Haber Detayı

Ekonominin kahramanı takvim etkisi!
Murat muratoğlu nefes.com.tr
03/05/2026 05:00 (17 saat önce)

Ekonominin kahramanı takvim etkisi!

Mehmet Şimşek, Nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıklarken klasik üslubuyla yazdığı tweet ile duyuruyu yaptı; “İhracat nisanda yıllık...

Mehmet Şimşek, Nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıklarken klasik üslubuyla yazdığı tweet ile duyuruyu yaptı; “İhracat nisanda yıllık yüzde 22.3 artarken ithalat artışı yüzde 3.1 ile sınırlı kaldı.” Harika valla…Sosyal medya ekonomistleri saniyeler içinde grafiklerini paylaştı, “iyileşme” manşetleri akmaya başladı, akşam haberlerinde sunucular gülümseyerek “rekor” kelimesini bastıra bastıra söyledi…İyi güzel de minik bir problem var bu haberde… Hatta Mehmet Şimşek de araya sıkıştırdı suç aletini; “Takvim etkisinin de katkısıyla…”***Sahi yıllık yüzde 22.3’lük büyümenin ne kadarını biz sattık, ne kadarını takvim sattı?

Öncelikle şunu bir netleştirelim; Nisan 2026, geçen yılın aynı ayına göre tam iki iş günü daha fazlaydı...Türkiye’nin günlük ihracat ortalaması yaklaşık 900 milyon dolar bandında dolaşıyor.

Ekle oraya kafadan 1.8 milyar doları… Zira 2025 Nisanı’nda uzun Ramazan Bayramı tatili vardı, üretim durmuştu, gümrükler yatıyordu.

Şimdi o tatil günlerini “çalıştık” hanesine yazınca rakamlar tabii ki zıplıyor.***Nitekim Mehmet Şimşek; “Jeopolitik gerginliklerin sürdüğü ikinci çeyrekte takvim etkisiyle dış ticaret görünümünde dönemsel dalgalanmalar olacaktır” diyerek, mayıs ve haziran rakamları geldiğinde “ama ben demiştim” diyebileceği güvenli bir çıkış kapısı da bıraktı.Belli ki mayıs ayında işlerin tam tersine döneceğini, o takvim etkisinin bu kez “eksi” yazacağını hesapladı.***Şimdi gelelim şu meşhur “tarihi rekor” meselesine.

Yıllıklandırılmış ihracat 275.8 milyar dolara ulaştı… “Dünya lideriyiz, uçuyoruz, kaçıyoruz” diyenlere birebir malzeme...İyi de bize faydası ne?

Vatandaşın tenceresine o 275 milyar dolardan bir kepçe yemek düşüyor mu?

İşte asıl mesele!***Bunların hepsi algı çalışması, illüzyon sanatı...

Bir ayda geçen yıla göre daha fazla mesai saati varsa, fabrikalar daha fazla duman tüttürüyorsa, bu sizin mucize yarattığınız anlamına gelmez.

Takvimin size kıyak geçtiği anlamına gelir.Artışın aslında öyle davul zurnayla kutlanacak bir “patlama” olmadığını, daha ziyade bu havada “eh işte” seviyesinde bir toparlanma olduğunu görüsünüz.***Jeopolitik krizler başkaları için bela, bizim savunma sanayicileri için döviz demek… Bunun ekmeğini yedik aslında….Gemiler yolda kalınca tekstil ve hazır giyimde talep kayması oldu Türkiye’ye… İşler birkaç aya normale dönünce eski haline dönecek.

Bangladeş veya Vietnam ile rekabet etmek artık imkansıza yakın...***İthalatın düşmesi iyi değil mi?

Peki nedir nedeni?

Vatandaşta para kalmayınca altın ithalatı düştü, lüks tüketim frenlendi… Ramazan’da oruç tutarken damacanayla daha az su satın alıyoruz demek gibi…Takvimin boşluklarından değil, üretimin gücünden bahsedebilseydik keşke… Aynı İBB soruşturulmasında 3-5 kişi için tutuksuz yargılanma kararı verilince “Yaşasın adalet” diye sevinmek neyse bu durum da işte öyle…

İlgili Sitenin Haberleri