Haber Detayı
Enerjiden sonra sıra mineral ve metallerde!
Dünya Bankası’na göre 2026’da metaller ve mineraller fiyat endeksi yüzde 17 artacak. Alüminyum, bakır ve kalayda yeni rekorlar beklenirken, enerji fiyatlarındaki yüzde 24 yükseliş sanayi maliyetlerini daha da yukarı taşıyacak.
Dünya Bankası Nisan ayı Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’nda küresel piyasalar için sert bir uyarı yaptı.
Ortadoğu’daki savaşın enerji arzını bozması, nakliye rotalarını aksatması ve üretim maliyetlerini artırması nedeniyle emtia fiyatlarının 2026’da yüzde 16 yükselmesi bekleniyor.
Rapora göre bu dalganın merkezinde ise enerji kadar metaller bulunuyor.
Banka, metaller ve mineraller fiyat endeksinin bu yıl yüzde 17 artacağını öngörüyor.
Veri merkezleri, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrifikasyon projeleri sanayi metalleri talebini güçlü tutarken, arz tarafındaki sıkışıklık fiyatları yukarı taşıyor.
Özellikle alüminyum, bakır ve kalayın 2026’da tarihi zirvelere ulaşması bekleniyor.
Yeni çağın hammaddesi metal Rapora göre klasik inşaat ve sanayi kullanımına ek olarak yeni ekonomi sektörleri metalleri daha stratejik hale getirdi.
Yapay zekâ veri merkezleri, batarya sistemleri, güneş panelleri, rüzgâr türbinleri ve şebeke yatırımları bakırdan alüminyuma kadar birçok üründe talebi artırıyor.
Dünya Bankası, son üç yıldır yükselen baz metal fiyatlarının hız kesmeyeceğini vurguluyor. ■ Alüminyum: Savaş primi ekleniyor Alüminyum fiyatlarında artışın yalnızca talep kaynaklı olmadığına dikkat çekiliyor.
Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle bölgeden ihracatın azalması, küresel arzı daraltıyor.
Bu nedenle alüminyum fiyatlarının 2026’da tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkması bekleniyor. 2027’de ise enerji maliyetleri düşer ve arz normale dönerse gevşeme görülebilir. ■ Bakır: Elektriğin kırmızı altını Bakır için görünüm güçlü.
Elektrikli araçlar, şarj altyapısı, veri merkezleri ve iletim hatları bakıra yönelik yapısal talebi artırıyor.
Dünya Bankası, arzın kısa vadede esnek olmaması nedeniyle bakır fiyatlarının 2026’da rekor seviyeleri test edeceğini belirtiyor.
Özellikle yeni maden yatırımlarının gecikmesi yukarı yönlü risk yaratıyor. ■ Kalay: Sessiz yıldız Kalay, lehimleme ve elektronikte kullanım alanı nedeniyle dikkat çekiyor.
Yarı iletken, devre kartı ve teknoloji üretimindeki büyüme kalay talebini destekliyor.
Demir cevherinde ayrışan tablo Demir cevheri ise diğer baz metallere kıyasla zayıf kalacak.
Çin’de gayrimenkul sektöründeki durgunluk, gelişmiş ülkelerde inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması ve güçlü arz nedeniyle fiyatların yedi yılın en düşük seviyelerine gerilemesi bekleniyor.
Altın, gümüş ve platin de parlıyor Değerli metaller tarafında da yükseliş sürüyor.
Jeopolitik risklerin güvenli liman talebini artırmasıyla değerli metaller fiyat endeksinin 2026’da yüzde 42 yükselmesi bekleniyor.
Altın ve gümüş fiyatlarının 2015-2019 ortalamasının yaklaşık dört katına yaklaşacağı, platinin ise iki kat seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.
UNCTAD, “Hürmüz Boğazı İzleme Paneli”ni hayata geçirdi Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri mart başından bu yana yüzde 95 geriledi.
Küresel deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin dörtte birini ve dünya gübre ihtiyacının önemli bir kısmını taşıyan bu hattaki aksama, enerji fiyatlarının yanı sıra nakliye ücretleri ve savaş riski sigorta primlerinde de keskin artışlara yol açtı.
