Haber Detayı
İFM stratejisi: Türkiye'nin yeni finansal mimarisi
İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) yeni strateji vizyonu, Türkiye’yi yalnızca bir finans merkezi değil; fintech, yeşil finans, lojistik, sağlık teknolojileri ve dijital ekonomi ekseninde bölgesel bir küresel merkez haline getirmeyi hedefliyor. Doç. Dr. Caner Özdurak’ın çalışmasına göre Türkiye, dezenflasyon süreciyle birlikte küresel finansal mimarideki yerini yeniden tanımlamaya çalışıyor.
Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Caner Özdurak'ın "İFM Stratejisi 3.0: Küresel Finans ve Teknoloji Ekosistemi" başlıklı çalışması, İstanbul Finans Merkezi'nde geçtiğimiz günlerde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi'nde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan açıklamaları sonrasında dikkat çekti.
Özdurak’ın çalışması ile birlikte, “Dezenflasyon ve finansal derinleşme artık ayrı değil, birbirini tamamlayan iki stratejik alan” olarak görülebiliyor. 1981'den bugüne katmanlı bir mimari Özdurak, Türkiye'nin finansal mimarisini 1981'den bu yana biriken katmanlar halinde ele aldığı çalışmasında, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na, 2009 İFM Eylem Planı'nın vergi istisnalarından FiKKO ve fintech entegrasyonuna uzanan bu yolda artık yeni bir aşamaya taşındığı anlaşılıyor.
Ekonomiste göre, fiziksel altyapı tamamlandı; sıra çok disiplinli bir dijital ve sektörel ekosisteme geldi.
Beş alanda tek merkez Çalışmadaki rekabet alanları özellikle dikkat çekici oluyor.
Abu Dabi, Astana, Paris, Busan ve Londra ile karşılaştırıldığında İFM; fintech, yeşil finans, İslami finans, lojistik ve kitle fonlaması alanlarının tamamında eş zamanlı faaliyet gösterebilen tek merkez olarak öne çıkıyor.
Kritik avantaj ise “Orta Koridor” oluyor.
Kurumlar vergisi istisnasının yüzde 100'e çıkarılması, İFM'yi bölgesel bir finansman merkezi konumuna taşıyabilir.
Bununla birlikte Özdurak, Abu Dabi ya da Londra'nın onlarca yıllık hukuk altyapısı ve yatırımcı güveni açısından kısa vadede rekabeti zorlayacağını öngörüyor.
Dört sektörde büyük iddia Çalışmanın sektörel odakları dört başlık altında toplanıyor.
Dijital lojistikte Türkiye'nin coğrafi konumu merkeze alınıyor; küresel sanayi verisinin yüzde 25'inin lojistikten üretildiği hatırlatılarak 1,4 milyar dolarlık yatırım hacmine dikkat çekiliyor.
Sağlık (Healthtech) alanında Türkiye'nin dünyanın 17. büyük ilaç pazarı olduğu ve 1.534 hastanelik altyapısıyla sağlık turizminde ciddi bir potansiyel taşıdığı vurgulanıyor.
Oyun ve Web3 ekonomisinde ise 2015'te 72 olan oyun girişimi sayısının 2021'de 251'e yükseldiği verisi, sektörün artık bir finansal varlık sınıfına dönüştüğünün işareti olarak sunuluyor.
En ağır jeopolitik yük ise Küresel Ticaret Koridoru (Renminbi Business Hub) başlığında olurken, Özdurak, İstanbul'u Avrupa ile Çin arasındaki Orta Koridor'un finansal merkezi olarak konumlandırıyor.
Şimşek'in zirvede küresel ticaretin ağırlık merkezinin Çin'e kaydığına yaptığı vurgu; bu öneriyi daha da öne çıkarıyor.
Uygulama kapasitesi ne durumda?
Özdurak'ın çalışmasına göre yüksek faiz ortamında fintech ve oyun ekosisteminin beslenmesi, hukuki öngörülebilirlik ve bu kadar geniş bir coğrafyayı eş zamanlı yönetecek kurumsal kapasitenin kısa vadede hazır olup olmadığı ise cevap bekleyen başlıklar olarak görülüyor.
Stratejinin konumlanmasındaysa “finans merkezi projesi” ile “Türkiye'nin yeni ekonomik hikâyesi” arasında kalınabiliyor.
Özdurak'ın çalışmasında ikinci seçenek ağır basarken, Türkiye’nin dezenflasyon sürecinde küresel finansal mimarideki yerini yeniden tanımlamak gerekiyor.
Bu iki hedefin birbirini beslemesi mümkün olsa da kurumsal güvenilirlik, hukuki ve siyasi öngörülebilirliğin de sağlanması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Mehmet Şimşek: Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruzEkonomi TCMB Başkanı Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyorEkonomi Cevdet Yılmaz: İstanbul Finans Merkezi küresel üs olacakFinans