Haber Detayı

Depodaki 16,1 milyar dolarlık petrol, İran’da krize gebe
Sektör haberleri dunya.com
29/04/2026 00:00 (5 saat önce)

Depodaki 16,1 milyar dolarlık petrol, İran’da krize gebe

ABD-İran arasındaki savaşın ateşkes süreciyle birlikte 7’nci haftasında dünya ekonomisini çıkmaza sokan petrol, İran için ciddi ekonomik krize gebe. Abluka altındaki Hürmüz’den çıkartılamayan petrolün 155 milyon varile ulaştığı tahmin edilirken, depolama kapasitesinin dolmasına sadece 12 gün kaldı.

Orta Doğu’daki sava­şın yedinci haftasında, ABD’nin İran petrol akı­şını kesmek amacıyla uyguladı­ğı abluka stratejisi fiziki sonuç­larını veriyor.

Uydu görüntüleri ve Windward gibi deniz istihba­rat firmalarının analizleri, 6 ila 8 süper tankerin (VLCC) Bas­ra Körfezi’nin dışındaki Çaba­har Limanı açıklarında, ABD ablukasının hemen sınırında rölantide beklediğini gösteri­yor.Vortexa Ltd. verilerine gö­re, dünya genelinde yaklaşık 155 milyon varil İran ham petrolü şu anda ya transit halde ya da yü­zer depolama ünitelerinde alı­cı bekliyor.

Varil fiyatı 104 dola­ra ulaşan Brent petrolün toplam maliyeti ise 16,1 milyar dola­rı buluyor.

Karadaki depolama tesislerinin ve liman açıkların­daki tankerlerin tamamen dol­masıyla birlikte, İran’ın petrol kuyularını kapatmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.Kritik eşik: 12 günlük süre kaldıHark Adası, İran petrolünün %90’ından fazlasını üretiyor ve yaklaşık 30 milyon varil depo­lama kapasitesine sahip.

Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki abluka nedeniyle bu kapasite dolmak üzere.

Tahran, kritik kırılma noktasını geciktirmek için 30 yıldır boşta duran paslanmış tankeri Nasha’yı yeniden yüz­dürerek deniz üzerinde yüzer depolama alanı olarak kullan­maya başladı. 2 milyon varil ka­pasiteli dev geminin, İran’ın ana ihracat üssü olan Hark Adası’na doğru yol aldığı görüldü.Gold­man Sachs ve Morgan Stanley gibi kurumların petrol fiyat tah­minlerini 100-110 dolar ban­dına çekmesinin arkasında­ki temel neden de bu kilitli ar­zın piyasaya ne zaman ve hangi şartlarda döneceğinin belirsiz­liğini koruması.

Denizcilik ana­listleri, İran’ın mevcut depola­ma alanlarında sadece 13 mil­yon varillik boş yer kaldığını bildirdi.

Günlük net petrol giri­şinin 1 milyon ila 1,1 milyon varil arasında olduğu hesaplandığın­da, İran’ın depolama kapasite­sinin 12 ila 13 gün içinde tama­men dolacağı öngörülüyor.Üretimin durması geri dönülmez hasar demekDepolama kapasitesinin dolması durumunda İran’ın önünde çok az seçenek kala­cak.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in de uyardığı üzere, depolanamayan petrol üretil­meye devam edemez.Ancak özellikle su enjek­siyonlu sahalarda üretimin durdurulması, kuyularda geri dönülemez hasarlara ve uzun vadeli üretim kayıplarına ne­den olabilir.

Eğer ABD ablukası devam eder ve ihracat kanal­ları açılmazsa, İran yönetimi ya üretimi sert bir şe­kilde kesmek ya da en stratejik petrol sahalarının kalıcı olarak zarar gör­mesini göze almak zorunda kalacak.

Bu durumun, ülke genelinde büyük bir ekonomik krizi te­tiklemesinden en­dişe ediliyor.Öte yandan BAE, Petrol İh­raç Eden Ülke­ler Örgütü'nden (OPEC) ayrılaca­ğını açıkladı.

Ülke yönetimi bu kara­ra gerekçe olarak uzun vadeli eko­nomik vizyon ve stratejisini gös­terirken, "Gelecek­te dünyanın enerji talebi ve ihti­yacının artacağını düşünüyo­ruz" dedi.Trump teklifi pek sevmediİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgesel muhataplarıyla Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını hedefleyen ancak ABD ile nükleer program üzerindeki görüşmeleri sonraya erteleyen bir öneriyi görüştü.

Üç ülkeyi kapsayan 72 saatlik yoğun diplomasi trafiği, plana daha geniş bir destek sağlama amacını taşıdı.

İran, nükleer programı ile ilgili müzakerelerin gelecekteki bir tarihte yapılması şartıyla Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için ABD'ye yeni bir teklif iletmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt yeni teklifi doğrulayarak, Trump’ın İran’ın teklifini üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarıyla görüştüğünü söylemişti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ise ‘teklifi pek sevmediği’, Tahran’ın nükleer programına değinmediği gerekçesiyle beğenmediği iddia edildi.BM de Hürmüz darboğazından çıkamadıBM Güvenlik Konseyi’nde Hürmüz Boğazı’nın durumu hakkında kritik bir oturum düzenlendi.

Oturumda İran, ABD, Fransa ve BM Genel Sekreteri karşılıklı sert açıklamalarda bulundu.

İran’ın BM Temsilcisi Emir Said İravani, boğazın kapalı olmasından ABD’yi sorumlu tutarak, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların nedeninin “ABD ve destekçileri” olduğunu savundu.

ABD’nin BM Temsilcisi Mike Waltz ise İran’ı “uluslararası su yollarına mayın döşemekle” suçladı ve Tahran’ı uluslararası bir suçlu olarak nitelendirdi.

Fransa’nın BM Temsilcisi ise krizin sorumluluğunu ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarına bağlayarak, uluslararası hukukun ihlal edildiğini ifade etti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Hürmüz Boğazı’nın açılması çağrısında bulunarak, “Gemilerin geçişine izin verilmeli, ticaret yeniden başlamalı, küresel ekonomi nefes almalı” dedi.

Hürmüz’de LNG tankeri ablukayı aştıHürmüz Boğazı’nda ABD-İran gerilimi nedeniyle durma noktasına gelen LNG trafiğinde sınırlı hareketlilik başladı.

BAE’den yükleme yapan “Mubaraz” adlı tanker, haftalarca sinyal vermeden ilerledikten sonra Hindistan açıklarında yeniden ortaya çıkarak güvenli sulara ulaştı.

Dünya LNG arzının beşte birinin geçtiği boğazdaki tıkanıklık, küresel gaz fiyatlarını yukarı taşırken, bu sevkiyat piyasalar açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.ABD’den İran hava yolları uyarısıABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım listesinde yer alan İran hava yolu şirketleriyle ticari ilişki kuran kişi ve kuruluşların ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceğini duyurdu.

Yaptırım kapsamındaki İran hava yollarıyla iş yapılmasının, “ABD yaptırımlarına maruz kalma riski taşıdığını” vurgulayan Bessent, yabancı hükümetlere de çağrıda bulundu.

Bu kapsamda, kendi yetki alanlarındaki şirketlerin söz konusu uçuşlara yakıt temini, ikram hizmeti, iniş ücreti ödemeleri veya bakım gibi destekler sağlamasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

Bessent ayrıca, İran bağlantılı kuruluşlarla iş yapılmasını kolaylaştıran ya da doğrudan bu kuruluşlarla ticaret yürüten üçüncü taraflara karşı adım atmaktan kaçınmayacaklarını da sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri