Haber Detayı
TAYÇED/Benli: Granülde geri dönüşüm yapılıyor ama ‘imalat’ sayılmıyor
Plastik atıklardan granül üreten tesisler, SGK prim teşvikinde imalatçı kabul edilmediği için 3 puanlık avantajdan yararlanamıyor. Türkiye Atık ve Çevre Yönetimi Derneği (TAYÇED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Benli, “Fiilen üretim yapan tesisler sadece faaliyet kodları nedeniyle kapsam dışında kalıyor. Sektör zaten darboğazdayken bu düzenleme maliyetleri daha da artıracak” dedi.
TEMEL AKBAŞ Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 19 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun’u, geri dönüşüm sektöründe yeni bir mağduriyet yarattı.
Düzenlemeyle imalat sektörüne 31 Aralık 2026’ya kadar yüzde 5 SGK prim teşviki sağlanırken, imalat dışı işletmelerde oran yüzde 2’ye düşürüldü.
TAYÇED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Benli, plastik atıklardan makine ve ekipman kullanarak granül üreten tesislerin resmi kayıtlarda imalatçı sayılmadığını belirtti.
Benli, bu tesislerin atıkları işleyerek yeniden hammaddeye dönüştüren üretim merkezleri olduğuna dikkat çekerek “Hurda naylon tasnif ediliyor, yıkanıyor, öğütülüyor, aglomerasyon ve ekstrüzyon süreçlerinden geçirilerek sanayiye girdi sağlayan mamule dönüşüyor.
Bu açık biçimde imalattır.
Ancak kullanılan NACE kodu 382105, ‘tasnif edilmiş metal dışı atıkların geri kazanılması’ olarak tanımlandığı için imalat kapsamında değerlendirilmiyor.
Bu nedenle 5 puan yerine sadece 2 puan teşvik alınıyor.
Bu adil değil” dedi. 382105 kodu sorun yaratıyor Benli, geri dönüşüm lisansında yer alan 382105 kodunun mevcut düzenlemelerde üretim sayılmadığını, plastik granül üretimi için ayrı bir kod da bulunmadığını ifade etti.
Bu nedenle firmaların resmi olarak “atık işleme” statüsünde değerlendirildiğini kaydeden Benli, 3 puanlık teşvik kaybının özellikle KOBİ’ler açısından ciddi yük oluşturduğunu söyledi.
Sektörde kriz büyüyor Tek kullanımlık plastik yasağı nedeniyle sipariş iptalleri ve yatırım ertelemeleri yaşayan sektörün şimdi de teşvik sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirten Benli, PAGEV verilerine göre yasağın Eylül 2026’da yürürlüğe girmesi halinde doğrudan 35 bin, tedarik zinciriyle birlikte 100 bin kişilik istihdamın risk altında olduğunu söyledi.
Geri dönüşüm, Türkiye’nin döngüsel ekonomi hedefleri açısından stratejik önemde.
Atığı sanayinin hammaddesine dönüştüren bu tesisler ithal petrokimya bağımlılığını da azaltıyor.
Makine, teknoloji, işçi ve enerjiyle üretim yapan tesisler imalatçı kabul edilmesi gerektiğini belirten Benli, “NACE kodları yeniden düzenlenmeli, granül üreticileri imalat sanayiyle eşit teşvik imkanına kavuşmalı.
Sektör, SGK ve Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde 382105 kodunun yeniden değerlendirilmesini ya da geri dönüşüm imalatını tanımlayan yeni bir alt kod oluşturulmasını talep ediyoruz” diye konuştu. “Devlet desteklerinden faydalanamıyoruz” Sektördeki bir diğer sorunun da NACE kodu 38.32.02 olan tasnif edilmiş metal dışı atıklar, hurdalar ve diğer parçaların genellikle mekanik veya kimyasal değişim işlemleri ile geri kazanılması yüzünden çok tehlikeli sınıfta yer aldıklarına dikkat çeken Ömer Benli, “Bu sebeple Kosgeb, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları vb. desteklerden de yararlanamıyor.
Sektörümüzdeki NACE kodları yeniden değerlendirilmelidir.
Aksi halde tesislerin rekabet gücü ve istihdam kapasitemizde zarar göreceğiz” şeklinde konuştu.