Haber Detayı
AK Parti Sözcüsü Çelik: AB Komisyon Başkanı von der Leyen'in açıklamaları talihsiz
AK Parti Sözcüsü Çelik Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada 'Bu AB'nin şu anda niye böyle olduğunu gösteren temel açıklama" diyerek AB Komisyon Başkanı von der Leyen'in sözlerini eleştirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Merkez Yürütme Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çelik, konuşmasında, "Ateşkes kalıcı barışa dönmeli" diyen Ömer Çelik, "İslamabad'daki müzakerelerin sağlıklı ilerlemesini talep ediyoruz.
Daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır.
Uluslararası toplum da barışa güçlü destek vermelidir." ifadelerini kullandı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: "25.yılla ilgili hazırlıklara şimdiden başlamak üzere MYK'mız bunu değerlendirmeye almıştır.
Terörsüz Türkiye gündemimizde.
Meclis çalışmalarını değerlendirerek MYK gündemini tamamlayacağız. 27 Nisan muhtıra darbe mekaniği açısından milletten alınan gücün yaralanması, işlevsiz bırakılması bakımından siyaset karşıtı gelenekti.
AK Parti hükümeti bunu kağıt parçasına çevirdi.
Bu Türkiye siyaseti açısından devrimci dönüşümdür.
Türkiye'nin siyasetinin, demokrasisinin üzerindeki çirkin vesayet uygulamasının bitirilmesidir.
Von der Leyn'in sözlerine tepki Dış politikadaki gelişmeleri yakinen takip ediyoruz.
Gerek Rusya-Ukrayna savaşı gerek Gazze konusunda gerek diğer kriz alanları şu anda İran konusunda, ülkelerin arasındaki ittifaklar çatlıyor.
AB bütün olarak hareket edemiyor.
AB Komisyon Başkanı Leyen'in talihsiz açıklaması oldu.
Türkiye'yi de katarak Avrupa'ya nüfuz etmesini engellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bu AB'nin şu anda niye böyle olduğunu gösteren temel açıklama.
Göç ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların kafasının arkasını göstermesi açısından çok önemli.
Tabii bu bir sır değildi.
Fasıllarda kurala dayanmayan uygulamalar, ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında bir aydınlanma Avrupası yaklaşımını değil; Hristiyan kulübü Avrupa'sını gösteriyor.
Biz de bu konuda uyarımızı yapıyorduk.
AB bunu Rusya-Ukrayna savaşında yaşıyor, Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz.
Burada Leyen'e sorulması gereken şey; bir aday ülkeye dönük çifte standardınızın ideolojik temelleri nedir, diye sormak gerekir.
AB hiçbir zaman stratejik ve siyasi bir güç haline gelemedi.
NATO meselesinde kendi güvenliğini bile kendi sağlayamayan birlik durumunda.
Leyen'in bu tutum içine girmesi AB'nin bugün neden bu halde olduğunu iyi gösteren bir şey.
Madem Türkiye Balkanları ve Avrupa'yı domine edecek kadar büyük bir güç, o zaman bu güç ile işbirliği yapmaları gerekir.
Türkiye'nin diğer ülkelerden farkı AB'ye aday ülke.
Onu bu kadar güçlü görüyorsunuz, doğrusu bu aday ülkeyle işbirliği yapmaktır.
Bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz.
İsrail'in süren Lübnan saldırıları Netenyahu ve katliam şebekesinin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını insanlığın tüm şubelerine karşı olduklarını söylüyorduk.
Lübnan'da İsrail askerinin Hz.
İsa'ya ait heykeli parçalamasında nefret doğal olarak Hristiyan aleminin tepkisini çekti.
Bunların Müslümanların, Hristiyanların değerlerine hiçbir saygıları yok.
İnsanlık ittifakının bu fanatizmi durdurması gerektiğini söylüyoruz.
Papa'nın savaş karşıtı ifadelerinin dikkat çekici olduğunu belirtmek isterim.
Katolik din adamı dört ölçüden bahsediyor birincisi adil neden, niyet, savaş son çare, orantılı araçlar söz konusu olmalıdır diyor. 'Ateşkes kalıcı barışa dönmeli' Kudüs'ün statüsünün korunması konusunda insanlık ittifakının ortak hareket etmesi gerekliliği bir kez daha görülüyor.
ABD'nin haksız ve hukuksuz şekilde İran'a yaptığı saldırıdan sonra ortaya çıkan tabloyu dikkatle takip ediyoruz.
Ateşkes kalıcı barışa dönmeli.
İslamabad'daki müzakerelerin sağlıklı ilerlemesini talep ediyoruz.
Daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır.
Uluslararası toplum da barışa güçlü destek vermelidir.
İsrail Lübnan'a saldırarak, başka yerlerde kriz çıkararak Gazze'yi unutturmaya çalışıyor. 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Hava ve kara harekatlarıyla işgal ediyor.
Lübnan'ın tarihi değerlerini de tahrip ediyor.
Burada insani felaket giderek büyüyor, ateşkese rağmen bir masa zeminine rağmen İsrail saldırganlığını aynen devam ettiriyor.
Lübnan konusunda uluslararası toplumun hassasiyet koyması gerekiyor.
İsrail Gazze konusundaki ilk aşamadaki yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmiyor.
Tek taraflı dayatma ve şartlarda bulunuyor.
İlk aşama için mutabık kalınmış olan yardımların Gazze'ye ulaşması, Refah kapısının açılması gibi ilkelerin yerine gelmesi lazım.
İkinci aşamayı engelleyen güç İsrail'dir.
Batı Şeria'yı Gazzeleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor.
Dış politika gündeminde sayın Cumhurbaşkanımızın mesaisi en yoğun şekilde barışın sağlanması, diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam etmektedir.
Bu zamanlar insanlık ittifakı adına doğru ilkeleri çalıştırmanın zamanlarıdır.
Bunun dışında hareket edenler daha büyük sıkıntılarla kendilerini karşı karşıya bırakacaklardır.