Haber Detayı

OPEC'ten çıktı, sistemi sarstı: BAE, Körfez'den neden koptu? | Dış Haberler
Dünya haberturk.com
29/04/2026 11:06 (1 gün önce)

OPEC'ten çıktı, sistemi sarstı: BAE, Körfez'den neden koptu? | Dış Haberler

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Suudi Arabistan'ın lideri olduğu OPEC'ten çıkma kararı, Körfez dengelerinde ciddi bir sarsıntı yarattı. Suudi Arabistan'la geleneksel bir rekabet içinde olan BAE'nin bu kararı Riyad'ın düzenlediği Körfez Zirvesi sırasında açıklaması da dikkat çekici. BAE'nin bu kararı almasının en önemli sebebi olarak İran Savaşı'nda yaşanan kırılmalar öne çıkıyor: Körfez'in İran politikalarının çökmesi, saldırı sürecinde ortak bir yol haritasının belirlenememesi ve ABD'nin koruma şemsiyesinin güvenilirliğinin yıkılması. Tüm bu süreçler, BAE'nin bağlantısız, kendi yolunu çizme kararı almasına kapı açtı.

Körfez in önemli ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri nin petrol üreticisi ülkelerin oluşturduğu OPEC ten ayrıldığını duyurması, küresel dengeleri sarstı.

BAE nin aldığı bu radikal karar, ABD ve İsrail in İran a saldırmasıyla başlayan savaşın şimdiye kadarki en kritik sonuçlarından biri oldu.

Peki BAE yi bu kararı almaya götüren süreç nedir?

BAE nin kararının ipuçlarının, Suudi Arabistan ın Körfez Arap liderlerinin zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlandığı sırada dolaşıma girdiği belirtiliyor.

Haftalardır Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, Arap komşularına yönelik hayal kırıklıklarını açıkça dile getiriyor ve ABD ile İsrail’in bombardımanlarına karşılık Körfez ülkelerine binlerce füze ve insansız hava aracı fırlatan İran’a karşı sergilenen zayıf tutumdan şikayet ediyorlardı.

Analistler, Birleşik Arap Emirlikleri nin bu zirvede bu hoşnutsuzluğunu gösterip göstermeyeceğini merak ediyordu.

Zamanlama da diplomasinin parçası Ardından, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman toplantıyı başlatır başlatmaz, Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti yüzlerce kilometre uzaktan bir bomba attı: Küresel enerji fiyatları üzerinde büyük etkisi olan petrol üreticisi ülkelerin oluşturduğu OPEC ten ayrıldığını duyurdu.

BAE yetkilileri, petrol üretimini tek taraflı olarak artırmak ve piyasanın uzun vadeli ihtiyaçlarını karşılamak için bu kararı aldıklarını açıkladı, ancak OPEC in fiili liderinin Suudi Arabistan olduğu gerçeği bölgedeki hiç kimsenin gözünden kaçmadı.

Bu durum savaş sırasında hızlanan ve Orta Doğu yu yeniden şekillendiren son dönemdeki kaotik değişimlerin güçlü bir sembolü.

OPEC ten ayrılmakla Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti, kendi çıkarları doğrultusunda dramatik adımlar atmaya hazır olduğunu ve geleneksel ittifaklar ve gelenekler tarafından kısıtlanmayacağını gösterdi.

Washington’daki bir araştırma kuruluşu olan Arap Körfez Devletleri Enstitüsü’nün araştırmacısı Kristin Diwan, Bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir bağımsızlık ilanıdır.

Artık çıkarlarına uymayan kurumlara karşı bir yükümlülük hissetmiyorlar yorumunda bulundu.

Bağlantısız bir güç unsuru Bağlantıları kopmuş bir Birleşik Arap Emirlikleri’nin ortaya çıkışı, dünya çapındaki piyasalar, ekonomiler ve çatışmalar üzerinde kritik etkilere sahip. 2 trilyon dolardan fazla devlet fonuna sahip olan bu küçük ülke, sınırlarının çok ötesinde bir etki alanı oluşturabilir.

