatro seyircisinin, resim ve fotoğraf meraklılarının 2027 yılında uğrak yeri olacak.

Türk Dünyası’nda konuşulan farklı dillerle tanışacak.

Muharririniz, kırmızı halıların değişmez adamı, Türk Dünyası’nda 'Kızıl Elması'nı arayan o romantik adam; artık bu uçsuz bucaksız coğrafyadaki tüm dostlarını kendi ocağında ağırlamanın heyecanını yaşıyor.

Orta Asya’dan gelecek kültür adamlarını önce Cami Kebir taraflarına götürüp yanında soğan ve pideyle ayıklanmış bir kelle ısmarlayacağız elbet.

Kapalı Çarşı’da pöç satan o meşhur durağımıza da mutlaka uğrarız..." Olmazsa olmazımız “kıymalı pidemizi” severler mi bilmiyorum.

Türkistan ahalisi kıymalı pideyi “Et adı altında ekmek mi yediyorsunuz bize!” diye eleştiriyor.

Sucuğumuz, pastırmamız hele hele bayram yahnimiz!

Bir garip yahni meselesi Kayseri’de bir bayram sabahı geleneği var.

Pıtlatılarak kabuğundan ayrılmış nohutun kuzu eti ile bir gece önceden pişirilerek bayram namazı sonrası pilav eşliğinde yenmesi geleneğini kime anlatsam önce inanmıyor… Sonra sorular sormaya başlıyor. -Ne yani kahvaltıda nohut pilav mı yiyorsunuz?

Bütün nohutları tek tek kabuğundan ayırıyor musunuz? -He -İşiniz gücünüz yok mu kardeşim sizin?

Tek tek bütün nohutlarla uğraşılır mı? -Uğraşıyoruz, ne yapalım!

Gelenek! -Ve bunu sabah kahvaltısında yiyorsunuz he mi!

Nohut ve pilav! -Nohut ve pilav değil!

Yemeğin adı “Kayseri yahnisi!”.

Nohut ve pilavı sen esnaf lokantasında yersin anca! -Kayserili kadınlarda iyi sabır varmış gerçekten. -Kayserili kadınlar mantıya da çok uğraşır. “Bir kaşığa kırk tane mantı sığmalı.” lafı boşuna çıkmadı.

Hatta kaşıktaki mantılar arasındaki müzikalite bile önemlidir.

Diyelim mantılardan birisinin orası burası yamuk ya da gereğinden fazla içi dolu, bu hemen fark edilir. -Peki Kayserililer nasıl oluyor da hep zengin oluyor Hacı? -Kayserili ticarette ben kazanayım gerisi ne yaparsa yapsın, demez de ondan.

Hem ben kazanayım hem karşımdaki kazansın!

Ticaretimiz ömür boyu sürsün gitsin der… Batmış bir esnafla bir daha ticaret yapamazsın!

Çocuklar ve ticaret Benim oğlum altı yaşında!

El bebek gül bebek!

Attığı her adımı on kişi takip ediyor.

Ben altı yaşındayken Sahabiye mahallesindeki yeşillik bahçesinden yirmi bağ maydanoz alır kapı kapı dolaşarak bunları satardım.

Para saymayı bilmediğim için kâğıt para verenlere kızar, içine kuruşlar karışmış demir paralara bayılırdım.

Ahali elinde maydanozlar kapıda beliren şirin çocuğa fazladan harçlık vermek ister, sonra kendini hiç istemediği bir münakaşanın içinde bulurdu.

Bir keresinde ısrarla bana teklif edilen kâğıt parayı kabul etmeyip evde bozuk para arattığımı hatırlıyorum.

Evin reisi yarım saat dil dökmüş “Bak bu para akşama kadar kazanacağından daha fazla, bozuk parayı ne yapacaksın al şunu git!” demişti de parayı sinirle yere atıp bana bozuk para ver diye bağırmıştım.

Hesapta babam namına çalışıyordum.

Her akşam aldığım sermayenin karşılığı bir sonraki akşam büyük bir disiplinle sayılır, tasnif edilir, kâr zarar hesabı yapılırdı.

Bir süre sonra hemen her gün iflas ettiğim gerçeği hiç öyle “Psikolojisi bozulur!” filan denmeden yüzüme söylenmiş, aile büyüklerinin toplandığı meclisten “Okumaktan başka çarem olmadığı” kararı çıkmıştı.

Son bir şans olarak sakız ve çekirdek de sattım.

Ama o işlerde de çuvalladım.

Şimdi bakıyorum da yanında birisi olmadan altı yaşındaki oğlum bırak maydanoz satmayı yolun karşısına geçebilir mi?

Yazarken bile tüylerim diken diken oluyor.

Yeşilçam neden başka bir şehir değil de Kayseri ile bu kadar uğraştı?

Şimdiki dizi film sektöründe olan biten ne ise Yeşilçam’da da o oluyordu da ondan.

Hülasa altı yaşında bir çocuğun güvenle, gönlünce gezip dolaşabildiği, mert insanların şehri Kayseri, TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti oldu.

Başkentlik Kayseri’ye her alanda yakışır.

Emeği geçenler var olsun!

Son Söz Sen üzülme dedi annem el fettah çek yüz kere İnsan dedi kaybolunca kendi evreninde Ne asansör işe yarar evladım ne vinç ne füze İnsanın içinde bir merdiven var Sen şairsin dedi görebilirsin insanın içinde Kuşlar var sen bilirsin sevmeyi el fettah çek yüz kere Özcan Ünlü

İlgili Sitenin Haberleri