Haber Detayı

G.Saray neyi doğru F.Bahçe neyi yanlış yapıyor
Yazarlar hurriyet.com.tr
28/04/2026 06:08 (12 saat önce)

G.Saray neyi doğru F.Bahçe neyi yanlış yapıyor

Süper Lig’in bitimine 3 hafta kala, sezonu neredeyse başından beri lider götüren Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 3-0’la geçerek, son haftalara büyük bir avantajla girdi ve 26. şampiyonluğuna çok yaklaştı. Mağlubiyetle birlikte liderin 7 puan gerisine düşen Fenerbahçe’de ise moraller bozuk. Kırmızı kartla oyun dışı kalan kaleci Ederson’a öfke büyük, yönetim ise olağanüstü toplandı. Ez cümle, Galatasaray Okan Buruk yönetiminde üst üste 4. şampiyonluğuna koşarken, Fenerbahçe ise bir sezonu daha hayal kırıklığıyla bitiriyor. Peki Galatasaray neyi doğru, Fenerbahçe ise nerede yanlış yapıyor?

GALATASARAY TRANSFERİ DOĞRU YAPIYOR TAKIMI DOĞRU KURUYOR Elbette her takım lige şampiyonluk hayalleri ile başlıyor.

Fenerbahçe’de aynı şekilde...

Ancak 4 sezondur nisan ayında ayağına gelen fırsatları tepiyor sarı kanarya. 24 Nisan 2023’te İstanbulspor ile 3-3, 22 Nisan 2024’te Sivas ile 2-2, 20 Nisan 2025’te Kayseri ile 3-3 berabere kalarak şampiyonluk şansını zora soktu.

Nitekim kupayı evine götüren de hep Galatasaray oldu.Galatasaray ise bu noktaya bir gecede gelmedi elbette! 2021-2022 sezonunu 13. bitirdikten sonra göreve gelen teknik direktör Okan Buruk ile yakaladı çıkışı, sonrasında da zirveyi bırakmadı.

Ki Okan Buruk, bu kadar yaklaşmışken, 1996- 2000 yıllarında Galatasaray’da futbolcu iken yakaladığı 4 sezonluk şampiyonluk serisini, bu kez teknik adam olarak yakalamak istiyor haklı olarak.Nefes kesen derbi sonrası “GS neyi doğru, FB ise neyi yanlış yapıyor?” sorusu ile spor yazarı ve yorumcularını aradım.Şansal Büyüka’nın yorumu şöyle: “Bu konuda söylenecek çok şey var.

Ancak kesin olan şu: ‘Galatasaray transferi doğru yapıyor, takımı doğru kuruyor ve de bunun sonuçlarını alıyor.’ Özellikle son 4-5 yıldır her sezon, Galatasaray’ın kadrosu Fenerbahçe’ye kıyasla çok daha kaliteli.

Nitekim de 4. şampiyonluğu alacaklar.

Fenerbahçe, 2 ay içinde ‘devrim’ gibi kararlar almaz ve de uygulamaya koymazsa Galatasaray’ın üst üste 5. şampiyonluğunu da görebilirler.”İKİ TAKIM ARASINDAKİ EN TEMEL FARK DEVAMLILIK Uğur Meleke ise “İki takım arasındaki en temel fark devamlılık” diyor ve şöyle devam ediyor: “Galatasaray 4 yılda tek bir teknik adamla çalışırken, Fenerbahçe 4 farklı hocayla bitirdi her bir sezonu.

Farklı hoca, farklı anlayış, farklı strateji...

Okan Buruk devamlılığı sayesinde bir ‘camia kabulü’ avantajı sağlarken, Fenerbahçe’de o kabulü kimse kazanamadı.Galatasaray’da teknik adam istikrarı, kadro devamlılığını da getirdi. 4 yılın üçünde kalede Muslera vardı.

Abdülkerim, Davinson ikilisi, birlikte üçüncü şampiyonluğa gidiyor.

Partneri değişiyor ama Torreira’nın da Türkiye’de 4. yılı.

Icardi ilk 2 şampiyonluğun mimarıydı.

