Haber Detayı

Sumud filosu için ortak harekât planı
Yazarlar hurriyet.com.tr
01/05/2026 05:59 (13 saat önce)

Sumud filosu için ortak harekât planı

TERÖRİST devlet İsrail, uluslararası sularda insanlığın vicdanı olan Sumud filosuna müdahale etti. İsrail bu korsanlığı yaparken Yunanistan’dan da destek aldığına şüphe yoktur.

Sumud filosunda 46 ülkeden 497 aktivist var. 56 vatandaşımız da aktivistler arasında yer alıyor. 20 vatandaşımız İsrail korsanları tarafından alıkonuldu.

Alıkonulan aktivistler, İsrail’e götürülüyor.Bu olaya ilk tepki veren ülke Türkiye oldu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail ablukasının devam ettiği sıralarda İspanya Dışişleri Bakanı Bueno ile görüştü.

Dışişleri Bakanlığı sert bir açıklama yaptı.

Ben de Dışişleri ile temastaydım.

ORTAK HAREKÂTDışişleri Bakanı Hakan Fidan, gün boyu Sumud filosunda vatandaşları bulunan ülkelerin dışişleri bakanları ile temas halindeydi.

Aktivistlerin bulunduğu ülkelerle birlikte hareket edilmesi için çaba gösteriyordu.

Dışişleri Bakanı Fidan ve ekibi, filoda vatandaşı bulunan ülkelerin tamamıyla temas kurdu.

İsrail üzerinde etkisi olan ülkeler de devreye sokuldu.

Türkiye, elbette ki bireysel olarak yapacaklarını fazlasıyla yapacak.

Çünkü bu bizim davamız.

Filoda vatandaşı olan diğer ülkelerle birlikte hareket edilmesi daha etkili olacak.

Akşam saatlerine doğru bu çabanın olumlu sonuçları alınmaya başladı.İsrail korsanlığını büyütürken, İsrail’e karşı oluşan cephe de genişliyor.Sumud filosu ise daha Gazze’ye ulaşmadan Filistin davasına bu yönüyle büyük bir katkı yapıyor.TÜRKİYE’NİN ÇABALARIYLABen bu yazıyı akşam saatlerinde tazdım.

Gece ise Sumud Filosu’nda vatandaşı olan ülkelerden ortak açıklama geldi.“Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Malezya, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Kolombiya Cumhuriyeti, Maldivler Cumhuriyeti, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Libya Devleti Dışişleri Bakanları; Gazze’deki insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl ve sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail saldırısını en güçlü biçimde kınamaktadır” denildi.Ortak açıklama, Türkiye’nin çabalarıyla yapıldı.‘RÜŞVET BAŞKANIM, RÜŞVET’Özal döneminin ünlü ‘Civangate davası’nda Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan mahkemede rüşvetin belgesini sorunca Selim Edes, “Rüşvetin belgesi mi olur be p. venk” demişti.İBB davasında ise rüşvetin belgesinin de tanıklarının da olduğunu gördük.Ekrem İmamoğlu tarafından sıvacılıktan müteahhitliğe terfi ettirilen Adem Soytekin, mahkemede Ekrem İmamoğlu’nun yüzüne karşı rüşvet verdiğini söyledi.O bölümü aynen aktarıyorum.Mahkeme Başkanı, Adem Soytekin’e “‘Ali Kurt’a 1.5 milyon dolar gönderildi’ demişsin.

Ayrıntısı nedir?” diye sordu.

Adem Soytekin ne cevap verdi: “Rüşvet başkanım, rüşvet.”Böylece, “Rüşvetin belgesi olur mu be p.venk”ten sonra literatürüme bir de “Rüşvet başkanım, rüşvet” girmiş oldu.Adem Soytekin ayrıntı da verdi. “300 daire satıldı. 50-60 milyon lira paramızı alabilmek için 500 bin dolar istendi.

Biz de Ali Kurt’a verdik”.Mahkeme Başkanı, “Şahsına mı istedi?” diye sordu.

Soytekin cevap verdi: “Ali Kurt şahsına çalışır başkanım.”OPERASYON GELİYOREkrem İmamoğlu’na operasyonunun ağustos ayında sızdırıldığını yazmıştım.

Bir gönül ilişkisi üzerinden sızdırılan operasyonun ayrıntılarını şimdi yazmayacağım.

Operasyon öncesinde Ekrem İmamoğlu başkanlığında yapılan bir gizli toplantıdan söz ediliyor.Mahkeme Başkanı Adem Soytekin’e, “Operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var.

Operasyon öncesi İmamoğlu bana, ‘Tedbirini aldın mı?

Operasyon yapılacak, sen de listedesin dedi’ şeklinde beyanınız var, doğru mu?” diye soruyor.

Adem Soytekin yalanlamıyor. “Doğru.

Ekrem Bey ‘Hazırlıklı ol’ dedi.

Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu.

Mehmet Pehlivan da oradaydı.

Bunların hepsi konuşulan şeyler” diyor.Bunlar Adem Soytekin’in itirafları.

Ancak size şunu söyleyeyim, Ekrem İmamoğlu dahi çıksa dese ki rüşvet aldım CHP’de ona dahi inanmayacak bir kitle var.“BİZ BU TOPRAKLARA AİTİZ”Bu sadece bir kitabın adı değil, aynı zamanda Süryanilerin sesi demek.Şimdiye kadar birbirinden seçkin 17 kitaba imza atan gazeteci Serdar Korucu bu kez Süryanilerin sesi oldu.

Serdar Korucu, Türkiye’de ve diasporada yaşanan Süryanilerden 38 kişiyle konuştu.

Kitabı okurken sadece 38 Süryaninin anlatımlarına değil, aynı zamanda Tarihte acıyla hatırlayacağımız bir döneme kapı açıldığını hissettim.İhtiyat Askerlikten Varlık Vergisi ve Aşkale’ye... 6-7 Eylül olaylarından, 1960’larda Mardin sokaklarında yankılanan “Ya Kıbrıs’ın yarısı ya Bıtrıs’ın karısı” sloganlarına...PKK ile çatışma yıllarında yaşadıkları şiddetten köy boşaltmalara, “faili meçhul” bırakılan cinayetlere...Dünyanın dört bir yanına savrulan hayatlardan bugün hâlâ aydınlatılmayan Diril cinayetine...AĞIR BEDELLER ÖDENDİKitabın sayfalarını çevirirken Alevi’ye de Sünni’ye de Kürt’e de Türk’e de solcuya da sağcıya da dindara da dinsize de Ermeni’ye de Rum’a da ağır bedellerin ödetildiği yıllara sürüklendim.

Antakya ve tüm Doğu Patriği, Evrensel Süryani Ortodoks Kilisesi’nin Ruhani Lideri Moran Mor İğnatius Efrem II, “Eğer bugünkü koşulların aynısı 40-50 yıl önce olsaydı, halkımızın çoğunun ayrılmayacağına inanıyorum” diyor.Kitapta bir nokta dikkatimi çekti.

Süryani toplumunda ağır bir hesaplaşma duygusu yok.

Onun yerine bu topraklara geri dönme hissi daha ağır basıyor. “Bu toprakları bölmeye değil, bu topraklar da ölmeye geldik” demişti bir Ermeni vatandaşımız.Serdar Korucu tekrar eline sağlık.

Bizi, bizim tarihimizin gerçekleriyle yüzleştirdiğin için.

İlgili Sitenin Haberleri