Haber Detayı
Onur Ünsal: İntikam da sadakat de körlüğe yol açmamalı
Yeni bölümü bu akşam SHOW TV'de ekrana gelecek olan sevilen dizi 'Delikanlı'da 'Kamer' karakterine hayat veren Onur Ünsal, Habertürk'e samimi açıklamalarda bulundu. Ünsal; "İntikam da sadakat de körlüğe yol açmamalı" diyerek hayatın ve hikâyenin bıçak sırtı dengelerine dikkat çekti
İstanbul un sert sokaklarında adalet arayanların hikâyesini anlatan Delikanlı , bu akşam saat 20.00 de SHOW TV de ekrana gelecek olan yeni bölümüyle izleyiciyi bir kez daha derin bir vicdan sorgulamasına davet ediyor. habericionecikanlar#180#left# habericireklam#300x250#180#right# Açıkçası beni bu projenin bir parçası olmaya en çok ikna eden yönetmen Zeynep Günay idi.
Masumiyet Müzesi nden sonra tekrar onunla çalışacak olmak hissi güzeldi.
OGM de dijitalde çalıştığım ve mutlu olduğum bir yapım şirketiydi.
Senaryoya tam hâkim değilken bile onlarla çalışacak olmak beni heyecanlandırdı diyebilirim.
Zeynep in kurabileceği dünyaya meraklıydım. * Canlandırdığınız Kamer karakterinden biraz bahseder misiniz?
Kamer aşağı mahalle çocuğu.
Ancak oradan kendine bir yol bulmuş bir çocuk.
Hukuk okumuş ve avukat olmuş.
Aynı zamanda mahalle arkadaşlarından da kopmamış bir çocuk.
Yusuf un en yakın arkadaşı ve onun haklı intikam yoluna gönlünü verebilmiş biri.
Vicdanlı.
Arkadaşlık sanatının iyi bir temsilcisi. * Delikanlı dünyasında sadakat ve ihanet çok ince bir çizgide.
Kamer karakteri Yusuf un en yakınındaki güç, Remzi ise en büyük yarası...
Sizce bir insanı birine bu kadar körü körüne bağlı kılan ya da tam tersi, onu ihanete sürükleyen asıl motivasyon nedir?
Bence asıl motivasyon, bugün de çok eksikliğini hissettiğimiz vicdan.
Vicdanlı bir insan olabilmek.
Vicdan muhakemesiyle kendini bağlı hissettiği değerler diyebilirim.
Kim olursan ol, nereye gelirsen gel vicdanını kaybetmemek bu hayattaki motivasyonları en insani şekilde belirleyen bir duygu.
KÖRLÜĞE YOL AÇMAMALI * Hikâyede intikam ve sadakat temaları çok baskın.
Kendi hayatınızda bu iki kavramın karşılığı nedir?
Ben bu iki kavramı da çok bıçak sırtı buluyorum esasında.
İntikam ve körü körüne sadakat insana çok kötü şeyler de yaptırabilir.
İnsan yaşadıkça ve öğrendikçe bu iki kavramın yönü hep değişiyor.
Değişmeli de.
Ben bunların kendimce doğru değerlendirilmesini hiç bırakmamak gerektiğini düşünüyorum sanki.
İntikam da sadakat de körlüğe yol açmamalı. * Kamer karakterini inşa ederken bir avukatın soğukkanlılığı ile mahalle kültürünün duygusallığı arasında nasıl bir denge kurdunuz?
Bir avukat olmak da insanı sadece yazılı yasalara bağlamamalı değil mi?
Mahalle kültürü zaten Kamer in aynı zamanda geçmişi.
Onu ve ilişkilerini belirleyen bir geçmiş.
Kamer in avukat olması belki de yaşadığı yoksulluğun bir intikamı.
Dolayısıyla mahallesi ve gerçekliği ile bağının kopmuş olması değil, tam da yaşadığı gençlik ile bağının kurulduğu yer olmalıydı.
Mahalle kültürü ve avukatlığı birbirini besleyen iki şey olmalıydı. * Ayrıca yıllardır sahne tozu yutan bir oyuncusunuz, tiyatro çevirmenisiniz.
Kelimelerle aranızın çok iyi olduğunu biliyoruz.
Senaryoyu okurken Kamer in repliklerinde kendi kaleminizden bir şeyler kattığınız oluyor mu? (Gülüyor) Oluyor tabii ki.
Sahne oynanırken bazen yazılan şeyleri unutup, replikleri o anın gerçekliğin içinden tekrar kurmayı gerektirebiliyor.
Metne sadık kalmayı severim ama kafasındaki kurguyu doğru yapan bir oyuncunun o metni sahne esnasında tekrar yaratabileceğine de inanırım.
Sahne organiktir.
Replikleri yazı düzeyinden söz düzeyine çıkarmak için gereken birçok yoldan biridir bu.
Sahne için her metin ve çeviri hem doğru hem eskidir.
O cümleleri o an kurabilmektir gereken.
Yönetmenliğini Zeynep Günay ve Recai Karagöz ün, senaryosunu ise Aybike Ertürk ve ekibinin üstlendiği Delikanlı nın kadrosunda; Mert Ramazan Demir (Yusuf), Melis Sezen (Hazan), Salih Bademci (Sarp), Mina Demirtaş (Dila), Onur Ünsal (Kamer), Gökhan Yıkılan (Korkut), Erdem Adilce (Remzi), Asena Girişken (Arzu), Velatnu Aydın (Murat), Fırat Altunmeşe (Saffet), Zehra Barto (Elmas), Dilara Yılmaz (Asya), Mine Teber (Meryem), Elçin Atamgüç (Makbule), Zamire Zeynep Özdemir (Nazan), Kerimcan Kamal (Tahsin), Necat Bayar (Tayyar), Ergun Kuyucu (Hüsnü), Sinem Öcalır (Fidan), Hakan Eksen (Gürbüz), Tuana Naz Tiryaki (Elif), Aslı Kaplan (Nimet), Gökhan Güvenatam (Halil) ve Devrim Yakut (Zühre) ve Uğur Aslan (Miran) gibi birbirinden başarılı ve usta isimler yer alıyor.
Delikanlı nın beşinci bölümünde; Yusuf un Kızılhan ailesinin karşısına çıkıp Dila yı istemesi evde büyük bir krize yol açar.
Yusuf un açık ve kararlı tavrı karşısında Sarp öfkesine hakim olamazken, Dila ilk kez kendi duygularının arkasında durur ve Yusuf u sevdiğini dile getirir.
Bu yüzleşme ile birlikte geçmişten gelen kırgınlıklar da gün yüzüne çıkar; özellikle Dila nın çocukluğuna dair sitemleri Sarp la arasında derin bir çatışmaya dönüşür.
Oldukça dikkatli bir şekilde hareket eden Yusuf, yalnızca duygusal bir hamle yapmaz; aynı zamanda mahalle tarafındaki planını da devreye sokar.
Delikanlı adıyla dağıtılan zarflar ve yapılan hamlelerle Kızılhan ailesine karşı güçlü bir algı oluşturulur; Yusuf halkın desteğini kazanmaya başlarken aynı zamanda Sarp ı da köşeye sıkıştırır.
Bu süreçte Hazan ın kıskançlık ve öfke arasında gidip gelmesi, Dila ile Yusuf arasındaki ilişkiyi daha da karmaşık hale getirirken, Miran ın Yusuf üzerindeki kontrolü ve uyarıları daha görünür hale gelir.
Her şey Yusuf un planı dahilinde ilerlerken Hazan ın beklenmedik hamlesi bütün dengeleri sarsar.