Haber Detayı
Herkes kilo sanıyordu, gerçek çok farklı çıktı! 39 yaşında hayatı değişti
Henüz 10 yaşındayken yaşıtlarından farklı olduğunu fark eden Carla Keech’in hikâyesi, yıllarca yanlış anlaşılan ve çoğu zaman göz ardı edilen bir hastalığın çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Bugün 39 yaşında olan Keech, çocukluk ve gençlik yıllarını özgüven eksikliği, yanlış teşhisler ve sonuçsuz diyetlerle geçirirken, gerçek nedenin ancak 20 yılı aşkın bir sürenin ardından ortaya çıktığını söyledi.
Carla Keech, küçük yaşlarda özellikle beden eğitimi derslerinin kendisi için bir kâbusa dönüştüğünü anlattı.
Diğer kız öğrencilerin ince ve kaslı bacaklarına kıyasla kendi bacaklarının belirgin şekilde daha büyük olması, küçük yaşta dikkatini çekti. “Diğer kızlara bakıp neden benim bacaklarım böyle değil diye düşünürdüm” diyen Keech, üst vücudunun ince olmasına rağmen bacaklarının orantısız şekilde büyümesini anlamlandıramadığını ifade etti.
İnce beli ve belirgin köprücük kemiklerine rağmen alt vücudundaki bu farklılık, onun yıllarca kilo problemi yaşadığını düşünmesine neden oldu.
Gençlik yıllarında özgüven kaybı giderek derinleşti.
Okul etkinlikleri, fotoğraf çekimleri ve serbest kıyafet günleri onun için kaçınılması gereken durumlara dönüştü.
Keech, “Herkes kısa etek giyerken ben bol pantolonların arkasına saklanıyordum” sözleriyle o dönemi özetliyor.
Yetişkinlikte ise tablo değişmedi.
Sürekli kilo alıp verme döngüsüne giren Keech, diyet ve egzersizle üst vücudundan kilo verebilse de bacaklarında hiçbir değişim olmaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşadı. “Kaç kez kilo verdim ama bacaklarım hiç değişmedi, sayısını unuttum” diyen Keech, standart beden ölçülerinin kendisi için hiçbir zaman uygun olmadığının altını çizdi.
İki hamilelik süreci, semptomların daha da kötüleşmesine yol açtı.
Ancak Keech bu durumu uzun süre hamilelik kilosu olarak değerlendirdi.
Yaz tatillerinde bile kendini saklamaya devam ettiğini söyleyen Keech, diğer kadınlarla kendini kıyasladığını ve benzer bir vücut yapısına rastlayamadığını ifade etti.
Hayatındaki kırılma noktası ise hastanede çalıştığı dönemde geldi.
Bir meslektaşının önerisiyle estetik cerrahi görüşmesi ayarlayan Keech, burada beklenmedik bir yanıt aldı.
Cerrah, sorunun estetik değil tıbbi olduğunu belirterek lipödem ihtimalini dile getirdi. “Bu kelimeyi ilk kez duydum ama açıklama yapılır yapılmaz her şey yerine oturdu” diyen Keech, teşhis anını hem sarsıcı hem de rahatlatıcı olarak tanımlıyor.
Uzmanlara göre lipödem, her 10 kadından yaklaşık birini etkileyen ancak sıklıkla teşhis edilemeyen bir hastalık.
Özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde ortaya çıkabiliyor.
Kadın hormonları, özellikle östrojenin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığı düşünülüyor.
Hastalık; ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve diyet-egzersize dirençli yağ birikimiyle karakterize ediliyor.
Buna rağmen tıp dünyasında farkındalık hâlâ sınırlı.
Tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması ve cerrahi müdahalelerin nadiren karşılanması da hastalar için ayrı bir zorluk oluşturuyor.
Keech, doğru teşhisi almadan önce önerilen uyluk germe ameliyatını yaptırmış olsaydı durumunun daha kötüye gidebileceğini düşünüyor. “Bu ilerleyici bir hastalık ve birçok cerrah bunu tam anlamıyla bilmiyor” diyerek yanlış müdahalelerin riskine dikkat çekti.
Nisan 2025’te Londra’da lipödem uzmanı Dr.
Dennis Wolf ile görüşen Keech’e, ‘altın standart’ olarak bilinen VASER liposuction önerildi.
Bu yöntem, ultrason dalgalarıyla yağ dokusunu parçalayarak cerrahi şekilde vücuttan uzaklaştırmayı hedefliyor.
Ancak maliyeti oldukça yüksek. “Bunu karşılayacak durumumuz yoktu ama başka seçeneğim de yoktu” diyen Keech, ameliyat sonrası sürecin zorlu geçtiğini ancak sonuçların buna değdiğini vurguladı.Geçirdiği iki ameliyatın ardından Keech’in kilosu yaklaşık 79’dan 69’a düştü.
Ancak onun için en önemli değişim fiziksel değil psikolojikti. “Hayatımda ilk kez şort giyebiliyorum” diyen Keech, artık standart bedenlerde kıyafet bulabildiğini ve alışverişten keyif aldığını söylüyor.
Talk Lipoedema Başkanı Isobel MacEwan, hastalığın hâlâ yeterince tanınmadığını belirterek birçok kadının yanlışlıkla obez olarak değerlendirildiğini söyledi.
Benzer şekilde Lipoedema UK yetkilileri de cerrahi tedavinin henüz resmî olarak onaylanmadığını ancak bu konuda çalışmaların sürdüğünü ifade ediyor.