Haber Detayı

Skandala bak hizaya gel!
Deniz zeyrek nefes.com.tr
28/04/2026 05:00 (2 saat önce)

Skandala bak hizaya gel!

Son günlerin en önemli gündem maddelerinden biri Doruk Madencilik isimli şirketten maaşlarını alamayıp Ankara’ya yürüyen ve...

Son günlerin en önemli gündem maddelerinden biri Doruk Madencilik isimli şirketten maaşlarını alamayıp Ankara’ya yürüyen ve Ankara’da açlık grevi başlatan maden işçileri.7 gündür bir devlet yetkilisiyle görüşüp destek almak istiyorlar.Tek istekleri hak ettikleri maaşları, tazminatları almak.Çalışma Bakanlığı, 36 milyon liranın madencilerin hesabına yatırıldığını açıkladı.

Ancak işçiler alacaklarının 300 milyon lira civarında olduğunu gerekçe göstererek eylemlerine devam edeceklerini açıkladılar.Şirkete sorarsanız zor durumda.

O nedenle ödeme yapamıyor.Ancak gerçekler farklı.Belki biliyorsunuzdur ama bilmeyenler için yazayım.

Doruk Madencilik TMSF’den Yıldızlar SSS Holding tarafından alınmıştı.Sebahattin Yıldız’ın sahibi olduğu holding, Türkiye’nin en büyük maden şirketlerinden biri.

Ruhsat sayısı bakımından en büyük desem yanlış olmaz.Şirket patronunun yaşadığı lüks hayatı görseniz aklınız durur.2020’de bir müzayede II.

Abdülhamid’in köstekli saatine 185 bin dolar ödediğini söylesem, neyi kastettiğimi herhalde anlarsınız.Ankara’daki malikanelerini görseniz zaten gayri ihtiyari “Bu adam gariban işçilerin maaşını ödeyemez mi?” diye sorarsınız.Durun daha bitmedi.

NEFES’te dün ekonomi muhabirimiz Nisanur Yıldırım şirketin son üç yılda 131 milyon lira teşvik aldığını yazmıştı.Ben de dün kısa süre önce bir kamu bankasından yüksek miktarda kredi aldıklarını öğrendim.Resmen skandal. “İşçinin alacaklarını öde” diye sıkıştıracakları bir patrona teşvik üstüne teşvik, kredi üzerine kredi veriyorlar.Kimse kusura bakmasın ama yazacağım:AK Parti’nin hakkını alamayan işçinin yanında değil bu patronun yanında olması ideolojik bir tercihtir.

Geçmişte yoksuldan oy alan ve yoksulların partisi olduğunu iddia eden AK Parti, artık sadece patronların partisidir.

Haliyle de AK Parti iktidarı uzun zamandır patronların iktidarıdır.

Maden işçileri yerine madenci patronu desteklemelerinin nedeni budur!

Bizi bu soygundan kim koruyacak?Küçüklüğümden bu yana marangozluk işlerine ilgim vardır.

Elim de söküp dökmeye, monte etmeye yatkındır.

Ancak pazar günü saçma sapan bir hata yaparak kendimi yaraladım.

Göremediğim bir metal parçası elime battı.Metalin kirli paslı hali nedeniyle tetanos olma ihtimalimi düşündüm. 24 saat içinde aşı yaptırmanın faydalı olacağını biliyordum.Vakit kaybetmeden halledeyim istedim.

Gece bizim mahalledeki özel hastaneyi aradık.Yıllarca maaile tedavi için gittiğimiz, ancak son üç dört yıldır sigorta ve hastane fiyatlarındaki astronomik artışlar nedeniyle uzak durduğumuz bir hastane.“Tetanos aşısı yapıyor musunuz” diye sorduk.“Yapıyoruz” dediler.“Fiyatı ne kadar” diye sorduk.“Aşı fiyatı ve muayene ücreti dahil 4 bin 500 lira” karşılığını aldık.“O ne öyle?

Altı üstü bir aşı!

Safra kesesi mi alıyorsunuz?” diyesim geldi ama telefondaki çalışanın ne cevap vereceğini bildiğim için sustum.***Hemen mahalledeki nöbetçi eczaneyi bulup aradım.“Tetanos aşısı var mı” dedim.Telefonun ucundaki nazik hanımefendi “Şu anda elimizde yok ama depoda var” yanıtını verdi.

Aramışken aşının fiyatını da sordum. 410 lira civarındaymış.Aşının fiyatını öğrenince iyice çıldırdım.“Gerekirse alır kendim yaparım” dedim.Sabah uyanır uyanmaz Ayrancı Eczanesi’ne uğradım.

Aşıyı satın aldım.

Eczacı Sedat Bey “ben yaparım” dedi ama ben kendisini uğraştırmak istemedim ve TBMM içindeki hastaneye gittim.

Kayıt yaptırıp acil servise uğradım.

Orada görev yapan bir hemşire iki dakika içinde aşımı yaptı.

Hemşire Hanımın eli de son derece hafif olduğu için TBMM hastanesinden mutlu mesut ayrıldım.***Bu kadar detayı yazmamın nedenini dilerim anlamışsınızdır.410 liralık bir aşının muayene ücreti dahil 4 bin 500 liraya yapılması hangi “serbest piyasa” ilkesiyle açıklanabilir.Ben enayi miyim?İşin en ilginç yanı ne biliyor musunuz?Benim aşımı yaptırdığım TBMM Hastanesi’nde o özel hastanede yapılan işlerin yüzde 70’i yapılıyor ama milletvekillerimiz TBMM Hastanesi’ne gitmek yerine o hastaneye gitmeyi tercih ediyor.Bu da devlete milyonlarca liralık bir fatura çıkarıyor.“Türkiye nasıl batıyor” derseniz “işte böyle batıyor” derim.

Başlıktaki soruyu tekrarlayayım:Sahi bizi bu büyük vurgunlardan kim koruyacak? (Not: Lütfen siz de başınıza gelen bu tür olayları bana yazın)

İlgili Sitenin Haberleri