Haber Detayı

Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı: Müzik vicdanın sesidir
Kelebek hurriyet.com.tr
29/04/2026 09:33 (1 gün önce)

Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı: Müzik vicdanın sesidir

Osmanlı Devleti’nin ilk resmi müzik okulu Darülelhan’dan devraldığı köklü mirası günümüze taşıyan İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (OMAR) yeni müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı oldu. Taşçı’yla projeleri ve Türk müziği üzerine konuştuk.

◊ Göreviniz hayırlı olsun.

Merkezin amaçlarından bahseder misiniz biraz?- Teşekkür ederim.

OMAR’ın yönetimini devralalı 5 ay oldu.

Temel amacımız, Osmanlı’nın eşsiz ses mirasını tozlu raflardan çıkarıp hem uluslararası arenaya hem de hayatın tam kalbine taşımak.◊ Yakın dönem projeleriniz neler?- Öncelikle Uluslararası Müzik Akademisi’ni hayata geçirmek istiyoruz.

OMAR’ın dünyanın her yerindeki Türk müziğine gönül vermiş insanlara dokunan, kapsayıcı bir okul olmasını hayal ediyoruz.

Ayrıca Türkiye’nin ilk Türk müziği ilkokulu olan Palet Türk Müziği İlkokulu ile dev bir iş birliğine başlamak üzereyiz.

Rektörümüz Prof.

Dr.

Osman Bülent Zülfikar ve YETEV Başkanı Bilal Erdoğan tarafından imzalanacak protokolle, akademik birikimimizi çocuk yaşta taze dimağlarla buluşturacağız.

Diğer yandan yıllardır gerçekleşmesi beklenen OMAR Kalıcı Sergi projesini nihayet önümüzdeki eğitim yılı başında açmak niyetiyle kolları sıvadık.

Merkezimiz olan Mirgün Köşkü tadilattan geçti.

Burada üniversitemizin merkezimize kazandırdığı Ethem Ruhi Üngör Koleksiyonu’nun içinde yer alan paha biçilemez enstrüman ve el yazması eserleri ziyaretçilerimize sunacağız.

İçinde çalıştığımız Mirgün Köşkü’nün aynı zamanda yaşayan bir eğitim alanı olmasını da planladık.

Çok yakında çeşitli sertifika programlarımız faaliyete geçecek.

İNSANA DOKUNAN BİR SANAT ANLAYIŞI◊ İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileriyle Gazze için çektiğiniz klip ilgi gördü.

Bu tür projelerin devamı gelecek mi?- Müzik, her zaman sadece hoş bir seda değildir, gerekli durumlarda insanlığın ortak vicdanının sesidir.

Gazze’de yaşanan büyük trajedi karşısında, genç konservatuvarlı öğrencilerimizle bir araya gelerek çektiğimiz klip böyle bir sesti.

Elbette bu tür projelerin devamı gelecek.

Sanatın iyileştirici gücünü, toplumun yaralarına merhem olacak, farkındalık yaratacak ve mazlumun sesi olacak yeni projelerle birleştirmeye devam edeceğiz.GENÇ KUŞAK MÜZİĞİMİZE SIĞINACAK BİR LİMAN GİBİ BAKIYOR◊ Osmanlı’dan günümüze müzik geleneğimizi değerlendirdiğinizde, nasıl bir tablo görüyorsunuz?- Modern dönemde notasyon ve akademik eğitim konusunda büyük aşama kaydettik; bu bir kazanımdır.

Ancak Osmanlı’daki meşk geleneğinin ruhunu, yani hocadan talebeye tavrın ve hâlin aktarıldığı derin bağı tam olarak ikame edemedik.

Günümüzde teknoloji müziği kolaylaştırıyor ama aynı zamanda tek tipleştiriyor.

Sanatsal gelişimimizin önündeki en büyük sınav, bu müziği dijital çağa kurban etmeden, onun organik dokusunu nasıl koruyacağımızdır. 5 aydır yürüttüğüm OMAR müdürlüğü görevinde bizzat şahit oluyorum ki, genç kuşak müziğimizin içindeki itidal ve dengeye, bugünün gürültülü dünyasından kaçıp sığınacak bir liman gibi bakıyor.◊ Türk müziği sizin hayatınızda nasıl bir yer tutuyor?- Türk müziği benim kendi hakikatimi arama yolculuğumdur.

Hayatı anlama, yorumlama ve kendimi bulma biçimimdir.

Ayrıca ben Türk müziğine bir mirasın bekçisi olarak bakıyorum.

Bu müzik atalarımızın neşesini, kederini ve irfanını taşıyan bir genetik koddur.

Dolayısıyla bu müzik, benim için bir ‘aidiyet’ meselesidir.

KIYMETLİ ARŞİVİ ÇÖPE ATTIĞIMIZ İDDİASI İTİBAR SUİKASTI◊ Kısa süre önce OMAR’da bulunan klasik Türk müziğine ait 2 bin 500’den fazla eski yazma notanın çöpe atıldığı iddiası basına yansıdı.

Nedir işin aslı?- Söz konusu materyaller, zamanında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan ihtiyaç dışı olduğu için eski kurum müdürü Gönül Paçacı Tunçay tarafından OMAR’a getirilmiş, konserlerde kullanılmak üzere teksir edilmiş fotokopi kâğıtlarından ibarettir.

Notalar üzerinde çok özel isimlere ait imzalar olduğu iddiası gerçek dışıdır.

Biz görevi devraldığımızda Mirgün Köşkü’nde bir düzenleme sürecine girdik.

Bu materyalleri de Tunçay’a iade etmek istedik.

Kendisi şahsi piyanosunu ve bitkilerini dahi almayıp kurumu bir depo gibi kullanırken, notalar için bir personelimize “Koli bulamıyorsanız çöp poşetine koyup bana fotoğrafını atın” demiş, ardından bu kareleri bir kurgu malzemesi olarak kullanmıştır.

Bu tür gayri resmî ve hukuk dışı yaklaşımlara karşı tüm yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.

İlgili Sitenin Haberleri