Birleşik Arap Emirlikleri Enerji Bakanı Suhail Al Mazrouei, OPEC ten çekilme kararının “belirli bir üreticiyle hiçbir ilgisi olmadığını” belirtti.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri nin “kardeş” olduğunu ve savaşın yol açtığı kriz sırasında birbirlerine destek olduklarını da sözlerine ekledi.

Yine de, önemli bir petrol ihracatçısı ve ABD’nin yakın müttefiki olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgede giderek kendi yolunda ilerlediği ve tarihsel olarak BAE ve Suudi Arabistan ın rakip oldukları da biliniyor.

BAE nin ayrışan politikaları Son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, petrol üretimini kısıtlayan OPEC’in belirlediği kotalardan rahatsızlık duyarak, kendi ekonomik çıkarlarını gözetmenin öneminden birçok kez söz etti.

Diğer Arap hükümetleri İsrail’den uzak dururken veya ondan daha da uzaklaşırken, onlar İsrail ile ittifaklarını derinleştirdiler.

İsrail in Somaliland ı tanıması, Suudi Arabistan ile BAE arasındaki karşılıklı güvensizliği daha da artırdı.

Suudiler, İsrail in bu hamlesini istikrarı bozucu buldu ve Birleşik Arap Emirlikleri nin buna suç ortağı olduğunu düşündü.

Suudi Arabistan ve Mısır’ın hükümeti desteklediği Sudan’daki acımasız iç savaşta ise Birleşik Arap Emirlikleri, rakip bir paramiliter grubu destekledi.

BAE nin Yemen de Husilere destek verdiği iddiaları da Suudi Arabistan tarafında rahatsızlık yaratıyor.

Suudi Arabistan ile BAE arasındaki uçurum yıllardır derinleşiyor ve iki hükümetin en üst kademelerine kadar uzanıyor.

Suudi Arabistan Prensi Muhammed ile BAE lideri Şeyh Muhammed bin Zayed, bir zamanlar yakın ortaklardı ve 2015 te Yemen deki Husi isyancılarıyla savaşmak için güçlerini birleştirmişlerdi; ancak o zamandan beri önemli ölçüde ayrıştılar ve Orta Doğu nun geleceği konusunda birbiriyle çelişen farklı vizyonlar peşinde koşuyorlar. 28 Şubat ta ABD-İsrail saldırısı başladığından beri İran, misillemesinin ağırlığını Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yöneltti.

İran ın saldırılarının yarattığı kırılma İran’ın saldırıları, Körfez ülkelerini ortak bir düşmana karşı birleştirmek yerine, bölgenin parçalanmasına yol açmış gibi görünüyor.

Körfez Arap yetkilileri İran a nasıl tepki vereceklerini değerlendirirken, Birleşik Arap Emirlikleri bu ülkeyle uzun süredir devam eden kültürel ve ekonomik bağlarını koparmak için önlemler aldı.

Daha az sayıda ve daha az hasara yol açan saldırılarla karşı karşıya kalan Suudi Arabistan, İran ı şiddetle kınadı, ancak savaşa diplomatik bir çözüm bulmak için Pakistan ın öncülüğündeki çabaları destekledi.

Birleşik Arap Emirlikleri ise bu girişimden uzak durdu.

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, İran a karşı daha sert bir tutum sergilenmesini tercih edeceklerini belirtti.

Yetkililer, Körfez ülkelerinin savaş öncesine kadarki İran politikalarının tamamen başarısız olduğunu belirtiyor.

Körfez ülkeleri, onlarca yıldır ana güvenlik garantörleri olmasına rağmen İran’ın saldırı yağmurundan kendilerini tam olarak koruyamayan ABD ile ilişkilerde de sarsılmış durumda.

ABD’nin artık eskiden takdir ettikleri türden bir güvenlik şemsiyesi sağlamayacağı gerçeğine uyum sağlanmaya çalışılıyor.

BAE, OPEC ten ayrılmanın zararlı olmadığını kanıtlayabilirse, diğer ülkeler de aynı yolu izlemeyi düşünebilir.

İlgili Sitenin Haberleri