Şimdi Osimhen tuttu kupanın kulpundan.

Icardi de 4 yıldır kadroda bu arada.

Bu listeye Barış’ı, Kaan’ı, Yunus’u da ekleyin.Teknik adam sürekliliği demek, kadro devamlılığı demek.

Kadro devamlılığı da bir omurgaya sahip olmak demek.

Bir omurgaya sahip olmak demek, etrafına yanlış eklemeler yapsanız dahi telafi şansı demek.

Yani iki takım arasındaki farkı tek kelimeyle özetlersek, ‘devamlılık’ derim ben.”PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK G.SARAY’A BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR Galatasaray’ın eski kalecisi Aykut Erçetin ise Galatasaray ile Fenerbahçe arasında psikolojik açıdan ciddi farklar olduğunu söylüyor: “Galatasaray hayal ediyor, hayalinin peşinden de kendinden emin şekilde gidiyor.

Sahaya çıkarken rahat ve özgüvenli. ‘Biz bunu başarırız!’ zihniyetindeler.

E, tabii bunda üst üste alınan 3 şampiyonluğun etkisi de büyük.

Fenerbahçe’nin omzunda ise yılların verdiği bir yük, stres ve yorgunluk var.

Kendilerinden emin değiller, inanmadan çıkıyorlar sahaya.

Taraftarda da durum benzer: ‘Bir şey olur ve yine şampiyon olamayız!’ gibi kötümser bir hava var.

Bir üçgen bu.

Yönetim, futbolcu, taraftar...

Herkes birbirini ateşliyor.

Haliyle ne yönetim ne futbolcu ne de taraftar yapması gerekeni yapamıyor, yanlış kararlar alınıyor.Oysa ‘Futbol basit bir oyundur, zor olan basiti yapmaktır’ der Almanlar.

Taraftar takımına destek olacak.

Futbolcu basit oynayacak, az hata yapacak.

Yönetimin de yapacağı şey basit aslında: ‘İyi bir kadro mühendisliği...’ Doğru transferle, doğru kadroyu kuracak.

Ama Fenerbahçe bu konuda iyi değil.

İhtiyacı olmayan oyuncuları ihtiyaç olmayan mevkilere, taraftar baskısı nedeniyle alıyor, sonra da ‘pat’ diye gönderiyor.” HER İKİ TAKIMIN DA PROBLEMLERE YAKLAŞIMI BARİZ ŞEKİLDE FARKLI Banu Yelkovan ise bugünkü tabloyu sadece ‘kadro’ kalitesiyle açıklamanın eksik kalacağını; asıl farkın, kulüplerin son 10-15 yılda krizlere verdikleri reaksiyon biçiminde yattığına dikkat çekiyor: “Fenerbahçe’nin geçmişten gelen güçlü bir kulüp hafızası ve bunun yarattığı bir özgüveni var.

Ancak işler yolunda gitmediğinde enerjinin önemli bir kısmı, açıklamalar ve gündemi yönetmeye ayrılıyor.

Bu da kulübü daha kısa vadeli, sezonluk çözümlere yönlendirebiliyor.

Sosyal medyanın etkisiyle bu refleks büyüyor; başarısızlıkların etrafında farklı anlatılar oluşabiliyor ve odak sahadan kayabiliyor.

Şunu da ayırmamız gerek: Bu durum ağırlıklı olarak futbol tarafına özgü; kulüp, diğer branşlarda son derece güçlü.

Galatasaray’da ise daha sert ama öğretici bir işleyiş var.

Hata yapıldığında bir karşılığı oluyor; yönetimler değişebiliyor, sistem gerekirse yeniden kuruluyor.

Burak Elmas dönemi yaşanan hızlı değişim bunun somut bir örneği.

Kısa vadede dalgalı görünse de uzun vadede kulübü sürekli kendini yenilemeye zorlayan bir mekanizma var.Dolayısıyla iki takım arasındaki fark, tek bir sezon ya da tek bir kadronun değil; yıllar içinde şekillenen yaklaşım farkının bir yansıması gibi...

İlgili Sitenin Haberleri