Haber Detayı

Kendi Hakikatine Çarpmak
Ezgi aşık internethaber.com
01/05/2026 00:19 (14 saat önce)

Kendi Hakikatine Çarpmak

İnsan hayatı boyunca hep dışarıda bir "vurgun" arar; oysa en sarsıcı darbeyi kendi gerçeğine çarptığında alır.

Kendine vurulmak; bir aynanın karşısında suretine hayran kalmak değil, o suretin ardındaki varlık sancısını ve o uçsuz bucaksız derinliği görüp sarsılmaktır.

Döngüler ve Teslimiyet Hayat bizi sınavlarla yorar sanırız.

Oysa o döngüler, ruhun üzerindeki tozları silkmek için esen rüzgarlardır.

Biz "teslim" olana kadar da dinmezler.

Olanı olduğu gibi kabul etmek, fırtınanın ortasında kalbin sesini duyabilmektir.

Tıpkı Muzaffer Ozak Efendi’nin buyurduğu gibi: "Sen seni bil, seni!

Kendini bilmeyen, ne bilsin Mevlâ’yı?

Kendi nefsinle pençeleşmedikçe, hakikat kapısı aralanmaz." Kalbini Sakinleştir Dışarıda bitmek bilmeyen bir gürültü ve herkesin yetişmeye çalıştığı meçhul bir menzil var.

Oysa hakikat, o kalabalığın uzağındaki dinginlikte gizli.

Kalbini sakinleştir; burası sadece dünya.

Nereye varırsan var, aslında varamadığın yerdesin.

Çünkü insanın asıl vatanı bir coğrafya değil, kendi gönül evidir.

Bir "Eyvallah" Meselesi Kendinle barışmak; mükemmellik iddiasını bırakıp, "hamdım, piştim" diyebilme samimiyetidir.

Kendi karanlığından korkmayan, kendi aydınlığına da şaşırmaz.

İnsan kendi eksikliğine "eyvallah" dediği gün, kainatın tamlığına ortak olur.

Sakinleş...

Yolun sonunda bir yer yok; yolun sonunda yine "sen" varsın.

Kendi elini tut ve kendine bir "merhaba" de.

Çünkü vuslat, insanın kendi gurbetinden dönüp kalbine sığınmasıyla başlar.

İlgili Sitenin Haberleri