Krizin çok boyutlu etkilerini izlemek amacıyla UNCTAD, “Hürmüz Boğazı İzleme Paneli”ni hayata geçirirken, bu platform deniz taşımacılığı, gıda, enerji ve finans göstergelerini düzenli olarak güncelleyerek mevcut şokun gelişimini takip edecek.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki belirsizlik, ekonomi yönetimleri ve uzmanlar tarafından üç temel senaryo üzerinden takip ediliyor. “Süveyş”, “Kızıldeniz” ve “Ukrayna” modelleri Süveyş Kanalı’nda 2021’de yaşanan “Ever Given” kazasında olduğu gibi, krizin diplomasi yoluyla hızla çözülmesi durumunda piyasalarda anında rahatlama bekleniyor.
Bu senaryoda, borsaların kayıplarını hızla telafi edeceği ve akaryakıt fiyatlarının birkaç hafta içinde normal seviyelerine döneceği öngörülüyor.
Ancak uzmanlar, olası bir çatışmada İran’ın petrol altyapısının zarar görmesi durumunda iyileşme sürecinin sekteye uğrayabileceği konusunda uyarıyor.
Kızıldeniz’deki Husi saldırılarına benzer şekilde trafiğin uzun süre aksaması, risk priminin fiyatlara kalıcı olarak yansımasına neden olabilir.
Hürmüz Boğazı’nın, Kızıldeniz’in aksine “by-pass” edilebilecek güçlü bir alternatifinin bulunmaması, bu modeli küresel ekonomi için daha riskli hale getiriyor.
S.
Arabistan’ın mevcut boru hatlarının, deniz yolu kapasitesini ikame etmekte yetersiz kalması bu endişeyi tetikliyor.
Krizin Rusya-Ukrayna savaşı gibi yıllara yayılması, en karamsar senaryo olarak değerlendiriliyor.
Avrupa’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlar sonrası Körfez petrolüne artan bağımlılığı, Hürmüz’ü Ukrayna savaşından daha yıkıcı yapabilir.
Gübre ve yarı iletken sektörü tehdit altında Orta Doğu’daki gerilim bugün sona erse dahi, küresel ekonomi için bazı kalıcı hasarlar kaçınılmaz görünüyor.
Körfez kaynaklı gübre teslimatlarındaki aksamaların, mevsimsel üretim döngüsü nedeniyle tarımsal verimliliği bir yıl boyunca etkilemesi bekleniyor.
Katar’da doğal gaz üretimiyle elde edilen ve çip endüstrisi için kritik öneme sahip olan asil gazların (neon, kripton, ksenon) sevkiyatındaki kesintiler, yapay zeka çiplerinin küresel arzını ciddi şekilde sekteye uğratabilir.
Bu gazlar özellikle litografi ve yarı iletken üretim süreçlerinde kullanılıyor.
Analistler, gerilimin düşmesi halinde borsaların neredeyse anında, akaryakıt istasyonlarının ise birkaç gün içinde rahatlayacağını öngörürken, krizin yapısal bir hal alması durumunda küresel teknoloji ve gıda arzının ağır darbe alacağını vurguluyor.
Enerji piyasasında 4 yılın en sert şoku Dünya Bankası’na göre savaş nedeniyle küresel petrol arzında başlangıçta günlük yaklaşık 10 milyon varillik kayıp oluştu.
Bu durum kayıtlardaki en büyük arz şoklarından biri olarak tanımlanıyor.
Brent petrolün 2025 ortalaması olan 69 dolardan 2026’da ortalama 86 dolara çıkması bekleniyor.
Eğer çatışmalar uzar ve altyapı hasarı büyürse fiyatların 115 dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor.
Doğalgaz ve rafine ürünlerde de benzer baskı sürüyor.
Gübre fiyatı çiftçiyi zorluyor Üre fiyatlarındaki yüzde 60 sıçrama nedeniyle küresel gübre fiyatlarının 2026’da yüzde 31 artması bekleniyor.
Dünya Bankası, çiftçilerin gübre satın alma gücünün 2022’den bu yana en kötü seviyeye indiğini belirtiyor.
Bu durum ekim kararlarını baskılayabilir, mahsul verimini düşürebilir ve gıda enflasyonunu yeniden alevlendirebilir.
Büyüme yavaşlayıp enflasyon yükselecek Rapora göre gelişmekte olan ekonomilerde büyüme tahmini yüzde 4’ten yüzde 3,6’ya indirildi.
Enflasyon ise yüzde 5,1’e yükselecek.
Daha kötü senaryoda oran yüzde 5,8’e çıkabilir.
Dünya Bankası, “Savaş yalnızca petrolü değil, tüm hammaddeleri vuruyor; faturayı ise dünya ekonomisi ödüyor” mesajı veriyor.