Haber Detayı
Enerjide net sıfırdan ‘öteye’
Küresel ölçekte 3 trilyon dolara yaklaşan enerji yatırımları, artık sadece bir trend değil, kalıcı bir ekonomik model halini aldı. Bu dönüşümde 1,2 GW kapasiteye ulaşan Eksim Enerji, yıllık 2,35 milyar kWh temiz üretimle 1 milyon haneye ışık oldu ve 1,4 milyon ton karbon salımını engelledi.
Başak Nur GÖKÇAMDünya genelinde enerji sektörü, fosil yakıtlardan kopuşun en keskin virajına girmiş durumda.
Geçtiğimiz yıl küresel ölçekte enerji alanına yapılan yatırımların 3 trilyon dolara yaklaşması, bu dönüşümün ekonomik büyüklüğünü gözler önüne seriyor.Türkiye ise bu tabloda 2035 yılı için 120 GW kurulu güç hedefiyle yerini sağlamlaştırıyor.
Eksim Enerji’nin Amasya’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerjinin artık bir ‘trend’ olmaktan çıkıp bir ‘hayat biçimi’ haline geldiğini vurguladı.“Net sıfırı değil, eksiği konuşuyoruz”Eksim Enerji, geçtiğimiz yıl içerisinde portföyünü 480 MW ilaveyle 1,2 GW seviyesine çıkardı.
Şirketin hedefi ise kısa vadede bu kapasiteyi 2,6 GW düzeyine taşımak.
Bu kapsamda Türkiye’nin enerji vizyonuna ilişkin de konuşan Arkın Akbay, “Türkiye 2035 için önüne 120 GW’lık devasa bir hedef koydu.
Üretimin yüzde 70’e yakın kısmının yeşil kaynaklardan gelmesi planlanıyor.
Artık net sıfırı değil, yeşili ihraç eden bir ülke olma yolunda eksi değerleri konuşuyoruz.
Biz de Eksim olarak bu vizyonun bir parçasıyız.
Portföy büyüklüğümüzü holding içinde ciddi oranda artırıyoruz.
Şu an holding varlık değerinin yaklaşık yüzde 40’ı, yani 2 milyar doları enerji tarafını temsil ediyor” diye konuştu.Akbay, şirketin stratejik hedefleri doğrultusunda sadece yerel değil, bölgesel bir güç olma yolunda ilerlediklerini belirtti.
Savaşın sürdüğü Ukrayna’da 63 MW kapasiteli rüzgâr santralini devreye aldıklarını hatırlatan Akbay, “Doğudan batıya daha uygun maliyetli enerjiyi taşıyabilme felsefesiyle hareket ediyoruz” dedi.Verimliliğin yeni formülünde yapay zekâ ve depolama varYenilenebilir enerjinin en büyük kısıtı olan süreklilik sorunu, Türkiye’de batarya yatırımlarıyla aşılmaya çalışılıyor.
Bu kapsamda depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti.Öte yandan, verimlilik artışı için yapay zekânın kritik rol oynadığını belirten Akbay, “Rüzgâr tahmininden ekipman sağlığına kadar her noktada yapay zekâyı kullanıyoruz.
Rüzgâr olduğunda enerji üretebilme oranımızı yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarımızla yüzde 99,3 seviyesine çektik.
Kendi yazılım ve teknoloji ekibimizle veriyi akıllandırıyoruz.
Bu, maliyet yönetiminde bize büyük avantaj sağlıyor” ifadelerini kullandı.'Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz'Türkiye’deki yatırımların yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ettiklerini belirten Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor.
Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgâr ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz.
Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz” bilgisini verdi.Sürdürülebilirliğin nesiller arası aktarımına dikkat çeken Akbay, çocuklara yönelik çevre projelerine de değindi.
Merzifon’da düzenlenen Uçurtma Festivali ve atölye çalışmalarıyla farkındalık yarattıklarını ifade eden Akbay, “Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri bir deneyim sunuyoruz; temiz enerji bilincini Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.Yerli teknolojide ‘hücre’ hedefiTürkiye rüzgâr enerjisinde kanat ve kule ihraç eden bir konuma gelse de, güneş enerjisinde gerçek rekabetin “hücre” tasarımında yattığı vurgulanıyor.
Arkın Akbay, “Sürdürülebilirlik için dünya çapında rekabetçi teknoloji üretmemiz şart.
Sadece montaj değil, hücre tasarımı ve rüzgâr türbini mimarisinde kendi teknolojimizi geliştirmeliyiz.
Sübvansiyonlar belli bir yere kadar taşıyabilir, asıl olan verimlilik ve hacimdir” diyerek sanayi politikalarına dikkat çekti.İklim krizi ve su denklemi2026 yılına dair projeksiyonlarda iklim değişikliğinin etkileri belirleyici oluyor.
Akbay, bu yılın nisan ayında son 10 yılın en yüksek su akış seviyelerine ulaşıldığını belirterek, “Kuraklık periyotları 7-8 yıldan 3 yıla düştü.
Hidroelektrik kaynaklarındaki bu bolluk fiyatları dönemsel olarak sıfıra kadar indirdi.
Ancak bu durum yanıltıcı olmamalı; sermaye birikiminin sürmesi ve yatırımların aksamaması için piyasada dengeli bir fiyat rejimi şart” uyarısında bulundu.