Haber Detayı
Elvin Beşikçioğlu: Bu oyunda umut var
Elvin Beşikçioğlu, “Serin Bir Sabah” adlı tiyatro oyunuyla seyirci karşısına çıkıyor. Yönetmenliğini eşi Erdal Beşikçioğlu’nun üstlendiği oyun vesilesiyle usta oyuncuyla bir araya geldik, tiyatro heyecanını ve aile hayatını konuştuk.
* “Serin Bir Sabah” oyunuyla tiyatro sahnesindesiniz.
Oyunun hikâyesi nedir? - Genç İngiliz yazar Cordelia O’Neill’ın yazdığı bir oyun bu.
İki zıt karakterin önce metroda, sonrasında bir kahvecide çarpışarak birbirlerinin hayatlarına dahil oluşlarını seyrediyoruz.
Benim karakterim Alex son derece pervasız, patavatsız, hayatı olduğu gibi yaşayan, çılgın, biraz deli bir kimlikken; Rupert iş dünyasında yer alan, kuralları olan, son derece programlı bir insan.
Bu iki zıt kutup birleştiği zaman nasıl bir hayat kuruyorlar, onu görüyoruz.
Sonra maalesef bir kayıp yaşıyorlar ve o kaybın ardından bayağı bir ayrışıyorlar.
Yas tutma biçimlerini görüyoruz.
Ardından birbirlerinde sevdikleri şeyleri tekrar buluyorlar ve “hayatta her şey mümkün”e doğru giden bir izlek düşüyor önümüze.* Her şey mümkün mü gerçekten?- Vallahi niyete bağlı o.
Ben de her şeyin çok mümkün olmasını isterdim ama bazen olmuyor.
Hepimiz yaşıyoruz bunu.
Ama umut güzel bir şey.
Bu oyunda da umut var.
Aşkı ve kaybı çok güzel metaforlarla anlatıyor oyun.
Fotoğraflar: Murat ŞAKAÇILGIN ROLÜ OYNAMAK BANA İYİ GELDİ* Siz ne kadar Alex’siniz gerçek hayatta?- Bana uyan tarafları da var, uymayan tarafları da.
Alex çok rahat.
Ben o kadar rahat bir insan değilim bir kere.
Ağzına geleni çok rahatlıkla söylüyor.
İsteklerini dile getirip bunları talep edebiliyor.
Böyle bir insan değilim maalesef.
Daha kurallıyım, daha katıyım.
Çılgın bir karakteri oynamak bana iyi geldi.
Biraz dağıtmak, bu kadar rahat olabilmek...
Gerçek hayatta olamadığım şeyi sahnede yaşıyor olabilmek ruhuma iyi geldi yani.* Oyunu Tatbikat Sahnesi’nde izleyiciyle buluşturuyorsunuz.
Turneye çıkacak mısınız?- Tatbikat Sahnesi’nde prömiyerini yaptık. 14 Mayıs’ta Dasdas İstanbul’da gala yapacağız. 12 Haziran’da Zorlu Drama Sahnesi’nde olacağız.
Haziran ayında Baba Sahne’de olabiliriz.* Oyunun rejisi eşiniz Erdal Beşikçioğlu’nun imzasını taşıyor.
Hem aynı evi paylaşıp hem işi paylaşıyor olmak bir konfor mu? - Bizim çok alışık olduğumuz bir durum.
Biz konservatuvarda tanıştık, beraber olmaya başladık, evlendik ve bir tiyatro açtık.
Devlet Tiyatrosu’nda da beraberdik.
Sonra çocuklar oldu.
Bizdeki sistem, özel tiyatro kurulduktan sonra beraber üretme odaklı oldu.
Beraber çalışmak hem konfor hem de yıpranma payı getirdi ister istemez.
Çünkü tartışması boldur bizim evin.
Devamlı yaratma halinde olduğumuz için.
Ama bir o kadar da keyiflidir.
Çocuklar da bunun içinde doğdu.* Kızınız Derin de oyuncu oldu.
Oğlunuzun ilgisi var mı bu mesleğe? - O bilgisayara meraklı.
Aslında çok yetenekli bir çocuk.
O da yeteneğinin farkında.
Kendi yolunu çizecek.
Evde bir şeyleri köpürtmüyoruz, yani bir yol göstermiyoruz. * Evde hep sanat mı konuşulur?- Yok, artık siyaset de konuşuluyor. (Gülüyor) Eskiden de konuşuluyordu tabii ki.
Onun haricinde müzik konuşulur, müzik dinlenir.
Ben yemek yapmayı çok severim.
Erdal da bana yardım eder.
ERDAL’IN HAYALLERİNİ PAYLAŞIYORUM* Erdal Bey, Etimesgut Belediye Başkanı olduktan sonra eve vakit ayırması anlamında sıkıntı yaşıyor musunuz?- Ankara’ya taşındığımız için daha çok görüşüyoruz.
İstanbul’da olsaydık sıkıntı yaşardık.
Biz Ankaralıyız, orada evimiz de vardı.
Tiyatromuz orada.
Zaten yarı vaktimiz yine Ankara’da geçiyordu.
Şimdi görüşebiliyoruz ama istediğimiz kadar çok vakit geçiremiyoruz.
HER ÖNÜNE GELEN TİYATRO SAHNESİNE ÇIKMAMALI* Bulunduğunuz yerden memnun musunuz?- Bazen memnunum, bazen değilim.* Hangi noktalar sizi mutsuz ediyor?- Mesela tiyatronun kıymetsizleştirilmesini kabul edemiyorum.
Yani her önüne gelenin sahneye çıkmasını kabullenemiyorum.
Şunu dipnot olarak belirteyim; tiyatro geçmişi olmayan, tiyatro okumamış kişilerden bahsediyorum.
Alaylı da olabilirsiniz bu arada.
Sahne üstünde yetişmiş pek çok usta var.
Ben sadece görünürlüğünden faydalanılarak oyunlarda yer verilen insanlardan bahsediyorum.
Bu tiyatroyu küçük düşürüyor.
UZUN EVLİLİĞİN SIRRI DOSTLUK* Erdal Bey’le 31 yıldır evlisiniz.
Bunun sırrı nedir? - Dostluk.
Evlilik zor bir şey.
Çok çetin ceviz.
Öyle kolay hazmedilecek bir şey değil.
İki insan birleşiyor.
Seviyor ama zaman da geçiyor, hayat da dönüyor, algılar da değişiyor.
Her şey değişiyor, siz de değişiyorsunuz.
Derken çocuklar geliyor, hayat daha da zorlaşıyor.
Emek...
Gerçekten sevgi bir emek.
Meşakkatli bir iş.
Birbirini anlamak, affedebilmek.
Bunu tolere edebilmek, kimi zaman gülmek, kimi zaman ağlamak.
Ama sevgiden vazgeçmemek.
Tek sır bu.
Şimdiki nesil çok hızlı.
Kimsenin birbirini beklemeye ya da birlik olup sırtlanmaya gücü kalmamış.
Biz, bizim kuşağın herhalde son demleriyiz.